Detone öten horozların, zamansız ve asimetrik ürüyüşleriyle ticaret yapılmaz muhterem...

Okuyup da, umursamayanlar için yeniden hatırlatayım.
Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan ne demişti muhterem?
Özetlersem; “Trabzon’un anası ağlıyor” dedi.
Açarsak da şunu demek istedi:
“Samsun ve Giresun öz de, Trabzon üvey evlat mı?
Samsun’da feribot taşımacılığı hattı var.
Keza Tirebolu Limanı’da yeniden yapılandırılıyor.
Ama Trabzon’dan bakınca, benim 35 ihracatçımın gemileri Samsun Limanı’nda sinek avlıyor. Konuşunca kıskanıyor diyorlar. Kimi neden kıskanayım. Trabzon’da herkes, herşeyi biliyor, bir ben bilmiyorum”
***
Haksız mı Gürdoğan?
Trabzon’da zaman zaman gündeme gelen Demiryolu için kim elini taşının altına koymuş?
Zaman zaman efsun bildirileriyle basın önüne çıkıp, bir iki demiryolu nakaratı pöykürmekten başka, kim ne yapmış?
***
Gürdoğan yıllarca, Batum-Hopa demiryolu savundu.
Hiç kimse çıkıpta, “Yahu bu adama bir kulak verelim.
İyi kötü DKİB’in başında” demedi.
Ya da demek istemedi.
Ne yaptılar peki? Gürdoğan’ın sunmuş olduğu öneriyi rafa kaldırıp, araya Erzincan’ı soktular.
Ne oldu sonra?
İki proje de iptal.
Kaybeden kim oldu?
Trabzon ticareti!
***
Geçeceksiniz bu işleri muhterem!
Ceketinizin iç cebinde sakladığınız kopya bildirilerle, bu şehrin ticaretini savunacaksanız, gerçekleri de sümen altı yapmayacaksınız.
DKİB’ten yükselen sese kulak tıkamak, bu şehre yapılacak en büyük ihanetlerden birisidir.
Demiryolu gelecekse, bizim için gelecek.
Trabzon Limanı’ndan hareket eden bir gemi alabora olursa, bu şehrin bir hanesinin de damı çöker.
Yok eğer amacınız dam çökertmekse, doğru yoldasınız.
Tıpkı Gürdoğan’ın söylediği gibi:
“Kına yakın!”