Üzerinde fazla yorum yapmaya gerek yok!
Sözün bittiği bir hesap!..
Askerin bir çift çoraba, bir çift çarığa bile şiddetle ihtiyaç duyduğu Kurtuluş Savaşı başlarında yaşanan bir olayı okuyunca onu sizlerle paylaşmak istedim.
Çünkü hesap her zaman hesaptır:
***
1919 yılında Nazilli’de ilki 6 Ağustos 1919’da, ikincisi ise 19 Eylül 1919’da iki kongre toplandı.
Yurdun birbirinden uzak yerlerinde toplanan kongreleri tek bir merkezde birleştirmenin zamanı gelmişti.
Nazilli Kongresi’nin seçtiği Yönetim Kurulu, o zamanki adıyla Heyeti Milliye, Sivas’taki kongrede hangi kararların alındığını öğrenmek ve Nazilli Kongresi’nde aldıkları kararları bildirmek üzere Sivas’a bir kurul göndermeye karar verdi
Aydın’ın İlçesi Nazilli’de, Sivas Kongresi’ne gidecek heyet seçilir.
İlçe kongresinde alınan kararlar iletilecek.
Sivas’tan genel kararlar getirilecek.
Nazilli’den Hacı Süleyman Efendi başkanlığında Denizli’den Başağazade Yusuf, Muğla Mutasarrıfı Hilmi Bey, yanlarında iki sandık incirle yola çıkar.
Dinar’a kadar trenle...
Afyon’a kadar araba ile giderler.
Buradan Konya yolu ile Ulukışla’ya ulaşır.
Niğde ve Kayseri’den geçerler.
13 Kasım 1919’da Sivas’a varırlar.
Yolculuk 17 gün sürer.
Heyet, her gittiği yerde harcamayı yazar.
Dinar’da Efe’ye 10 lira vermişlerdir.
Sandıklı’da otele 3,5 lira ödenmiş.
Çay ve kahve parası 65 kuruş tutmuştur.
Dinar’dan Afyon’a 42 liraya araba kiralanmıştır.
Heyetten biri rahatsızlanmış, hastaneye gidilmiş...
150 kuruş masraf edilmiştir.
Bir ara canları kaymak çekmiş, 40 kuruşa kıymışlardır.
Su içerler bahşiş koyarlar...
Hesaba yazarlar.
Konya’da Kuvvacı Öğüt Gazetesi’ne 6 lira verirler
Hesaba geçirirler.
Bir derneğe 27 kuruş bırakırlar.
Hesaba eklerler.
İki sandık incirin navlunu 170 kuruş tutmuştur.
Hesapta gösterirler.
İncirin götürülme nedeni ise...
Kongre sırasında üyelerin ağzının tatlanması içindir..
Heyet 12 gün Sivas’ta kalır.
Belgeye bakıldığında..
36 kez yemek yenmiş..
10 tanesi ödenmiştir.
Diğer öğünleri cepten ödemişlerdir.
Devlete masraf olmaması için askeriyeye gitmiş..
Kolordu koğuşunda kalmışlardır.
Araba kirası, otel ücreti, sucuyu, elmacıya ödenen, çırağa verilen bahşiş, derneğe yapılan bağış..
Hepsinin tutarı..
398 Lira 12 Kuruş 10 paradır.
***
Nazilli’ye dönülür.
Heyet-i Milliye Merkezine harcama listesini sunarlar.
İki nüsha olarak imzalanır.
Devlet kasasında saklanır.
Hala kayıtları durmaktadır.
***
Yaşanan olayları neden mi yazdım.
Son okuduğum eser.
“Nazilli’den Sivas’a gönderilen İncir”
Yokluk, yoksulluk, çarık, yamalı çorap dönemi...
Tadımlık incirin navlununa kadar..
Kuruşu kuruşuna hesap veriliyor.
Hey gidi o günler hey!
Okuyunca duygulanmamak ve uzun yıllardır yaşadığımız Türkiye düzenine eyvah dememek ne mümkün!
Alın size ders..
Almayan zaten bu milletin atalarına ters..
Kyn.: Bütün Dünya Başkent Üniversitesi Dergisi - 1 Nisan 2014 - Zeki Sarıhan - Kimse Duymasın - Erdal İzgi