Fırsat buldukça ve davet geldikçe Trabzon’daki okullarda zaman zaman gazetecilik mesleği üzerine söyleşilere katılırım.
İlkokul, ortaokul, lise ayrımı yapmam.
Bu sefer yolumuz ana-okuluna düştü..
Gelen davet üzerine Akçaabat Söğütlü’de eğitim öğretim hizmeti veren AKMESTEK Zübeyde Hanım Uygulama Anaokulunda minik öğrencilerle buluştum..
Anaokulunu çok beğendim, çok güzel bir alanda inşa edilmiş.
Gazetecilik üzerine keyifli sohbet yaptık güzel yavrularımızla..
Çocuklarla olmak ayrı bir güzellik..
Çok farklı ve renkli dünyaları var hepsinin..
Henüz okuma-yazma öğrenmeyen bu minik çocuklara gazeteciliği nasıl anlatacağımı düşündüm.
Ama gördüm ki çocuklar her şeyin farkında..
Boşuna dememişler çocuktan al haberi diye!
“Gazete deyince aklınıza ne geliyor” sorusuna cevap olarak çocukların gazetelerdeki kaza fotoğraflarından ve ağlayan insanlardan bir hayli etkilendiklerini gördüm..
Ve de oldukça üzülüyorlar..
Nasıl etkilenmesinler ki..
Dünya üzerinde insanlık gülmeyi unuttu..
Savaşlarda ölen çocuklar,ağlayan anneler ve çaresiz kalan babalar boy-boy gazetelere konu oluyor..
Salıncaklarda sallanması, parklarda koşması, okullarda olması gereken çocukların cansız bedenleri deniz kıyılarına vuruyor.
Topraklarını terk edenler yetim kalanlar!
O karelerin yarattığı derin üzüntüye nasıl dayanılır ki.
Minik yavrularımızın gözlerinden anladım ki hepimiz çok zor durumdayız hepimizin canı yanıyor.
Ne olursa olsun merhamet duygularını asla kaybetmemeliyiz..
Çocuklar bize barışı-sevgiyi ve kardeşliği işaret ediyor.
Hepsi bizim bu değerlere sahip çıkmamızı istiyor.
Gazetecilik dersi vermeye geldim anaokulumuzdan insanlık dersi alarak ayrıldım.
Allah hepsinin bahtını açık eylesin..
Hepsi okusun vatana-millete hayırlı evlatlar olsunlar..