Trabzonspor şu ana kadar önemli transferler gerçekleştirdi ve bu süreci sürdürmeye de devam ediyor.
Rakiplerin de kadrolarına yıldız oyuncular katacağı gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, Bordo-Mavili ekibin özellikle bundan sonraki dönemde yapacağı transferlerde kalite çıtasını daha da yükseltmesi zorunluluk haline gelmiştir.
Bu noktada alınacak oyuncuların; adam eksiltebilen, dikine oyun oynayabilen ve gol yollarında etkili olabilen özelliklere sahip isimler olması büyük önem taşımaktadır. En küçük bir soru işareti barındıran oyuncular konusunda ise kesinlikle risk alınmamalı, bu profildeki isimlerden uzak durulmalıdır.
Zira bu tür transferler kısa vadede beklenen katkıyı sağlamadığı gibi, uzun vadede kulübe ekonomik açıdan ciddi bir yük oluşturmakta ve sahada olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Süper Lig’de İstanbul kulüpleriyle rekabet edebilmek ve Anadolu takımları karşısında üstünlük kurabilmek için, yalnızca belirli yıldızlara değil; aynı zamanda yüksek meziyetlere sahip, istikrarlı ve çok sayıda kaliteli oyuncudan oluşan geniş bir kadro yapısına sahip olmak artık bir tercih değil, zorunluluktur.
………………………
OULAİ VE AUGUSTO KARARI
Trabzonspor yönetimi, yeni sezon için güçlü bir kadro oluşturma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.
Takıma yapılacak transferlerin yanı sıra, ayrılacak oyuncular da gündemin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Yönetim, iyi bir teklif gelmesi halinde Christ Inao Oulai ve Felipe Augusto’nun takımdan ayrılmasına sıcak bakıyor.
Bu iki oyuncu hakkında alınan kararın, kulübün uzun vadeli planlaması açısından yerinde olduğu kanaatindeyim.
Ortaya konan bu yaklaşım, planlı ve stratejik bir adım olarak öne çıkıyor.
Oyuncuların kulübün çıkarları doğrultusunda, uygun bir bonservis bedeli karşılığında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu satışlardan elde edilecek gelirin, doğru transfer hamleleri için önemli bir kaynak oluşturacağı açık. Bu noktada, hem kulübün ciddi bir gelir elde etmesi hem de kadroya daha nokta atışı takviyeler yapılması açısından sürecin Trabzonspor adına doğru bir hamle olacağı görülüyor.
........
KENETLENME VAKTİ
Trabzonspor bazen sadece bir futbol kulübü değildir…
Bir şehrin kalbi, bir çocuğun hayali, bir babanın hatırası, bir sokağın inancıdır.
Ama bugünlerde bu büyük sevdanın en önemli dayanaklarından biri olan kombine satışlarında istenilen seviyeye ulaşılamaması insanın içini burkuyor.
Ne Bordo-Mavili taraftarlar ne de Trabzonlu iş insanları, yönetimin yaptığı çağrıya beklenen karşılığı vermiş durumda.
Bu sessizlik, bu durgunluk gerçekten üzücü.
Oysa biz Trabzonspor’u böyle bilmedik…
Tribünleri dolu, inancı yüksek, umudu hep diri bir camiaydı burası.
Zor zamanlarda bile kenetlenen, “biz” olmayı bilen bir ruh vardı.
Şampiyonluklar görmüş, tarih yazmış bu kulübün bugün yeniden aynı birlikteliğe ihtiyacı var. Sadece sahada değil, tribünde de, şehirde de, iş dünyasında da…
Çünkü Trabzonspor’u güçlü yapan yalnızca futbolcular değil, o formaya gönül vermiş herkesin omuz omuza duruşudur.
Bugün bir kombine, aslında bir bilet değil…
Bir vefa, bir aidiyet, bir hatırlatmadır.
“Ben buradayım” demektir.
“Ben bu hikâyenin parçasıyım” diyebilmektir.
Umudumuz, bu sessizliğin yerini yeniden coşkuya bırakmasıdır.
Tribünlerin dolması, seslerin birleşmesi ve Trabzonspor’un hak ettiği o güçlü atmosferi yeniden bulmasıdır.
Bu nedenle herkes üzerine düşeni yapmalı.
....
TRABZONSPOR'UN GELECEĞI
Trabzonspor altyapısında son yıllarda istenen düzeyde oyuncu çıkmadığını açıkça görüyoruz.
Bir dönem Türk futboluna sayısız yıldız kazandıran bu şehrin, son dönemdeki futbolcu üretimindeki verimsizliği gerçekten düşündürücü bir tablo ortaya koyuyor. Trabzon, geçmişte sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da dikkatini çeken yetenekli oyuncular yetiştirmiş bir futbol şehriydi.
Ancak bugün gelinen noktada, altyapıdan A takıma yükselen oyuncu sayısındaki azalma ve yetişen oyuncuların sürdürülebilir bir performans gösterememesi önemli bir sorun olarak karşımızda duruyor.
Oysa altyapı yapısında görev yapan çok değerli antrenörler bulunuyor.
Bu noktada sorun, yalnızca bireysel çalışmalarla açıklanamayacak kadar derin.
Daha sistemli bir gözlem süreci, daha bilimsel bir oyuncu gelişim planı ve modern futbolun gerekliliklerine uygun bir eğitim modeli artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Sadece yetenekli oyuncu bulmak değil, o yeteneği profesyonel seviyeye taşıyabilmek de en az onun kadar önemlidir.
Trabzonspor’un geçmişine baktığımızda bu sistemin ne kadar güçlü olabileceğini net bir şekilde görüyoruz. Doğru yapılandırılmış bir altyapı sistemiyle altyapı yeniden canlandırılabilir. Trabzonspor’un en büyük gücü her zaman kendi gençleri olmuştur. Bu gücün yeniden ortaya çıkması için doğru analizlerin yapılması ve gerekli adımların gecikmeden atılması gerekiyor.
Çünkü altyapı, bir kulübün sadece bugünü değil, geleceğidir.
....
NE UMDUK NE BULDUK
2026 FIFA Dünya Kupası maçlarını dört gözle bekliyorduk.
Özellikle Türkiye’nin de bu turnuvada yer alacak olması heyecanımızı daha da artırıyordu. Milli takımımızdan da büyük umutlar taşıyorduk.
Ancak Türkiye Milli Takımı, ilk maçında Avustralya karşısında ortaya koyduğu futbol ve aldığı yenilgiyle bizleri büyük bir hayal kırıklığına uğrattı.
Milli Takımımız bu maçta hırs ve azimden uzak bir görüntü ortaya koydu.
Oynanan futbol, oyun kurgusu ve oyuncuların bireysel performansları beklentilerin çok altındaydı. Bu kadar övgüyle bahsedilen milli takımımız, Avustralya gibi kadro kalitesi sınırlı bir takımın kalesine bile gitmekte zorlandı.
90 dakikanın büyük bölümünü kendi yarı sahasında ve orta sahada pas yaparak geçirdi. Teknik heyet ise takım sahada zorlanırken oyuna müdahale etmekte yetersiz kaldı. Takımda başta Kerem Aktürkoğlu olmak üzere bazı formsuz oyuncuların uzun süre sahada tutulması da dikkat çekiciydi.
Kulüp performansı tartışma konusu olan Kerem’den teknik heyetin ne beklediğini anlamak güç.
Elbette bu ilk maç bir hayal kırıklığı olabilir.
Ancak milli takımımızın çok daha iyi performans gösterebilecek bir kaliteye sahip olduğunu da biliyoruz.
Bu karşılaşmanın önemli bir ders olması ve bundan sonraki maçlarda çok daha farklı bir görüntü ortaya konulması en büyük temennimizdir.
…………
TRABZON’DA FESTİVAL
COŞKUSU GERİDE KALDI
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 6–14 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Trabzon Kültür Yolu Festivali sona erdi.
Bu festivalle birlikte Trabzonlular güzel vakit geçirmiş oldu.
Emeği geçenleri bir kez daha kutlamak isteriz.
Ancak bu etkinlikle ilgili küçük bir eleştirimiz de var.
Trabzon’un hava şartlarına göre etkinlik tarihinin doğru seçilmediğini söyleyebiliriz. Bu dönem, Trabzon’un en yağışlı olduğu zamanlardan biridir.
Bu nedenle 2 konser yağmur nedeniyle sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilemedi.
Hem sanatçılar hem de izlemeye gelen binlerce izleyici yağmurun altında kalmak zorunda kaldı. Böyle etkinlikler için Trabzon’da en ideal ayların temmuz ve ağustos olduğu açıktır.
Umarız bundan sonraki dönemde Trabzon’da yapılacak etkinliklerde bu konuya dikkat edilir.
Şehrin iklimine uygun zamanlamalarla düzenlenecek etkinliklerin, hem katılımı hem de keyfi daha da artıracağı kuşkusuzdur.