Aslan senelik izne çıkıyormuş. Oturup, bütün hayvanlara e- mail çekmiş:
 • Ben yokken vekâletimi tavşana bırakıyorum.
Daha sonra tavşanı çağırıp kararını açıklamış:
• Orman senden sorulur. Bir kelek olursa, döndüğümde icabına bakacağım.
Tavşan ertesi gün ormanda başlamış bütün hayvanlara bulaşmaya.. Bir kenarda leşine ziftlenen kurda bir muzurluk yapmış.
Kurt dönmüş bakmış ki tavşan:
• Ah ulan! O aslan olmayacaktı ki ben sana soracaktım.
Tavşan aynı şeyi file yapmış. Fil den de “tıs” çıkmamış.
 Bütün hayvanlara aynı pisliği yapan şımarık tavşan, en son koca ayıyı bir petek balı yerken bulmuş. Ona da bir şamar atar. Ayı döndüğü gibi tavşanı kapmış ve yer misin yemez misin diye dayaktan hurda huş hale getirmiş. Tavşan, perişan bir vaziyette uzaklaşırken kendi kendine söylenmiş:
•Ayı işte ne olacak, yine e- maillerine bakmamış!
   ***
Ulaş Özdemir, hafta sonu köşesinde mükemmel bir yazı kaleme almış. Özetle şöyle dedi sevgili Özdemir:
“Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun Özel Yetkili Mahkemelerde görülen bütün davaları kapsayan 'yeniden yargılama' hamlesinin ardından Fenerbahçe ayağa kalkmış. "Bizi de yeniden yargılayın" diyorlar. Bununla da kalmıyorlar. Yargıtay'a başvurup, "Kararı açıklamayın"  baskısı yapıyorlar.
İyi de neden?
Şike Davası'nda hak ihlali yok ki! O davada 'kurgu' yok ki! Aksine kabulleniş var, itiraflar var, hatta suçu kesinleşenler var. Yani bir daha aynı suçları işlemeyeceklerine dair 5 yıl denetimli serbestlik altında tutulacaklar. Ve bu kişiler bu yüzden Yargıtay'a itiraz edemediler.
Peki ya tapeler! Mahkemede sanıklara bütün tapeler sesli olarak dinletildi. Hiçbirisi "bu kayıtlar bana ait değil"demedi. Çapraz sorgularda ise "gitmedim" dedikleri, "orada değildim" dedikleri yerlerin yer tespit tutanakları gösterildiğinde, "Aaa evet şimdi hatırladım, oradaymışım, gitmişim" itirafları geldi. Dönemin federasyon başkanı Mehmet Ali Aydınlar'ın, Fenerbahçe'yi küme düşürmemek için yaptığı hamleleri milyonların gözünün içine bakarak ifşa etmesi. Dönemin Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman'a, "Yöneticileriniz şike yaptı" demesi.
Ardından bütün federasyonun kurullar dâhil baştan aşağı yenilenmesi. Yasaların, talimatların bir gecede değiştirilmesi. Buna rağmen TFF Tahkim'in Fenerbahçeli bazı yöneticilere ve futbolculara ceza vermesi. UEFA'nın Avrupa'dan men etmesi. CAS'ın onaması.
Daha anlatalım mı? Hem yeniden yargılansanız ne olacak? İtiraflarınız, itiraz etmediğiniz aksine kabullendiğiniz tapelere, belgelere bu kez, "baskı altında kabul ettik, düzmece" mi diyeceksiniz? Bakınız, dünyanın bütün mahkemelerinde yargılansanız dahi, şikeyi kapatamazsınız.
Bu davayı bilmeyenleri kandırabilirsiniz. Ama bizi kandıramazsınız. Dünya âlem, Fenerbahçeli yöneticilerin 2010-2011 sezonunda şike yaptığını, Trabzonspor'un hakkı olan şampiyonluğu ellerinden aldığını biliyor. Hem siz değil miydiniz, "Ben şike yaptıysam Fenerbahçe için yaptım" diyen ve bunlarla elbirliğiyle övünen!”
 ***
Ve Fenerbahçe Spor Kulübünün resmi internet sitesinden yazıya istinaden bir açıklama gelir:
“... Ülkemizde yaşanan sürecin neden ve ne şekilde bu noktalara geldiğini anlamak için bu haberlere imza atan zihniyeti sorgulamak yeterlidir. Tarafımızca uzun zamandır dikkat çekilen ve tespit edilen mevcut hukuksuzlukların ardından 'adil yargılama' konusundaki toplumsal hassasiyetler belli ki birilerini rahatsız etmektedir”
***
Konuyla ilgili bizim de söyleyeceklerimiz var elbet.
Ukalanın biri, ressamlığıyla da ünlü İngiltere Başbakanı Churchill’e:
- Neden, demiş; hep peyzaj resmi yapıyorsunuz?”
Churchill’in cevabı:
- Neden mi? Çünkü hiçbir ağaç gelip de bana, ‘beni benzetememişsin’ demiyor.”
Ulaş Özdemir, dünyanın bildiğini-gördüğünü yazdı.
Özdemir’in “ Tescilli Şikeyi Yeniden Yargılamak” başlıklı yazısına tepki gösterenlere, 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, UEFA Disiplin ve Tahkim Kurulu’nun ve de CAS’ın aldığı kararlar hatırlatılır!
Sen, meydanlarda istediğin gibi at koşturacaksın, yöneteceksin-yönlendireceksin kimse sana bir şey diyemeyecek-demeyecek,
Birileri gerçeği hatırlattığı-haykırdığı zaman ortalığı velveleye vereceksin...
Ayrıca dinime küfreden Müslüman olsa misali; sıkılmadan- utanmadan  “ Yargı etkileniyor” diyeceksin...
Hadi canım sende...
Onu, o işi yaparken düşünecektin..!