Kazanan her zaman haklıdır derler.
Doğrudur..
Ama kazanırken dost acı söyler misali bazı gerçekleri söylememek için geçerli değildir..
Trabzonspor’da takım içinde bazı sıkıntıların olduğunu görüyoruz. Bu noktada önemli tepkiler olduğunu baştan belirtelim. Nedenleri nedir, niçindir onları ise bilmiyoruz.
Mustafa hoca bizim kardeşimiz. Onun başarılı olmasını canı gönülden istiyorum. Ama takımın doğru bir oyuncu tercihi ve doğru bir oyun mantalitesi ile sahaya çıktığını söylemek mümkün değil. Savunma ağırlıklı bir kadro ile oynamak bu çerçevede Zokora, Aykut ve Soner gibi isimlerle orta alanı tercih etmek, Malouda, Alanzinho ve Colman gibi çok özel oyuncular varken bunları kulübeye mahkum etmek hiç de doğru bir tercih olmamıştır.
Bunu sahada dün akşam gördük.
Trabzonspor’un ofansı, orta alanı ve defansı ile uyum içerisinde olmadığı, kolektif oyun düşüncesini sahaya yansıtamadığı gerçeği dün akşam Rizespor karşısında apaçık bir şekilde görüldü. Belki kazanılıyor ama böyle birtakım olgusu ile uzun lig maratonunda başarılı olmanın mümkün olmayacağı düşüncesindeyim. Çaykur Rizespor Süper Lig’e yeni çıkmış yeni bir kadro oluşturmuş. Şimdi soruyorum dünkü kazanan Trabzonspor’un Rizespor’dan üstün olan tarafı neydi?
Fark neydi?
Biri söylesin!
Mustafa hoca elindeki özel yetenekli oyuncuları kenarda yanında tutmak kulübeye mahkum etmek yerine mutlaka ama mutlaka sahada iyi kullanmalıdır. İşte Malauda o muhteşem golü atmamış olsaydı bu maçı kazanmak hiç de kolay olmayacaktı.
Mustafa hoca elindeki sonuçsal oyuncuları o nedenle mutlaka kullanmalı. Sadece koşan ve mücadele eden oyuncaları kullanmayı düşünmek veya ‘Koşan hak eden formayı giyer’ gibi klasik sözlerle tercih yapmak doğru bir yaklaşım değil!. Trabzonspor kazanırken eksiklerini de mutlaka görmeli,onları gidererek yoluna devam etmeli.
Ç.Rizespor Süper Lig’e yeni çıkmasına, yepyeni bir kadro kurmasına rağmen iyi sinyaller verdi. Artık asansör takım olmayacaklarını ve kalıcı olacaklarını düşünüyorum.