İngiltere’de yapılan referandumda ortaya çıkan “AB’den ayrılalım” sonucu Avrupa Birliği’nde deprem etkisi yarattı.
Panik başladı..
Çünkü İngiltere’den sonra 10 ülke  daha referandum yapma yolunda..
Yani cin şişeden çıktı..
AB’de çöküş devri başlıyor..
İngilizler, halkının referandum resti ile gemiyi en erken terk etmek isteyen ülke oldu..
Tablo net..
Bu Avrupa Birliği, söz konusu Türkiye olduğu zaman oyalama taktiği ile çifte standart uyguluyor..
Çünkü dertleri Türkiye’yi AB’ye almak değil..
Ne diyorlardı..
Dokunulmazlıkların kalkması demokratik bir ülkeye yakışmazmış..
Vize için terör ile mücadele yasamızı değiştirmeliymişiz..
Milletvekilleri silah olmadıkça terör örgütü ile ilişki içine girebilirmiş..
Siyasi partiler devlete karşı istedikleri gibi tavır ortaya koyabilirlermiş..
Vatana, millete hakaret etmenin adı özgür düşünce olabilirmiş..
Devlet sırlarını ifşa etmek, Cumhurbaşkanına hakarette bulunmak basın özgürlüğü imiş!
Miş.. Miş!
Yani ‘terör ile mücadele suç’, terör örgütü ile kol kola giren milletvekilleri ‘dokunulamaz özgürlük savaşçısı’ gibi!
Sanki  burası Türkiye Cumhuriyeti değil, muz cumhuriyeti?
Avrupa Birliği ile Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’ye yönelik tavrı iki yüzlülükten başka hiçbir şey değil..
Türkiye’nin kendi içerisinde yaşadığı sorunların binde birini kendileri yaşasalar, o meclislerinde ülkeyi bölmek isteyen terör örgütü ile kol kola girmiş bölücü zihniyette tek kişiyi tutmaz, kolundan tutup atarlardı..
Ama iş Türkiye’ye gelince onlara göre insan hakları ve özgürlük oluyor!
Neyin özgürlüğünden, neyin demokrasisinden, neyin insan haklarından neyin anayasasından bahsediyorlar!
Kimi kandırıyorlar!
         
***

Bakın Avrupa’nın 1 numaralı ülkesi olan Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası’nda yer alan bazı önemli maddelere!
Almanların da ucu açık bir demokrasi anlayışı ortaya koymadığını ve devlete karşı suç işleyenlere karşı nasıl tavır takındığını anayasasında öyle bir gösteriyor ki ders gibi..
İyi okuyun..
Bakın neler diyor Alman Anayasası.
Madde 8: Düşünce ve basın özgürlüğü
(1) Herkesin düşüncesini söz, yazı ve resimle serbestçe açıklayıp yayma herkese açık olan kaynaklardan hiçbir engele uğramadan bilgi edinme hakkı vardır. Haber verme güvence altındadır. Bütün bunlar Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
Madde 20: Devletin ana ilkeleri; direnme hakkı
(2) Egemenlik tümüyle halkındır. Halk, egemenliğini, seçimler ve oylamalar aracılığıyla ve yasama, yürütme, yargı yetkileriyle donanmış özel organlar eliyle kullanır.
(3) Yasama, anayasal düzene, yürütme ve yargı organları ise yasa ve hukuka bağlıdırlar.
(4) Bu Anayasa düzenini ortadan kaldırmak isteyen herkese karşı, başka bir çözümün bulunmaması halinde, bütün Almanlar direniş hakkına sahiptir.
Almanya Devleti’nin milletine verdiği sorumluluğa bir bakın Allah aşkına..
Şimdi bir düşünün bizim Anayasamızda “Bu Anayasa düzenini ortadan kaldırmak isteyen herkese karşı, başka bir çözümün bulunmaması halinde, bütün Türkler direniş hakkına sahiptir” yazsa ne olur..
‘Faşistler’ diye ayağa kalkarlar..
Devam edelim Alman Anayasası’ndan..
Madde 21: Siyasi partiler
(1) Siyasi partiler, halkın siyasi iradesinin oluşumuna katılırlar. Kurulmaları serbesttir. İç düzenlerinin demokratik ilkelere uygun olması şarttır. Maddi kaynakları ve harcamaları ile malvarlıkları hakkında kamu önünde hesap vermek zorundadırlar.
(2) Amaçlarına ve taraftarlarının tutumuna göre, özgür ve demokratik temel düzeni zedelemek veya ortadan kaldırmak veya Alman Devleti’nin varlığını tehlikeye sokmak eğilimini gösteren siyasi partiler, Anayasa’ya aykırıdırlar. Anayasaya aykırılık hakkında Anayasa Mahkemesi karar verir.  
Peki bu madde ne anlatıyor..
Almanya’da HDP gibi bir siyasi parti barınabilir mi?
Bin defa kapanırdı..
Yöneticileri gerekli cezaları alırdı..
Ama orada Almanya Devleti’nin varlığını tehlikeye sokacak tavırda hiçbir siyasi parti ve siyasetçi yok..
Gelelim milletvekili dokunulmazlığına..
İyi okuyun sevgili okurlar..
Madde 46:
2) Bir milletvekili suçüstü halinde veya ertesi gün tutuklanmış olmadıkça, cezayı gerektiren bir eylemden dolayı ancak Meclis’in izniyle hesap vermeye çağrılabilir ve tutuklanabilir.
 3) Bunun dışında bir milletvekilinin kişisel özgürlüklerin her türlü sınırlandırılması veya 18. maddeye göre aleyhinde bir işlem yapılabilmesi için Meclis’in izni aranır.
 4) Bir milletvekili hakkındaki her türlü ceza davası, 18. maddeye göre aleyhinde yapılan her çeşit işlem, her tutuklama ve kişisel özgürlüğünün sınırlandırılması önlemi Meclis’in istemesi üzerine ertelenir.
Peki 18. madde ne diyor..
Özgür demokratik temel düzene karşı mücadele amacıyla kötüye kullanan kimsenin temel hakları kaybettirilir. Hakkın kaybettirilmesine ve bunun kapsamına Anayasa Mahkemesi karar verir.
İyi okusun sözde aydınlar, akademisyenler.
Demirtaş ve avaneleri!
Almanya Anayasası ne yazıyormuş!
Devam edelim..
Madde 90:  Anayasal organlara hakaret
Her kim aleni bir toplantıda veya basın yayın yoluyla bir yasama organına, devlet yönetimine, hükümete veya Federal Anayasa Mahkemesi’ne onun itibarını zedeleyecek şekilde hakaret ederse bu şekilde Federal Almanya’nın varlığı ve Anayasal düzenine yönelirse 3 aydan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
         
 ***


İşte bu kadar net AB’nin en güçlü ülkesi Almanya’nın anayasası..
Her bir maddesi son derece milli..
Şimdi soralım..
Almanya’da demokrasi yok mu?
Almanya’da insan hakları yok mu?
Almanya’da özgürlük yok mu?
Var..
Ama Almanya’da devlete karşı işlenen suçlarda en küçük taviz ve isteyenin istediği gibi hareket etmesi anlamında ‘ucu açık özgürlük’ yok!
Anayasaya herkes harfiyen uyuyor..
Uymayanlara sonu nereye giderse gitsin yasal işlem yapılıyor..
O nedenle “Alın Almanya Anayasası’nı AB’nin kafasına çalın” demek gerekmez mi?
İşte Alman Anayasası’ndan bölümleri sizlerle paylaştım.
Alman milletine verilen sorumluluğu gördünüz?
Türkiye Cumhuriyeti Patagonya değil!
O nedenle “Türkiye dört bir yanından terör örgütlerinin ve onlara destekçilerinin saldırısı altındayken, şu anda AB vize için ‘terörle mücadele yasasını değiştireceksiniz’ diyor. Siz önce AB Parlamentosu önünde çadır kuranlara karşı zihniyetinizi niye değiştirmiyorsunuz? Onlara çadır kurduracaksınız, demokrasi için olduğunu söyleyeceksin. Bize de vizeyi kaldıracağım şartı şu. Biz yolumuza gidiyoruz, siz de yolunuza gidin. Kiminle anlaşabiliyorsan onla anlaş”  diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AB’ye çektiği ‘Referandum’ resti, millet adınadır da..
Türkiye’yi AB’ye aldırmamak için her yolu deneyen İngiltere Başbakanı Cameron ne demişti daha geçen hafta..
“AB’ye girmeleri 3 bin yılı civarında üye olur muhtemelen”
Sonra ne oldu?
Aradan bir hafta geçmeden İngiliz halkı referandumda ne cevap verdi Cameron efendiye..
“AB’yi istemiyoruz. Alın AB’nizi kafanıza çalın..”
Daha sonra ne oldu?
Cameron efendi istifayı bastı gitti..
Şimdi AB ayıklasın pirincin taşını..
Millet ne derse o..
Gerisi hikaye..
Türkiye’ye karşı hepsi iki yüzlü..
Çünkü korkuları Türkiye’nin Müslüman bir ülke oluşundan başka bir şey değil..
Alman Anayasası iki yüzlülüklerini resmen ortaya koyuyor.
O nedenle Euro’yu baştan kabul etmeyip kendi para birimi olan paundu koruyan İngiliz halkının AB’ye verdiği ‘AYRILMAK İSTİYORUZ’ dersi çok anlamlı..
Bir düşünün bunu İngiltere gibi ülkenin halkı yapıyor!..
Bizde de ne pahasına olursa olsun AB’ye girelim borazancılığına devam eden zat-ı muhteremler ortada!
Biraz onurlu olun yahu!