Çok kadim medeniyetlerin üzerinde kendi medeniyetimizi inşa ettiğimiz için eski medeniyetlerden kalma tepe, dağ, köy, mahalle ya da sokak isimleri kimi yerlerde değiştirilmiş kimi yerlerde ayniyle kalmıştır.
İsimlerin hepsi güzeldir, yalnız bazılarına eski kalıntı kültürlerin ihyası pulu yapıştırılmışsa ve bu bir mektuba dönüşmüşse orada dikkatli olacağız.
Türk milleti hiç çekinmedi ne isimden ne de cisimden.. Yiğit gibi durdu, hatıralara saygıda kusur da etmedi. Ama birileri bu hatıraları istismar edip bu topraklar üzerinde emel besleyecek simsarlığa soyunmuşsa, buna da dur demesini bilmek gerekir.
Şurası kesin ki dünya bizim iyiniyetli tavrımız üzerinde hep hesap yapar olmuştur. Eski isimlerin geri getirilmesinde önerilen yer isimlerinin köken itibarıyla Türklükle ilgisinin uzak olanının hep gündem yapılması tesadüf olmasa gerek.
Atatürk isimler konusuna çok düşkün bir liderdi. Toprak, üstünde yaşayan halkın kimliğini yaşatsın isterdi.
Eğer biz bu kötürüm mantığa esir düşersek İstanbul'un Kostantinapolis veya Asitane, Balıkesir'in Karesi olmasını, ilçelerden Bodrum'un Halikarnasus veya Rize Pazar'ın Viçe olmasını normal karşılamamız gerekir.
Örneğin Artvin'in eski ismine dönmesini niye kimse önermiyor. Çünkü eski ismi Livane Osmanlı Türkçesiyle şekillenmiş bir isim. Liva; sancak, tuğ, bir mızrağa sarılı olarak taşınan alamet anlamında. Livane küçük kaza, vilayet manasına geliyor. Bu isim geri gelsin diye bir fikir ileri süreni göremezsiniz. Çünkü bu ismin harflerinin arasına ihaneti gizlemek mümkün değil.
Biz Türkler her dilden sözcük almaktan müteessir değiliz. Ünlü şair Valery "Aslanın vücudu yediği hayvanlardan oluşur" der. Yani Türkçe bir aslansa her dilden sözcük alıp bünyesine katması normaldir..
Dille ilgili bilgilenmek isteyen her vatandaş Nihat Sami Banarlı'nın Türkçe'nin Sırları kitabını okuması icap eder. Ayrıca bu konuda Oktay Sinanoğlu'nun Bye Bye Türkçe isimli kitabı insana ilaç gibi gelebilir.
İnsanlar hiçbir art niyet taşımadan köylerinden yaylalarına kadar yerleşim yerlerinin eski isimlerini kullanıyor. Ama insanımız bilse ki bu isimleri bu şekliyle kullanmak art niyetli insanların değişik değişik planlar yapmasına zemin hazırlıyor kesinlikle kullanmaz. Hatta yarın ellerindeki arazilerin başka başka memleketlerden sahipleriyiz diye ellerinden alınma girişiminin ucunu görseler, o yerlere bırak eski ismiyle hitap etmek mevcut ismin en Türkçesini kullanmaya başlarlar.
Eski isimler konusunda insanımızı aydınlatmak mecburiyetindeyiz. Dünyada olmaz demeyin. 2 bin yıldır devleti olmayan İsrail isimler ve rivayetlerle gelip devletini 1945'li yıllarda kurmadı mı?
Biz de millet olarak asırlık dikkatlere mecburuz.