Şahsi gayretlerimizle yöremizde bir araştırma yaptık:
Trabzon'un en huzurlu ilçesi hangisidir diye. Uzun bu araştırmanın verdiği netice beklediğimiz gibi çıktı. Yani sonuç hiç sürpriz olmadı.
İlçeler içinde en huzurlu ilçe Şalpazarı'dır. Biz Trabzon diyoruz ama belki de Karadeniz'in en huzurlu ilçesidir bu şirin ilçe.
Basına yansıyan veya, polise, jandarmaya intikal eden olay sayısı o denli az ki; saymaya bile değmez.. Karadeniz’de bir Atvin Yusufeli sakinlik bakımından nam yapmış bir diğeride Şalpazarı.
Bu sonuç bir kültür işi, sosyal yaşantı biçimidir. Ufak tefek sürtüşmeler yaşlı başlı insanlar tarafından anında halledilir. Sürtüşmelerin farklı netice vermesine şans tanınmaz. Çünkü huzurun teminatı olan gerçekten akil insanları var Şalpazarı’nın.
Benim esas anlatmak istediğim bu değil. Çepni kültürünün uzantıları Beşikdüzü'ne Eynesil'e Vakfıkebir'e, Tonya'ya niçin ulaşmadı. Esas mesele bu. Şunu da söylemekte yarar var: Son yıllarda özellikle Tonya'da huzur konusunda olumlu gelişmeler var. Emeği geçenleri kutluyorum. Demem o ki; huzurun eğitimle, kültürle pek çok ilintisi yokmuş gibi... Eğer olsaydı, bu yörede en huzurlu ilçe Beşikdüzü olmalıydı.
Zira Beşikdüzü Türkiye genelinde Hekimhan ve Savşat'tan sonra yüksek tahsil oranında Türkiye üçüncüsüdür. "Ah huzur! nerdesin huzur!" Huzuru anlatırken niçin husursuz oluyoruz. Bakınız dün akşam İstanbul'dan gelen bir bayan konuğumu Havaş otobüsünden almaya gittim. Beşikdüzü önündeki altgeçitlerden geç saatlerde geçmek cesaret ister. Özellikle bayanlar için!?
Lambaların çoğu kırılmış. Altgeçitleri mesken tutan garibanlar. Ne olduğu belli olmayan müptelalar?.. İnsan merak ediyor? Buralara emniyet güçleri hiç uğramaz mı?
Hiç olmazsa, bir iki kez düdük çalarak, devletin varlığını, saygınlığını belli etmek çok mu zor? Herkesin eşi var, bacısı var. Kız öğrenciler var. Buraların tehlike saçtığını kaç kez söylemek zorundayız. Adı geçen altgeçitleri aydınlatma görevi karayollarınınmış: O da ayrı bir sorun...
Gençlere yardımcı olmak tüm aydınların görevidir diye düşünüyorum.
Son bir yıl içinde sadece " BONZAİ" den ölen gençlerin sayısı dörtyüzün üstündedir.
Tüm anne babaları, öğretmenleri, emniyet güçlerini göreve davet ediyorum. Bu gençler devletimizin, geleceğimizin garanti belgeleridir.
Gençlerine sahip çıkmayan toplumlar karanlıkta kalmış toplumlara doğru yürürler. Oysaki bizim yolomuz aydınlık olması gerekir.
Beşikdüzü’ndeki bu altgeçit bana karanlıklara doğru yürüdüğümüz hissini deruhte etti.
Lütfen bu gerçeği asla göz ardı etmeyelim...