Bir parti düşünün; bunun adının MHP, CHP ya da AKP olması önemli değil.
Hangisi olursa olsun..
Şöyleki; bir partinin genel merkez delegeleri beş altı ay önce verdiği bir kararı yine seçimle değiştirmek istiyor. Gidişatı kendi tasavvurlarına uygun görmediklerinden genel kurulu toplayacak sayının çok çok üstünde bir taleple seni seçtik amenna ama şimdi pişmanız; bunu gözden geçirmek istiyoruz diyorlar.
Genel merkez delegelerinin oyunu alıp koltuğa yumulan şahıs, sıra koltuktan kalkmaya gelince 'alayınızın' diye söze başlıyor.
Böyle davranan bir insanın zihinsel sağlığı bence sorgulanabilir. Velev ki kağıt üstünde 'önce ülkem, sonra partim ve ben' demiş olsa da bunun pratikte bir karşılık bulmadığı bugün açıkça anlaşılıyor.
Seçime gitmek, orada umutları yenilemek varken; tercihini, umutları köreltmekten, başkalarının hesabının tıkır tıkır çalışmasına katkı sunmaktan yana kullanıyor.
Partinin düştüğü rezil durumlar da cabası..
Bir partiliden işitmiştim, önce söyleyeni ukala bulmuş sonra taktir etmiştim. Ne demişti o partili; "Bir lider partisinin iktidara gelme reflekslerini bilerek köreltiyorsa o ne milleti adına ne de dava arkadaşları hesabına çalışıyor" demişti.
Peki böyle bir şey olabilir mi?
Dedim ya ilk işittiğimde adamın yorumunu afaki bulmuştum. Şimdi ise şafaki buluyorum.
Evet herkesin oy vermese de adamlığına kefalet ettiği bir lider, böyle emin bir konumdan nasıl olur da yediemin (mal bekçisi) bir duruma düşer!
Etrafındaki zevat; böylesine bir durumu görüp ey liderimiz ‘sayın liderken hayın lider’ konuma doğru sürükleniyorsun, bizden hatırlatması demez mi, diyemiz mi?
Yine partinin adı önemli değil.. O partinin lideri; bir değil, birden çok kişi sadece bekçilik yaptığı bir partiyi yönetmeye talipse buna sevinmesi gerekirken adeta kuduracak bir haletiruhiyeye düçar olması normal bir tavır mı diye sormak gerekmez mi?
Her partilinin bunları sorup sorgulaması bence elzemdir.
Yine bir parti ismi önemli değil; onun bir lideri; ‘seçim mi sitiyorsunuz önce imzaları getirin’ der imzalar getirilir. ‘Şeyyy, imzalarla olmaz mahkeme kararı isterim’ der o da getirilir. ‘Şeyyy bizim değiğimiz tarihte seçim yaparsanız varım’ der, o tarihe ayarlarlar nezaketen tarihi. Bu kez de seçim olmasın diye milete çıkmaza düşün diye mahkeme yolunu gösteren sayın lider şimdi de bir tetikçi partiliyi önceden bir ilçeden harekete geçirdiği gibi geğertirir. İşlerin karşımasını, kaosa sürüklenmesini de hazla takip eder.
“Bu parti; varsa iktidar şansı onu da bitirmeye kurulmuş bir yönetim tarzıyla iyice hırpalanmış olarak bırakılmak isteniyor” diyor vekilliğe aday gösterilmiş bir mensubu.
Anladığımız kadarıyla böyle bir bırakmanın nedeni "Ben başarılı değildim, gelenler de başarılı olamadı, gördünüz mü mesele lider problemi değildi" demek içindir.
Yani halkası da çapı da kuturu da küçük bir siyasi kafa ameliyesi..
Böyle bir partinin mensuplarına Allah sabır, metanet versin.
Versin versin ki şu mübarek günlerde adamlar akıl sağlığını bozmasın..