Artvin'de yerel seçimlerin yankısı sürüyor. Özellikle CHP'nin Artvin kalesinin düşmesi CHP Milletvekili Uğur Bayraktutan'ın koltuğunu sallamış gözüküyor. Genel Merkez'e sürekli umutlu bildirimlerde bulunarak Artvin'in CHP diyeceğine dönük öngörülerinin gerçekleşmemesi başta milletvekili bazında ve il, ilçe yönetimlerinin sorgulanması anlamında bazı gelişmelere gebe olduğunu görüştüğümüz duayen CHP'liler bize ilettiler.
Ardanuç dışında tüm ilçelerde etkin bir teşkilat yenilenmesinin yapılacağını ifade ettiler. Halkla diyaloğu iyi, halkın hassasiyetlerine saygılı, söylemleriyle güven telkin eden kişilerin dümene geçirilmesi için çalışmaların yoğun bir şekilde başlatıldığı artık açık bir fikir olarak her mahfilde dile getiriliyor.
Artvin'deki bu büyük hezimetin altında Hopa'da Başbakan Tayyip Erdoğan'a yapılan saldırının demokrat zihniyeti tekamül etmiş CHP'lilerde büyük hüzün yarattığı, siyasetin şiddete bulaştırılmadan projeler üzerinden yürütülmesinin ülke menfaatlerine uygun olduğu düşüncesi egemenken bunun tersi tavırların oy almada CHP'yi zorladığı kanaati hakim.
Karından düşünme siyaseti
önemsenmeli
İşte yeni dönemde CHP sadece ekonomik profili önceleyen, çay, fındık, çalışanların hakları, madencilik yatırımlarına hep hayır diyen anlayıştan faydalıysa evet diyen bir yapıya evrilmek isteğinde olduğu ifade ediliyor. HES'lerde bile çevresel büyük olumsuzluklar yaratmayacaksa her yatırıma hayır diyen konsepten faydalı her yatırıma evet diyen pragmatik bir siyaset anlayışına dönüleceğinin işaretleri Artvin'den bizlere iletilen açılımlar.
Özellikle aşırı solun bütün yatırımlara karşı duruşuna CHP gibi bir kitle partisinin argüman yapılmasının yarattığı travma anlaşılan önce tamir edilecek sonra ise hükümet yatırımlarından daha fazlası planlanıp istenecek. Karşı duruş, gerçekten faydasından zararı çok olan projelerde gösterilecek. Faydası çok olan bütün yatırımların daha fazlasını talep etmek gibi temel bir zihniyet değişimi ile halkla sürekli diyalog ilkesi hayata geçirilecek.
Anladığımız kadarıyla CHP'ye yakın duran bilim adamı kisvesinde aşırı solun payandalığını yapan "istemezükçü" fikri sabit ya da başka merkezlerden kurulu etki erkleri terk ediliyor. Yatırımcı, iş sahası yaratıcı, üreticiyi gerçek manada destekleyici efektif bir CHP önce Artvin'de inşa edilecek gibi görülüyor..
ŞU ADALET DENEN ŞEY!
Yargıtay da kararını verdi. Şike yapan zat suçlu dedi. Ne hikmetse seçim geçti ama bilemediğimiz bir el hala kararın tebliğini geciktiriyor. Şimdi o şahıs yerine böyle bir cürmü işleyen ben olsaydım ben şimdi neredeydim? Nerede olacaktım, bütün aşağılık cümleleri televizyonlardan duya duya kodeste olacaktım. Bu nasıl bir yargı ki istendiğinde fren istendiğinde gaza basabiliyor. Arkadaş milyonların ahını almış bir adamı korumak için böyle büyük bir gayreti biri izah etse de biz de anlasak. Kardeşim bu memlekete bereket gelsin isteyenler öncelikle adaleti işletecek. Adaletin işlemediği memlekette çürümüşlük, kokuşmuşluk, çirkeflik her türlü melanet hükmünü icra eder. Lütfen geciktiğiniz yeter. Adalet.. Adalet..
DEVLETİ HER YERDE İKAME EDELİM
Güneydoğuda bazı devlet kuruluşlarında dahi Türk bayrağı asılmadığı yazılıp çiziliyor. Devletimizin mümtazlarının bunun yanlışsa yanlış olduğunu yok doğruysa gerekçesini açıklamak gibi bir görevleri olduğunu hatırlatmak isteriz. Ya bu palavrayı yazıp çizenler ya da buna gözyumanlar için hukuk devreye girmeli. Yukarıda yazdığım gibi adalet kimi için fren kimi için gaza basmayı kanunlaştırdı da bizim mi haberimiz yok. Bir ülke, bütün insanlarına eşit davranılmalı kabul, bir ülkenin insanlarına iş aş sağlanmalı o da kabul ama bir bölgeye ayrıcalık tanınmalı dendi mi ona hayır, hayır, yine de hayır diyebilmeliyiz.