Trabzon Havalimanı'na ikinci pist mi, yoksa başka bir yere havalimanı mı tartışması son günlerde moda bir polemik oldu.
Bu tartışmaya girmeden şunu belirtelim. Hükümetin cumhuriyet tarihinde yapılanları ikiye katladık söyleminin ne kadar geçersiz bir söylem olduğunun en büyük delili havalimanıdır. Zira sözümona eski cumhuriyet, teknolojik imkanların sınırlı olduğu dönemde bu kente havlimanı kazandırmış, yine sözümona yeni cumhuriyet döneminde on yıldır en üst perdeden söz verilmesine rağmen bir ikinci pisti eklemeyi başaramamış kadroların, cumhuriyet tarihi diye söze başlaması gerçekten manidar.
Mangalda kül bırakmadan Trabzon'u marka şehir yapacağız diye yola çıkanlar, şapkalarını önlerine koyup bir düşünsün lütfen. "Biz bu şehre etkili bir hava trafiği kazandırmak adına ikinci bir pist yapılmasına üç hükümet eskitmemize rağmen başlayamadık. Uçak sayısını artırmanın ve bir ek binanın haricinde bir şey de yapamadık. Ulaşımı dünya ölçeğine çıkamamış bir kent nasıl marka şehir olacak Allah aşkına"  diye de sormaları gerekir.
Açıkça düşüncelerimi ardiyede tutmadan, sözü bir adrese de postalama niyeti taşımadan alenen belirteyim.
 Bu ikinci pist veyahut yekten havalimanı tartışmasını başlatanlar aslında kente iyilik yapmıyorlar. Çünkü isteğini netleştirmemiş bir şehir, yatırım yapma iradesi olanlara ‘siz henüz karar vermiş değilsiniz ki biz işe başlayalım’ deme fırsatı da vermiş oluyor. Bu gerçeği de görmek gerekir. Fikir egzersizi olsun diyerek bir çuval inciri berbat etmenin anlamı yok.
Çünkü ikinci pist, aynı zamanda Trabzonspor'un kurtuluş reçetesi. Oradan gelecek 120 bin dolar, borcun sıfırlanması adına en önemli dayanak. Tartışmalarla bunu geciktirmek belki de mevcut yönetimin imkan sağlamasını önleme tartışması da olabilir. Açıkçası şehrimizdeki sevgisizlik iklimi ister istemez insana niyet okuma gibi hiç de demokratik olmayan bir yol açıyor.
Arsin'de yeni havalimanı diyenlerin hepsi kötü niyetli olmayabilir ama merkezden bir 20 km daha uzaklaşacak havalimanı ile Beşikdüzü ve Vakfıkebir insanını Ordu Giresun havaalanına kısmen yönlendirmiş de oluyorlar.
Bence tartışmaları bırakıp ikinci pistin ihalesi için hemen 7 Haziran seçimine bırakılmadan karar aldırılmalı, biran önce de dolgu ve inşa sürecine geçilmelidir.
Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri Akyazı Spor Kompleksi içinde yapılacağından oradan gelecek istimlak bedeliyle borçlarından arınmış bir takım yeni stadında Türkiye'nin bir numarası olma şansını elde edebilir. Bu şans tehir edilmemelidir.