Kızılay “Taraftar mısın? İyiliğe, centilmenliğe, dostluğa kan bağışına” adı altında, Süper Lig’de bulunan takım taraftarına kan verme çağrısında bulunmuş.
Trabzon Dernekler Federasyonu da “Kızılay kanımızı, horon canımızı alacak” sloganıyla, 3-5 ayda bir Kızılay, ya Trabzonspor taraftar gruplarından ya da Trabzon derneklerinden biriyle çadır kurup kan verme maçını başlatıyor!
Organizasyona sanatçılar çağrılıyor, kan verene-vermeyenlere ikramlar yapılıyor. Horonu bilenler ve bilmeyenler soluğu çok iyi horon oynayanların oluşturduğu halkada alıyor.
Biz de pazar günü Sultan Gazi Trabzonsporlular Derneği’nin davetlisiydik.
TDF yetkilileri, 18 takım içinde kan vermede “liderliğe çok yaklaştıklarını, her organizasyonda bir önceki rekoru egale ettiklerini” bizlerle paylaştı.
Şunu da söyleyelim; 61. sırada kan veren kişiye Trabzonspor forması hediye ediliyor. Bu haftaki şanslı kişi Malatyalı bir kardeşti. Futbolla alakası olmayan Malatyalı için alkış tufanı koptu “An itibariyle artık ben de Trabzonsporluyum” derken..


ESKİŞEHİR’DE YENİ TAKTİK..!
Eskişehir-Trabzonspor karşılaşmasını izlemek için Gebze’den Eskişehir’e giden Kırıkkaleli Gamze Melal Tokay, maçı çok güzel özetleyip bizlere yazmış:
“Eskişehir deplasmanıyla şunu bir kez daha anladık ki Trabzonsporlu olmak; sadece futbolla 90 dakikayla açıklanacak bir olay değildir...
Trabzonsporlu olmak derin bir kültürün üyesi, kutsal bir görüşün savunucusu ve gıpta edilesi bir duruşun sahibi olmak demektir!
Ömürleri boyunca hiçbir surette hırsızlığa, namussuzluğa göz yummamış; namertliğe prim vermemiş bu uşakların bu paçilerin; yüreği Karadeniz gibi hırçın ve dalgalı,Trabzonspor'un adını duyunca gözleri dolan, sesleri kemençenin ‘mi’ teli gibi titreyen bu insanların hakkının bu denli alenen gasp edilmiş olması, emeklerinin çalınmış olması bu ülkenin en büyük ayıbıdır.. 
"Az çalarsan hırsız olursun / Çok çalarsan zengin!" sözünü duymuşsunuzdur. Eğer bu lafı "çok çalarsan şampiyon" diye değiştirirsek Türk Futbolu jargonuna çok uygun bir söz kazandırmış oluruz! Eskişehir deplasmanındaki yol arkadaşlarıma, organizasyonda emeği geçen herkese, horon ettiğimiz aynı tavadan kuymak yediğimiz tüm abilerime çoook teşekkür ediyorum... 
Bizi bir araya getiren Trabzonsporumuza bin şükranla... Bordomuz Mavisiz kalmasın!”
Eline-diline sağlık Gamze’cik.
2011 yılında Eskişehir’de 2 net golü verilmeyen Trabzonspor’un 2014 yılında aleyhine aynı şehirde 2 tırı vırı penaltı verildi. 2011 yılında 3 hakemle yolunu kesmeye çalıştılar, 2014 yılında hakem sayısı; 4-5 hatta 6’lara çıkartıldı. Şikecilerin cezasının ertelenmesi/kaldırılması için her türlü dalavereye başvurulması gibi..!


BAHADDİN GÜNEŞ
Bahaddin ile çocukluğumuz beraber geçti. Trabzon amatör kümede farklı takımlarda oynamış olsak da et ve tırnak gibiydik. Köyde ve Trabzon’da yaşadıklarımız roman olur deyip kısa keselim. Her hafta sonu pazar günü Mavi Karadeniz’de Zeki Gökçe’nin hazırlayıp sunduğu, benim de birkaç haftadır katıldığım “ Spor Saati” programının konuğu sevgili Bahaddin Güneşti.
Programda ne konuştuğumuza gelince:
İstanbul takımlarından birinde oynamış olsaydın, Acun Ilıcalı’nın okyanusa yakın bir yerlerde yaptığı yarışma programına katılsaydın, ekim-biçim, tarla ve kurban kesim işlerinden anlasaydın, inşaat işçileriyle temas kursaydın, siyasetçilere yağ yaksaydın; ateş hattına yakın takımlarda değil, mali yönden güçlü kulüplerde görev alırdın..
Dileğimiz; Sarıyer’i ligde bırakmasıdır. Bu arada, Sarıyer ligde kalır(sa) 3 ay sonra aynı Sarıyer, İstanbul takımlarında oynayan futbolculardan birine teslim edilir, Bahaddin Güneş de Ankara’nın yolunu tutar, yazın bir kenara..