Korkular insanı içten çürütür.
Çok anlamsız, izahı zor davranışlara dahi sürükler.
Kendinden emin görüntü verip ‘ihlası unutmuş mümin’ pozisyonuna bile düşürür.
Örneğin bir kişi bir toplumda ezkaza ‘Gezi’ kelimesini kullansa bazıları öyle bir yüz haline bürünüyor ki ecinni çarpmışa dönüyor.
Neden böyle yapıyorlar. Bu ecinni tavrın gerçek sebebi ne?
Ana damarların tali damarlara kan bırakmaması gibi bir şey mi?
Evet sorular artar gider de biz bu soruların hepsini kapsayacak tarzda bir analiz yapalım.
Gezi'nin bütün ruhuna 'ilk gün son gün' demeden iştirak etmeyen bir kişi olarak, Gezi denince bende zuhur etmeyen bazi haller başkalarında neden bir ‘paranoyaya’ sebebiyet veriyor?
Önce buna bir cevap verelim..
Kurulu düzenlerinin çarkına çomak sokmak anlamına geldiğinden olabilir mi mesela!. ‘Gezi’ tabiri, ‘öldürülmesi gereken şeytan’ damgasını belki de bu çomak yüzünden yiyor.
Oysaki Gezi; bazı gençlerin, kimisi ipe sapa gelmez istek olsa da dünya tasavvurlarına saygı duyulmasına yönelik bir kıyamdı.
Sorgulamada yaşanan noksanlıklar yüzünden daha sonra Gezi'nin ‘doksanlıkların işi gibi algılanması’ yitik kişilik yorumlarına vesile oldu.
Televizyonda Gezi kelimesinin geçmesinden kaynaklı çıldırmalar öyle boyuta vardı ki çıkarıp silahı ekranı tarayacak cinsten delirmeler bile vuku buldu.
İnsanlar eskiden masumane bir şekilde ‘kelimeleri meramlarını anlatmada bir araç’ olarak kulanıp içlerini dökerlerdi.
İçinde bulunduğumuz şu çağda kelimelerin bir anlamı kalmadı.
Bu nedenle Gezi bir kelime olmaktan çoktan çıktı, onun zihinlerde yarattığı algı adeta bir prototip halini aldı.
Zaten kelimeler üstünde ameliyatı iş edinen sözcük katillerince kullanılan kelimeler, eğer 'maksadı kodlanmış bir ürün vermiyorsa' ki buna 'algı' denir, ‘afedersiniz bir işe yaramaz’ derler.
Yani söz, senin özünden gelen bir manayı değil, başka merkezlerin ölçüp biçtiği bir kader yaratmalıdır.
Örneğin sen, dış servislerin 'genetiğinle oynadığı' bir ürünsün. Sen, 'kodlanmış verimlilkle' onların istikametinde yeşerir, onların istikametinde say edersin. Türkiye'de bir Türk firmasının altın çıkarmasını senin genetiğini bozanlar istemiyorsa sen de istemiyorsun demektir.. Sen kimsin.. Açıkça ifade edelim sen sen değilsin, sen; bir Alman ya da Amerikan firmasısın. Türk altın çıkarırsa birilerinin piyasasında cirit atmaya başlayabilir. Ne yapmak lazım. Bu Türk'ü durdurmak lazım. Durdurmanın yöntemi ne? Ya terörle onu başka işlerle meşgul olmaya iteceksin ya da yaratacağın algıyla onun işinin terör yaratacağını anlatacaksın.
Gezi bu manada incelenirse ne ilk gün ne son gün ayrımı yapmaksızın karşısında olursun.
Gezi'yi bu şekilde değil de kendi menfaatlerinin dinamiti görüp infial yaratacak bir karşılıkla önlersen bu gibi kalkışmalar bir yerlerden Tezi bir yerlerden Sezi adlarıyla yeniden üretilir.
Önce algı yaratılarak oluşturulan işlerin tümüne karşı çıkacaksın. En önemlisi sen de algıcı olup yola düşmeyeceksin.
Hakk’tan yana duran ne algıcı olur ne de ona teslim olur.