Süper Lig’in ilk devresinin son maçında alacak olduğumuz 3 puanla ligde üst sıralarda yer bulabileceğimiz bir maçta ne yazık ki oyunun başlangıcında arzusuz, isteksiz al gülüm ver gülümle oynayan takım Bordo-Mavili ekip olamazdı.
Rakip takımın amacı bir puan almaktı. Bu yüzden daha çok kendi sahasında kalıp kontra ataklarla gole gitmekti. Bizim takım bu ekibe karşı oyunun başında baskı ve presi uygulamayamadı. Ta ki golü yediğimiz dakikaya kadar. Bir uyku ve rehavet içendeydik. Kalemize gelen ilk şutta gol olması Onur gibi bir kalecinin klasına  yakışmadı. Yenilen gol takımımıza bir uyandırma sinyali verdi. Rakip  kaleye hücum etmeye ve baskı kurmaya başladık. Bunun da neticesinde kazandığımız penaltı  ile skoru eşitledik.
İkinci yarıya tertipteki savunma ağırlıklı oyuncuları çıkarır diye bekledik. Aynı tertiple oyuna devam ettik. Oyuna teknik heyetin  müdahalesiyle  yanlıştan döndük. Oyuna önce giren Emre ve daha sonra Adrian’ın dahil olmasıyla takımın hücum gücünde bariz bir şekilde üstünlük oldu. Bunun neticesinde sakatlanma pahasına Emre’nin atmış olduğu golle zor da olsa 3 puanı alıp ikinci devreye moralli gireceğiz.
Oyun olarak bakıldığı zaman ilk yarıda vasat ama ikinci yarıda Trabzonspor’a yakışan bir mücadele yaptığımıza inanıyorum.  Tabi ki futbolun içinde hatalar ve yalnışlıklar olabilir. Ama ikinci 45 dakikada yapmış olduğumuz mücadeleyle her bakımından kazanmayı hak eden bir takımdık.
Ligde yakaladığımız bu avantajı sezonun ikinci devresinde takıma yapılabilecek nokta transferlerle daha fazla puanlar kazılanacağına inanıyorum. Takımda Yusuf,  Bamba ve sonradan oyuna giren Emre ve  Adrian diğer arkadaşlarına oranla daha arzulu  bir oyun sergiledi.
Burada Hakem Hüseyin Göçek’in verdiği veya vermediği bazı pozisyonlar ise tartışmaya açıktı. Şunu da belirtmek isterim. Penaltı pozisyonunda ise top ele vurdu ama gösterilmeyen sarı kart bence doğrudur. Ancak top ele giderse veya topu elle kesersiniz sarı kart olabilirdi.