KARA BİR BOŞLUK
Özlem...
Dibi olmayan uçsuz bucaksız bir...
Sonsuzluk kadar hayal. Bilemiyorum. Kaç gün oldu? Ya da hafta, ay, yıl. Ne zamandır sırtımı döndüm anılarıma?
Acılarım artıyor. Sağ duyum beni kontrol ediyor. Ya da o da kontrolünü yitirdi. Hangisi? Neyim ben bu hayatta? Neyim veya kimim?
Yaşamak. Bana çok uzak bir kelime, susuyorum gerçeğime, fotoğraflara. Eskimiş, yırtılmış ve solmuş fotoğraflar. Bir makine sadece, İnsan beyninden üstün olmaya görsün unutturmuyor insana acılarını. Yakıp atıyorum, sövüp sayıyorum ama hayata bırakıyorum kendimi.
Umutsuzluk düşüyor içime. Bir insan umudunu yitirince yaşayabilir mi hiç? Nefes almak eşit midir umuda? Ellerimi kaldırıp gökyüzünde ki yıldızları tutuyorum. Alıyorum içime saklıyorum tüm gökyüzünü.
Yine de artıyor boşluk. Dolmuyor yeri, kara bir boşluk gibi. Gözyaşlarım kurudu, ellerim, anılarım kurudu. Ben kurudum. Fark ettiğim tek şey korkak, bitkin, yaşamın ortasında gidip gelen kimseyim. Hiç kimseyim. Hayatın mağlubuyum, yorgun, bitkin ve ölüyüm.