Trabzon için “Yeşille mavinin buluştuğu en güzel yer” denirdi bir zamanlar..
Bunu şehir dışı için bir nebze de olsa söylemek yine mümkün de, kent merkezinde ikisi de sizlere ömür..
Mavi çoktan rahmetli olmuştu da, yeşili de ara ki bulasın..
Bu yüzden Boztepe’ye çıkmak hiç gelmiyor içimden..
Nerede olduğunu bilmesen şehre yukarıdan bakınca kendini bozkırda zannedersin..
Ara ki bir yeşillik, bir ağaç göresin..
Biraz park biraz kale park, hepsi o..
Güzelim Trabzon taş yığına dönmüş..
Sıvalı sıvasız rengarenk binalar..
İnsanın sadece canını sıkmaz, bir de göz zevkini tırmalar..
Dersin inşaat artığı dev bir moloz yığını..
Yani bütün binaları alacak büyüklükte bir uçak olsa da, doldurup hepsini rastgele atsan gökyüzünden, bundan daha düzenli düşer!..
***
İşini beceren ne plan dinlemiş ne proje..
Kimi yandan dolanmış, kimi de geçmiş arkaya almış üç kat!..
Çık tarihi eserin yanında gökdeleni, sat babam sat..
***
Mavi zaten şehirliye haram..
Beş yıl oldu ayağımızın ucunu dahi denize sokmayalı..
Sahile dik iki üç cadde de olmasa, uzaktan bile görmek mümkün olmayacak maviyi..
***
Maraş Caddesi desen caddelikten çıkmış, açık hava otoparkı olmuş..
Şehre ilk kez gelen birisi burayı ikinci el araç alım satım alanı sanıp pazarlığa bile girişebilir..
Tabi iyi tarafı da var bu işin!
Vatandaşa zorunlu spor yaptırıyor.
Araçların arasından geçebilmek için yaşlısı genci slalom yapmak zorunda kalıyor..
Uzmanlar özellikle bel kasları için bu hareketlerin çok iyi olduğunu önerse de, tampon yeme tehlikesi hiç de az değil..
***
Yakın zamana kadar Türkiye’nin en temiz şehirlerinin başında gelen Trabzon bu özelliğini kaybetmek üzere.
Özellikle mahalle araları sanki cezalandırılmış!
Kağıtla başlayan görüntü ve çevre kirliliği naylon poşet, teneke kutu şu bu ile her geçen gün artıyor..
İnanmayan varsa Hacıkasım’dan Yenicuma’ya doğru fazla değil 50 metre bir tur atsın..
***
Yani naçizane demem odur ki ..
Bu görüntüdeki bir Trabzon’dan ileri dönük misyon, vizyon, Karadeniz’in incisi, turizmin birincisi çıkmaz..
Ve de şehrin göbeğindeki halka açık çay bahçesinde 2.5 liraya çay içilmez..
İki-üç emekli arkadaş “Hazır güneşi yakalamışken biraz kemiklerimizi ısıtalım” diyerek keyif yapmaya kalksa, yıllık emekli zamları yarım saatte içtikleri çayın çay hesabını karşılamaz..
***
Baştan beri yaptığımız gıv gıvın özeti şudur:
Trabzonumuz gerçekten Karadeniz’in incisi olsun..
Her yan yerli yabancı turistlerle dolsun..
İnsanımız mutlu olsun..
Gelip geçenin ağzı güzellikten açık kalıp “Bravvo ya, kimdir buranın başkanı?” diye sorsun..
En küçük bir başka hesabı olan da Fenerli olsun!..
Arz ederim!..