Yusuf Erdoğan’ın golünden ve maçtan sonra sahadaki futbolcularımızın yaşadığı olağanüstü sevinç ile döktükleri gözyaşı, takımın ne denli bunalımda olduğunun, ne büyük stres içinde bulunduğunun açık bir göstergesiydi.
***
Öyle ya..
Büyük umutlarla başladığı sezona üç maç arka arkaya yenilmişsin..
Ve sahaya çıkarken Teknik Direktör Yanal da dahil bütün futbolcuların beyninin bir köşesine paslı çivi gibi saplanmış lanet bir düşünce var:
Ya yine aynısı olursa..
***
Bu yüzden Trabzonspor’un dün Konyaspor’dan aldığı galibiyet çok çok önemlidir.
Getirisi 3 puanın çok üstündedir.
Dönüm noktasıdır.
Ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
***
Hocasından futbolcusuna..
Başkanından taraftarına herkes silkinmiş ve kendisine gelmiştir.
Elbette yine yenilgiler olacaktır lakin bu kez rakip yenecektir Trabzonspor’u..
Bizim takım harakiri yapmayacaktır.
Çünkü kurtulduğu stres sayesinde artık ne yapması gerektiğini daha iyi tartacak duruma gelmiştir.
***
Bu yüzden tüm Trabzon’u da rahatlatan böyle bir sonuçtan sonra kim nasıl oynamış diye irdelemenin bence anlamı yoktur.
Maçın adamı için adını yazdığım Durica’dan, iki ölü topu hatalı kullandığı için tribünler homurdanırken attığı golle Bordo-Mavililerin ve koca bir şehrin üzerindeki yükü kaldırıp bayram yaptıran Yusuf Erdoğan’a kadar hepsini kutluyorum..
***
Onları kutlarken de maçın hakemi Serkan Çınar’ı da şiddetli bir şekilde yuhalıyorum.
Efendi, kaç yılık hakemsin hala pozisyonları seçememen bir yana, gece bekçileri bile senin kadar düdük çalmaz ya.
‘Düt düt’ kafamızı şişirmekten maçı bile doğru dürüst seyrettirmedin.