Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun önceki gün İstanbul’da Kazlıçeşme’de Ak Parti tarafından düzenlenen miting öncesi Başbakan Erdoğan konuşmadan önce sahneye çıkarak  mitinge  katılanları selamlaması, büyük bir tartışma yarattı!
Hacıosmanoğlu bir anda  sadece Trabzonspor camiası,Trabzon şehri içinde değil bütün Türkiye’de kendini tartışma gündeminin içinde buldu..
Haklı haksız bir çok dozajı ağır eleştiri  okları Hacıosmanoğlu’nun üzerine geldi!..
Hacıosmanoğlu da ortaya çıkan eleştiriler karşısında bazı açıklamalar yapmak zorunda kaldı. Son derece ilginç olan o açıklamalar da üstüne üstelik tartışmanın boyutunu artırdı!
Gelelim madalyonun gerçek yüzüne.!
İbrahim Hacıosmanoğlu neden ordaydı!
Mitinge katılarak destek vermek için mi?
Yoksa  UEFA kararından sonra ortaya çıkan tartışma boyutlarında  Trabzonspor’un hakkının, hukukun yeniden Federasyon tarafından yenebileceği endişesi ile Başbakan’a derdini anlatmak için mi?
Başkan Hacıosmanoğlu’nun geçen haftadan buyana Başbakan Erdoğan’dan acilen bir randevu talebinde bulunduğunu biliyoruz. Acil olmasının nedeni şike soruşturmasında UEFA’nın alacağı  son karar için zamanın daralması ve  TFF üzerinde bir takım endişelerin ve kuşkuların belirmesinin bir an önce Başbakan’a iletilmesi arzusuydu..
Başbakan  Erdoğan’ın ülkenin gündeminin çok yoğun olması, yaşanan Gezi Parkı eylemlerinin boyutunun her geçen büyümesi, randevu vermede büyük sıkıntı yaşanması nedeniyle Hacıosmanoğlu’na Başbakanlığa  yakın kaynaklar, ‘Başbakan ile  görüşme imkanı şu aşamada çok zor. Mitingin öncesi belki alandaki kulis yerinde görüşebilirsin, randevu olayını orada da çözebilirsin, oraya gel’ sözleri o manzaranın yolunu açtı..
Hacıosmanoğlu da onu denedi..
Çünkü zaman yok..
Başbakanın da gündemi çok..
Fırsat bu fırsat dedi..
Miting alanına gitti..
Miting alanında Başbakan Erdoğan’ın miting için gireceği kulis yerinde  bulunması, kendisinden habersiz anons yapan kişinin ‘Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’ da burada’ anonsu üzerine kürsüye çıkmak zorunda kalıp halkı selamlaması  ve bunun bütün yazılı ve görsel medyaya taşınması ile ortaya çıkan tepkilerle karşılaştı!
O tepkiler karşısında söylenecek söz  yok tabii!
Görüntü itibarıyla Trabzonspor Başkanı’nın  bir siyasi partinin mitinginde bulunması, kürsüye çıkması ve partilileri selamlaması  perde arkasına bakılmadığı zaman  bu  tepkisel manzarayı doğurması, savunma reflekslerini  ortaya çıkarması çok doğal!
Önceki gün yaptığı açıklamada mitinge katılmasını entresan bir şekilde baş örtüsü mağdurlarına bağlayarak çıkış yolu arayan Başkan Hacıosmanoğlu bu noktada gerekçesiyle bir spor kulübü başkanı olarak hata yaptı. Dün yaptığım telefon görüşmesinde  ortaya çıkan sonuç bu!..
Tek derdinin UEFA kararı öncesi  bu karara TFF’nin etki edebileceği yönündeki  haberleri, kulisleri Başbakan’a anlatabilmek ve Trabzonspor’un hakkını ve hukukunu korumak  olduğu gerçeği ortada!
Ama bunları söylemesi bu ortamda mümkün değil ama ortaya sürdüğü gerekçe de hiç doğru olmadı!
Çünkü UEFA süreci çok hassas. Trabzonspor nasıl Fenerbahçe’nin atraksiyonlarını takip ediyorsa hiç kuşkusuz onlar da Trabzonspor’un  hakkını alabilmek için girişimlerini takip ediyordur.
Zaman daralmış bir taktik savaşı da var!.
Bu zaman darlığında, hele hele gündemi çok ama çok yoğun olan Başbakanı yakalayıp görüşmek mümkün mü?
Hacıosmanoğlu da böyle bir denmeme yaptı!
Büyütmeye de gerek yok!
O nedenle ben şahsen  tanıdığım, bildiğim Hacıosmanoğlu’nun Başkan kimliğiyle ‘Siyaseten’  destek vermek için oraya gittiğine inanmıyorum.
Oraya gidişin tek nedeni Trabzonspor’dur!
Bence tek hata selamlama olayıdır.
O da irade dışı!
Bu ülkede gözlerden uzak, kapalı kapılar ardında siyasetçilerle spor kulübü başkanları, yöneticileri ve spor adamları arasında neler konuşulmuyor ki!
Bu açık ve nettir!
Ama bazen iyi niyet  yetmiyor!
Dikkat de gerekiyor.!
Çünkü  ortada olan İbrahim Hacıosmanoğlu değil, Trabzonspor Başkanı!
Hacıosmanoğlu için  ikinci bir yol kazası oldu..
Tolunay Kafkas ile hiç görüşme yapmadan Mustafa Akçay’ı göreve getirdiğini açıklaması, daha sonra da Kafkas’ın ‘3 milyon 600 bin dolar tazminat istiyorum’ noktasına işi getirmesi ilk yol kazası olmuştu.
Başkan  her türlü siyasi görüşü bünyesinde barındıran, siyaset üstü olan, Trabzonspor camiasının perde arkasını bilemeyeceği olaylar karşısında duyarlılığına hak vermeli!
Adımlarında kılı kırk yarmalı..
Seçim öncesi Hacıosmanoğlu’nun şu sözünü de hatırlatalım.
‘Kulübün içine siyaset sokmayalım. Siyasetten uzak tutalım. Siyasetçilerin Trabzonspor’u  kullanmasına asla izin vermeyelim. Trabzonspor siyasetçileri kullanmalı’
Böylede olmalı..
Bugün Türkiye’de bunu yapmayan kulüp yok!
Bazı kulüplerin transfer girişimlerini bu ülkede bakanlar bile yapıyor!
Hem de alenen!..