Trabzon, dar kıyı şeridine yerleşmiş tarihi bir şehir. Asırlarca yollarında nice atlar, at arabaları gitmiş gelmiş. Kim bilebilirdi ki aynı sokaklarda şimdi yüzlerce motorlu taşıt dolaşacak. Ama çağ, teknoloji o tarihi sokakları yeni araçlarla tanıştırdı. Güzel de sokaklarımızda dolaşan insanlarımız, şehrin göbeğindeki bu kadar minibüs, taksi ve özel araçların varlığından memnun mu? Bu yazıyı yazmadan önce bu soruyu birçok insanla paylaştım . Herkes burnundan soluyor.
Kunduracılar Caddesinde ve Uzun Sokakta yapılması gereken düzenlemenin yapıldığında tüm insanlar birleşiyor. Ama gelelim Maraş Caddesi’ne... Gerçekten o güzelim caddedeki trafik keşmekeşliğinden hem rahatsız oluyoruz hem de üzülüyoruz. Artık oraya yeni bir isim takmak gerekiyor gibi: “Dolmuşçular Sokağı” bu isim yakışır değil mi? Sayın Belediye Başkanım, Bölge Trafik Müdürüm lütfen Ziraat Bankası önüne gelsinler oradaki yaya ve araç rezaletini gözleriyle görsünler. Sanıyorum benim yakınmalarıma hak verirler.
Kunduracılar Caddesi’nde insan trafiği, insan kuralsızlığı yok değil. Omuz vurmalar, yanlışlıkla çarpmalar ve sonunda kavgalar olmuyor da değil ;ama bu olumsuzluk insanla insan arasında oluşuyor.
İnanır mısınız ben, arabamla Maraş Caddesinden geçmek istemiyorum. Çünkü korkuyorum. Birine çarpmak, hatta ölümüne neden olmak beni ürkütüyor. Ekmek parası için birbiriyle yarışırcasına giden dolmuşların arasından kazasız belasız geçmek kolay olmuyor.
Bilmiyorum gerçekten öğrenmek de istiyorum ,trafik kuralları yalnız araba sürücüler için mi düzenlenmiştir, yoksa bu kurallar tüm insanlar için mi geçerlidir? Eğer yayaların da kurallara uyma zorunluluğu varsa uymayanlar neden uyarılmaz veya neden ceza kesilmez ki? Trafik polisinin görevi yalnız şoförlerin kurallara uymasını sağlamaksa ki sanmıyorum, o zaman yayaların belirli noktalardan geçmesini kim uyaracak, uymayanlara cezasını kim verecek?
Allah aşkına kaldırımda durunuz ve gözleyiniz, bir yaya karşıya geçecekse kural tanımadan caddeye atlıyor ve bir de kasıla kasıla geçerek sözüm ona araç kullanıcısına hava atıyor. İster istemez araç kullanıcısı , en çok 10 km hızla ilerlemek zorunda kalıyor bu, hem trafik sıkışmasına hem de büyük yakıt israfına neden oluyor.
Bu güzelim caddeye düzen vermek, yeniden gözden geçirmek için birilerinin yaralanmasını veya ölmesini mi bekleyeceğiz? Ya da yaya ile dolmuş şoförünün, özel araç sürücüsünün boğaz boğaza gelmesini mi bekleyip ondan sonra mı harekete geçeceğiz?
İstanbul, Ankara... Büyük şehirlerde her yaya, kendine en yakın yaya geçidinden geçmek zorundadır. Peki bizde neden bu kural ciddi biçimde uygulanmıyor gerçekten anlamış değilim.
Bir de Maraş Caddesi ile Gazipaşa Caddesi’nin kesiştiği park tarafına akşamları özel arabalar çekilmez mi, doğrusu oraya arabasını park eden insanları korkmadıkları için taktir ediyorum. Üç yönlü trafik akışında küçük bir dalgınlık, oradaki araçlara çarpmak için yeter de artar bile.
Sayın Başkanım, bu görüntü kirliliği güzel Trabzon’umuza yakışmıyor. Maraş Caddesini dolmuş durağı yapmak o Bankalar Caddesi’ni estetikten uzak biçime getirmek beni ve Trabzon insanını rahatsız ediyor. Lütfen bu konuya eğiliniz ve çözüm üretiniz. Yoksa oradaki yaya- araç karmaşası, kural tanımazlık, telafisi mümkün olmayan olumsuzluklar getirdikten sonra “Pardon” demenin yararı olmayacaktır. Çünkü iş işten geçmiş olacaktır.
Çözüm mü? O sizin işiniz olmalı. Çünkü lider, üreten, planlayan, çözen insandır. Belediye başkanı da o kentin lideridir. Öyle ise yeniyi doğru bulmak ve bu güzelim Maraş Caddesi’ni görüntü kirliliğinden arındırmak, trafik düzensizliğinden kurtarmak sizin işiniz ve görevinizdir diye düşünüyorum.
Bekliyoruz Sayın Başkanım!