Turgutlu İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan elim hadisenin ardından Eğitim Gücü Sen Trabzon Şube Başkanı Süleyman Çakmak, yaptığı açıklamada çocuklarımızın suça ve şiddete sürüklenmesini önlemek için daha güçlü koruyucu ve önleyici politikalara ihtiyaç vardır. Bu sorumluluk yalnızca okullara ve öğretmenlere yüklenemez dedi.
Başkan Süleyman çakmak açıklamasında şu ifadelere yerverdi.
Olaydan etkilenen öğrencilerimize, eğitim çalışanlarımıza, velilerimize ve tüm Turgutlu halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan hadiselerin ardından güvenlik görevlisi istihdamı başta olmak üzere okul güvenliğine yönelik adımlar atılmış ve çalışmalar devam etmektedir. Güvenlik tedbirlerinin artırılarak sürdürülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ancak Manisa’da yaşanan hadise, güvenlik tedbirlerinin yanında ailenin de sürecin etkin bir paydaşı olması gerektiğini bir kez daha göstermiştir.
GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMİZİ İLETİYORUZ
Sosyal medya, televizyon ve dijital platformlarda şiddetin sıradanlaştırılması ve çocukların giderek daha erken yaşlarda bu içeriklerle karşılaşması da göz ardı edilmemelidir.
Millî Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı koordinasyon içerisinde hareket etmeli; risk altındaki çocuklar erken dönemde tespit edilmeli ve aileler sürece dâhil edilmelidir.
Okullarımızdaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri güçlendirilmeli, psikolojik danışman normları artırılmalıdır. Hedefimiz yalnızca olayların ardından müdahale etmek değil, riskleri önceden fark ederek olayların yaşanmasını önlemek olmalıdır.
RİSKLERİ ÖNCEDEN FARK ETMELİYİZ
Çocuklarımızın başına bir şey geldikten sonra ne yapacağımızı değil, başlarına bir şey gelmemesi için ne yapacağımızı konuşmak istiyoruz.
En fazla psikolojik danışman üyeye sahip sendika olarak üyelerimizi krize müdahale ve psikososyal destek eğitimleriyle destekliyoruz. Sahip olduğumuz insan kaynağı, mesleki birikim ve altyapıyla ilgili tüm kurumlarla iş birliğine hazırız.
Artık bu olayları yaşamayı bırakın, konuşmayı dahi istemiyoruz.




