Hep birlikte yaşayacağız..
Hep birlikte göreceğiz....
Görünen köy kılavuz istemiyor..
Kalp gözleri açık olan herkes görüyor!
CHP; bir değil, iki değil, 10 kurultay da yapsa bugünkü görüntüsü ve yapısı ile mevcut oy potansiyelini dahi mumla arayan bir parti haline dönüşeceğini, dönüştürüleceğini görmek için müneccim olmaya gerek yok!..
Bugün olmadı yarın..
Yarın olmadı ertesi gün edebiyatı ile geçen yıllara baktığımız zaman yeni CHP ile yollara düşenlerin iktidar dertleri olmadığı aşikar..
Şöyle insan aklıselimle, CHP duygusallığını bir kenara bırakıp yansız bir yaklaşımla düşündüğü zaman bu CHP'nin 75'lerde Karaoğlan Ecevit'in yaptığı yüzde 42'lik patlamayı yapması mümkün mü?
Fark ne biliyor musunuz?
Karaoğlan o günkü konjoktürde son derece önemli tarihi bir slogan olan ve uzun yıllar geçse de unutulmayan 'Toprak işleyenin su kullananın' diye haykırarak halkın partisi olduğunu gösterip solun tarihinde görebileceği en yüksek oyu yüzde 42 ile alarak aşılmaz bir eşiği aşıyordu..
Bugünküler ise slogan olarak 'Yeni CHP' diye yollara düşerek asıllarını inkar edercesine AK Parti karşısında mağlubiyete doymayan güreşçi edası ile yol alıyor.!
İşte eski CHP ile yeni CHP arasındaki fark bu!..
CHP'nin 5-6 Eylül'de yapacağı kurultayın bir güç gösterisi, iktidara yürüyüşü değil bir hesaplaşma bir cepheleşme ve kendi içinde var olan bölünmenin resmiyete kavuşması kurultayı olacağını net bir şekilde göreceğiz.
Yani bu kurultayda CHP seçmeni yok!
Parti içinde ulusalcı yapıya karşı tasfiyelerin başlayacağını ve tasfiyeler sonucunda partiden kopmalar olacağını hatta solda yeni bir oluşumun doğabileceğini şimdiden görmemek mümkün değil!..
Dedik ya görünen köy klavuz istemiyor diye..
Bu kurultayda İnce büyük bir sürpriz yapmazsa bir başka deyişle kurultay delegeleri sorgulama yapmazsa, CHP kayıtsız şartsız Kılıçdaroğlu'na endekslenecek!
Kurultay öncesi dışarıya dökülenler gösteriyor ki CHP, halkın meselerini sırtlayacak bir omuz değil Genel Merkez’in etrafını saran dalkavukların yönlendirdiği politikalarla bu noktaya getiriliyor!
O CHP'yi, Kılıçdaroğlu'nu kuşatan akıl hocaları vasıtasıyla bir yerlere sürükleyerek Türkiye Cumhuriyeti’nin kırmızı çizgilerine sadakat ile bağlı olan, bir türlü yok edemedikleri eski CHP'yi tarihe gömmek fırsatını yakalamak çabasında oldukları gizlenmiyor bile!
Çünkü bu kurultayın adı şimdiden kondu bile.'TASFİYE'
Genel Merkezi kontrolü altında tutanlar 'BİAT KÜLTÜRÜ İÇİNDE HAREKET EDEREK YENİ CHP' fırsatını yakalayacaklarına inanıyorlar!..
Sonuç malumun ilamı gibi duruyor!
Kılıçdaroğlu'nun ve başta kendisini yönetmekle sorumlu Sezgin Tanrıkulu olmak üzere ekibinin ve bugünkü koltuklarını korumaktan başka düşünceleri olmayanların 'YENİ CHP' sloganının AK Parti'nin 'YENİ TÜRKİYE' sloganı ile nasıl örtüşmeye başladığını özellikle sözde Kürt sorunu üzerinden uygulamaya konan yöntemlere verdikleri destek ile görmemek mümkün mü?.
Çünkü sesleri çıkmıyor..
Düşünce olarak bu noktada yok birbirlerinden farkları!
O ona kızmış, o ona ağır sözler söylemiş, o yemin töreninde Meclis’e gelmeyecekmiş!..
Bugüne kadar görüldü ki bunların hiçbir inandırıcılığı yok !
Yani hem AK Parti'nin hem CHP'nin Kürt sorunu üzerinden yola çıkmak istedikleri nokta birebir aynı!..
AK Parti'nin Yeni Türkiye'si karşısında Kılıçdaroğlu'nun Yeni CHP'si!.
Anayasa değişikliğine sıra geldiğinde hep birlikte el ele..
Adı nede olsa 'YENİ'
Yani yenilerin kardeşliği..
Uzun lafın kısası;
'Yeni CHP'nin hiç tartışmasız eski CHP ile hiç bir benzerliliği yoktur!..
Devletin kırmızı çizgilerine sadakat te en küçük ödün vermeyen, bu çizgisinden ne olursa olsun sapma olmayan CHP'nin resmi adı da kusura bakmasınlar ama mutlaka 'Y-CHP' olarak konması zaruridir..
Yani 'Y-CHP' olarak isim değişikliğinde fayda var..
Yeni Türkiye modasına yeni CHP yakışır ya!
CHP yönetimi yeni kelimesi ile neyi hedefliyor..
Kürt sorununun çözümü noktasında eyyamcılığı mı?
Geçiniz..
'Türkiye partisi' denerek Demirtaş ile çıtlalatılan, öne çıkarılan HDP ve AK Parti'den sekecek Kürt seçmeni oylarını düşünerek hareket eden CHP, bu anlayışla devletin kırmızı çizgiler üzerinde light düşünceye kapılıyorsa, bilmeliler ki oralardan oy sekmeyeceği gibi var olan seçmenin oyunu da hızla kaybetmeye başlayacaktır..
İşte bu noktada CHP’nin geleceğini düşünenler Sayın Kılıçdaroğlu’na yardımcı olmalıdırlar. Kılıçdaroğlu’nun etrafını saran Kürtçü politikalardan büyük oy alırız fikri içine Sayın Genel Başkan’ı düşürecek nazardan uzak tutmalıdırlar.
Cumhurbaşkanlığı seçimi bir derstir anlayanlar için!..
Başlarken hep beraber yaşayacağız dedik ya!
Bu kafalarla, kendilerine biçilen rollerle 2015 seçimlerinde bırakın iktidar olmayı, CHP'nin bugünkü konumunu bile arayacağını görmemek mümkün mü?
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde cilalatılan Selahattin Demirtaş ile HDP'nin 'Sözde Türkiye partisi' olarak yüzde 10'u aşması veya çok sayıda milletvekili çıkarmak için siyaset taşlarının döşenmeye başladığını görmeyen var mı?
Bunu bile 'Çok iyi olur' dercesine gören 'Yeni CHP' yönetimi, karşısında AK Parti ile HDP'nin birlikte Anayasa değişikliği gücünü yakalama peşinde demokratik olur diyerek 'Türk Milleti' yerine 'Türkiyeli' kimliği hazırlıklarını sürdürmesi için şimdiden 'GEÇMİŞ OLSUN' demekte fayda var!..
Tablo belli..
AK Parti'nin başrol oyunculuğunda Yeni Türkiye..
Arkasında
Yeni CHP..
Yeni HDP!.
MHP'yi sormayın!..
'Bana dokunmayın da siz ne yaparsanız yapın' havasında..
Çankaya yolunda..
Usta ve çırak olmak böyle bir şey!..