Kaşımpaşa-Beşiktaş maçında yaşanan rezilliği-kepazeliği-edepsizliği gördünüz değil mi?
İki topla oynanan, ipini-sapını kopartıp sahaya atlayan, Fernandez’e saldıran adamın sahne aldığı, güvenlikçilerin ‘tavşan kaç, tazı tut’ oyununu oynadığı maçtan bahsediyorum.
***
Evet, futbol birkaç saniye de olsa iki topla oynandı o gün...
İki topla oynanan oyunun sonucunun ne olacağı kararını kimse veremedi.
Veremez çünkü dünyada böyle bir olayın/oyunun eşi-benzeri görülmedi. Yaşanmayacağı-görülmeyeceği düşünüldüğü için de futbolun kitabını yazan papaz inciğe-boncuğa değindi değinmesine de bu konuya hiç girmedi. Doğruyu söylemek gerekirse böyle bir şey kimin aklına gelirdi?
Ancak bizim gibi ülkelerde yaşanabilirdi...
Yaşandı da...
***
Sahaya dalan, Portekizli oyuncuya okkalı bir tekme sallayan adamın savunması bildik-tanıdık:
“ Fernandez’i öpmeye indim”
Adam haklı(!) Aylar evvel davetiyeler dağıtılmıştı ya, artık ‘teşekkür’ etme, dahası ‘öpme’ zamanıydı!
Öpülmek istenen kişi, işinin yoğun olduğundan olsa gerek düğünü icabet edemedi demek, düğün sahibi de sahaya inmiştir “gün bu gündür” diyerek!
Anlayacağınız, kafa basmayınca, oturulan organ çalıştırılıp kanatlar ve ayaklar kullanılmış!
***
Vatandaş bayağı bi takdir edilmiş olacak ki,
Aradan gün geçmeden TV ekranlarına davet edilir.
Gururla, onurla..!
Bi madalya takmadıkları kaldı.
İzleyenlerin adeta ağzının suyu aktı.
Alınan mesaj:
“Sen de atla...”
***
Adamın iş yeri de varmış birader.
“Beşiktaş para cezası alırsa, cebimden öderim” der.
Özrü kabahatinden büyük iyi mi!
Paranın yoğu da, çoğu da ahlakı böyle bozuyor demek ki...
***
Sivas maçını aklınıza getirin; sahaya Trabzonsporlunun biri(!) atlayınca ulusal kanallar yayını kesip anında Trabzon’a bağlanmıştı. “Avni Aker’deki tellere elektrik verilmeli” diyenlerin ağzı üstüne kapanmamıştı.
Bırakın birkaç dakikayı, birkaç saniye oynatılmamıştı.. Sahaya inen Sivassporlu oyuncular tarafından tartaklanmasına karşın hakemin kart göstermesini geçtik, elinden gelse tebrik edecek, öpüp-koklayıp sarılacaktı Sivassporlu oyunculara tek tek.
İstanbul’da sahaya atlayan kişiye saldıran Beşiktaşlı oyunculara kart gösterildi ama...
***
Avni Aker’de sahaya giren taraftar karga tulumba götürülüp kodese sokulur...
İstanbul’dakilerin reklamı yapılır; 2011 yılında bir bayanın, Şenol Güneş’in kafasına ayakkabısını fırlatınca ‘külkedisi’, Kasımpaşa-Beşiktaş maçında tribünlerden kerkenez gibi uçan, sahada beygir gibi koşan adamın kahraman ilan edilmesi gibi...
Şimdi sen gel de, İstanbul’daki bazı statlar için ‘yüksek gerilim hattı’ndan bahsetme..!
***
Anlı-şanlı teknik direktör Terim oynadığı reklam filminde ne diyor:
“O televizyon benim ayağıma gelecek”
İm(para)tor’un ayağına kaç televizyon gider bilemeyiz ama Kasımpaşa-Beşiktaş maçında sahaya atlayan adamın ayağına televizyoncuların gittiğini gördük!