Şu CHP'ye akıl sır erdirmek hiç mümkün değil!.
Öyle adamlar var ki ellerinde sanki CHP'li olup olmamayı ölçen bir ölçüm aleti var!.
Sanki babalarının malı!
Şöyle geriye baktığımız zaman tek başına iktidar koltuğunda bugüne kadar oturamama nedenlerini, AK Parti'nin son 11 yılda girdiği bütün seçimlerden oylarını arttırarak çıkmasının sebeplerini sorgulamak ve kendi özeleştirilerini yapmak yerine hala ‘O CHP’li değil.. O şu partiden geldi.. CHP'de ne emeği var? Biz anadan doğma CHP'liyiz, onlar kim? vs. vs' gibi sözlerle hareket ederek hala az olsun benim olsun mantığı ile partiyi babalarının malları gibi görenleri görünce ‘Siz daha çok beklersiniz' demekten insanın kendini alması mümkün değil!
Kusura bakmasınlar ama bu kafa ile CHP'yi iktidar yapma şansları yok!..
Bir partinin ilkeleri ve kuralları vardır!..
O ilkelere, o kurallara uyan her vatandaşın nereden gelirse gelsin, o partide siyaset yapma hakkı vardır. Ama CHP'de bu yoktur.
AK Parti'de eski CHP'liler, eski MHP'liler, eski ANAP'lılar, eski DYP'liler siyaset yapar, bakan olur, milletvekili olur ama CHP'nin kapısını çalan vatandaş zar zor içeri girer.
Birde içeri girdikten sonra bir yere talip olursa yandı. 'Hop dur bakalım senin kökenin şu. Şu partiden geldin' cevabını alır ve konumu tartışmaya açılır.
Bak İstanbul'a..
İstanbul'da partinin yaptığı bütün anketlerde ismi açık ara önde çıkan AK Parti ile yarışacak tek adam olarak gösterilen Mustafa Sarıgül gibi bir isim Büyükşehir'e talip olur, parti tabanının büyük bir kesiminden de destek görür ama o az olsun bizim olsuncu CHP'liler durmaz. Partiyi babalarının malı gibi gören, iktidar olamamayı kendilerine dert edinmeyen bazı etkili insanlar 'Olmaz kardeşim. O CHP'li olamaz' diyerek tartışma başlatır.
Başlamadan partiyi yıpratma yolu açılır!..
Gel Ankara'ya..
MHP'den bir önceki yerel seçimlerde Büyükşehir adayı olarak yüzde 27 gibi yüksek oy alan Mansur Yavaş gibi bir isim CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı olmak ister, görüşmeler yapılır, aday olacağı kesinleşmeye başlayınca 'Hop kardeşim Mansur Bey ne zaman CHP'li oldu. Bu kadar CHP'li varken nereden çıktı?' diye sorgulanır.
Biraz da Trabzon'a gelelim!.
Çünkü burası da CHP için çok acıklı halde!
Hatırlayalım..
AK Parti’nin gücü karşısında 2004 yılında Volkan Canalioğlu gibi bir isim çıkıp aday olur. O gün de beğenmezler 'Volkan ne zaman CHP'li oldu. Başka aday yok muydu' derler, destek değil köstek olma yoluna giderler ama Volkan Canalioğlu seçime girer ve kazanır.
Yine ders almazlar!.
Onlara göre Volkan Canalioğlu hala CHP'li olamaz!..
Ellerinde nasıl bir CHP'li ölçer alet varsa!
Bugün de Ortahisar için anketlerde ismi önde çıkan Trabzon siyasetinin son yıllardaki sevilen isimlerinden olan biri, 5 yıl önce ANAP'tan CHP'ye katılan bir isim, Nazım Özcan aday gösterilir. 'Olur mu kardeşim. Nazım ne zaman CHP'li oldu. ANAP'lı adam nasıl aday gösterilir' denerek ortalık yıkılmaya çalışılır!
Nazım Özcan'ın adaylığını desteklemeleri gerekirken, aksine tartışan derin CHP zihniyeti aslında bu zihniyetleri ile CHP'nin neden bu ülkede iktidar alternatifi bile olamadığını Türk kamuoyunun önüne koyuyor!
Yazık ediyorlar!..
Bu kafalarla CHP'nin seçim kazanma şansının ne kadar olduğunu varın siz düşünün!..
Bu ülkede 'Az olsun benim olsun' mantığı ile hareket edenlerle CHP'nin seçimlerde sıçrama yapma şansının mümkün olmadığını, yüzde 30 bandında kalmaya devam edeceği gerçeğini sağır sultan bile biliyor!
AK Parti, Başbakan Erdoğan'ın koyduğu ilkeler ve kurallar çerçevesinde geçmişte çeşitli partilerde siyaset yapan insanlar bir çatı altında toplanarak güçlü girdiği her seçimden daha da güçlenerek çıkmasını bilmiştir. Son derece güçlü bir iktidar gerçeği ortaya koyan, bu ülkede her iki seçmenden birinin oyunu alabilen bir parti gerçeği varken 'Acaba biz nerede hata yapıyoruz' diye kendilerini sorgulaması gereken CHP'deki o derin anlayış, hala partiyi babaların malı gibi görüp 'O CHP'li değil, kökeni şu, bu' gibi sözlerle daha en baştan partilerini baltalıyorlar!..
O nedenle;
CHP sokağın sesine kulak vermek zorunda!.
Aksi halde Cumhuriyet Halk Partisi’nin neresinde 'HALK' var!' diye sormaya devam edilir!.
Evet CHP'nin ‘Halkı’ nerede?
Partinin isminde ‘Halk’ geçmesi ile halkçı olunmuyor!..
Nerede o Ecevit'in tarihi sloganı..
'Toprak işleyenin, su kullananın.'
CHP’nin, 1970’li yıllardaki söyleminde önemli bir yer tutan ‘Toprak işleyenin, su kullananın’ ilkesi öne çıkmıştı. Bu ilke ile CHP, AP’nin oy kaynağı olan köylüye yönelerek büyük ilgi ve toplumsal taban kazanmıştı.
O zaman halkçı bir CHP vardı..
Şimdi ise kişilerin CHP’si!..