Birlik, beraberlik ve bütünlük...
Çok güzel kavramlar...
Bir ülkeden bir şehre, bir şehirden bir ilçeye, bir köyden bir beldeye ve aileye kadar uzanan halkalarda herkesin varlıklarını en güzel, en mutlu ve en huzurlu bir şekilde sürdürebilmeleri için olmazsa olmaz kavramlardır bunlar!..
Kim itiraz edebilir ki!..
Aksi düşünmek, o devletin, o şehrin, o ilçenin, o köyün, o beldenin, o ailenin içinde  bir nifak tohumunun ekilmesinden başka ne olabilir ki!..
İnsanların çevrelerine karşı sorumlu oldukları, hoşgörü içinde, insanca yaşadıkları ölçüde mutluluğu tadacaklarını atalarımız özlü sözleriyle hep hatırlatmışlardır.
“Yalnız taş duvar olmaz” diyen atalarımız, duvarı topluma benzeterek, taşların birbirleriyle omuz omuza vererek duvar olabileceklerini mecazi bir anlatımla ortaya koymuşlardır.
“Sürüden ayrılanı kurt kapar”,
“El el ile, değirmen yel ile”,
“El eli yıkarsa, iki el de yüzü yıkar”,
“Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz”,
 “Birlik dirliktir”,
 “Nerde birlik, orda dirlik.”
Birlik ve beraberlikle ilgili güzel de bir hikaye de vardır:
 Bir çiftçinin üç oğlu varmış. Kardeşler birbirleriyle geçinemez, hep kavga ederlermiş. Baba, “Birbirinizi sevin, yardımlaşın!” dermiş. Ama onlar, bu güzel öğüdü tutmazlarmış...
 Bir gün baba, çocuklarını çağırmış.
‘Bana on çubuk getirin’ demiş!..
Çocuklar çubukları getirmişler...
Baba, bunları birbirine bağlayıp oğullarına vermiş.
‘Hadi kırın’ demiş...
 Kardeşler, çubuk demetini kırmaya çalışmışlar. Ama kıramamışlar.
Çiftçi demeti alıp çözmüş çubukları, bu kez birer, birer vermiş.
Üçü de çubukları kolayca kırmış!..
Bu olay üzerine çiftçi, şöyle demiş:
‘Görüyorsunuz işte, tek olunca çabucak parçalanan çubuklar, bir araya gelince kırılamıyor. Siz de bir araya gelmez, tek durursanız, kırılırsınız!..’
O nedenle bu vatan topraklarında yaşayan  herkes  bu gerçeği iyi bilmelidir.
Ama dünyanın neresinde olursanız olun   üzerinde yaşadığınız  topraklarda  bütün olabilmenin  üç temel direği vardır...
Vatandır,
Millettir,
Bayraktır.
Çünkü o üzerinde yaşadığınız topraklarda o bütünlüğü onlar sağlar!..
Vatanın birliği, milletin bütünlüğü, bayrağın tekliğini tartışarak mutluluk, huzur ve bütünlük aramak nifak tohumu ekilmekten başka bir şey olabilir mi? 
Dünya tarihini  iyi okuduğunuz zaman tarihin derinliklerinde kaybolan, parçalanan, bölünen ülkelerin serüvenlerinde  bu gerçeği daha iyi görürsünüz!.
100. Yılına koşan  Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin birliği, dirliği ve tekliği üzerinde bir arayış olduğu zaman ‘Biz kimiz?’ sorusu ortaya çıkar!..
Allah sordurmasın!..