Bir siyasi partinin genel başkanısınız!..
Teşkilatlarınız var!..
İl başkanlarınız, merkez ilçe başkanlarınız, ilçe başkanlarınız, yöneticileriniz, disiplin kurullarınız vs...
Hiç tartışmasız genel merkezinden, il teşkilatlarına kadar  partide  herkesçe uyulması gereken kurallarda var!..
Bunların karşılığında  siyasi partilerde  neden var oldukları belli olan disiplin kurulları da var!..
Peki  partiniz  kendi kurultayını yapıp kendi  genel başkanını seçmek için  bir seçime giderken  size bağlı teşkilat mensuplarınızın  açıktan taraf olup  yani tarafını net bir şekilde belli ederek  ‘Bu genel başkan ile bu iş olmaz.İktidar olmamız için bu genel başkandan bir an önce  kurtulmamız gerekir.’ den tutun da en ağır güvensizlik eleştirilerine kadar giden söylemlerde bulunması  karşısında   seçimi  kazandıktan sonra siz   ne yaparsınız?!..
Parti içi demokrasi mi dersiniz?
Veyahut ; ‘size güvenmeyen, sizinle bu iş olmaz’  diyen  size karşı güvensizlik duyan kadroları ‘Bana güvenmeyen ille ben nasıl  yarın savaşa giderim’ diyerek o teşkilatlarınızı  değiştirir misiniz?
Cevabı zor mu?
Türkiye’de  alışık olduğumuz siyasi partiler maratonunda aslında cevabı çok kolay sorular?
Unutulmasın burası Türkiye..
Burada siyasetin kuralı böyle!
Her şeye hazırlıklı olacaksın!..
Henry Brooks Adams’ın siyaset ile igili çok güzel bir sözü var..
Bakın ne diyor..
‘Siyaset, görüşü ne olursa olsun, her zaman nefretin sistematik  organizasyonudur..’
Başka söze gerek yok!.. 

Riyakarlık!

Trabzon AK Parti’de  öyle bir tablo var ki o tablonun ucunun riyakarlığa kadar gitmesine söylenecek çok söz olduğudur..
Konumuz Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükcüoğlu..
İster beğenirsiniz,ister beğenmezsiniz..
İster başarılı bulursunuz isterse başarısız bulursunuz..
İster  yeniden aday olması gerektiğini düşünürsünüz,ister düşünmezsiniz..
İster  belediyeyi iyi yönetti dersiniz, ister demezsiniz!..
Yanlışları vardır,doğruları  vardır, tartışılır.
Onlar  herkesin kendi hür düşüncesinin  vereceği cevaplardır!..
Ama  iktidar partisine ait bir belediye başkanının partisi  içinde riyakarlık ve ikiyüzlülükle karşılaşması  çok düşündürücüdür.
Bakıyorum, görüyorum, takip ediyorum  kendisinin artık zayıf düştüğünü hesap ederek  kendi parti teşkilatında  yüzüne karşı  ‘Aslan başkanım’ der gibi konuşanların arkasını döndükten sonra  eleştiri yağmuruna tutup bir daha aday olmaması gerektiğini sokaklarda  dillendiriyor.
‘Anket sonuçları şöyle, böyle  ‘diyen, ‘Başbakan fırçaladı’ sözlerini   ağızlarına  sakız edinen, ‘bir daha aday gösterilmez’ gibi söylemleri ortaya döken  ortada bir belediye başkanları varken  aday arayışı içine girenlerin  daha dün kendisiyle  kol, kola olan  kendi  partilileri olmasını  seyrediyorum.!..
Herkes gibi sanırım başkan da seyrediyor!
 Trabzon’da muhalefet partilerden daha çok belediye başkanına samimiyetsiz davrananların kendi parti teşkilatı mensupları olduğu  çok aşikar  ortada!..
Neden, niçin  böyle oluyor ? şeklindeki sorular karşısında  başkanda, böyle davrananlarda dahil herkes cevabını verir herhalde!
Herkes geriye dönerek, muhasebesini yapsın.
Çünkü  cevabı çok kolay!..
Ama yarının  hesabını yapanlar şunu da çok iyi biliyorlar ki  AK Parti’deki 11 yıllık   başarı öyküsünün, kendi oturdukları koltukların  kerametinin tamamen Başbakan Erdoğan’a bu halkın kişisel olarak verdiği büyük destek ve güvenden başka hiçbir şey değildir!..
Lafın tamamı kime denir?