Siyaseti en yakıcı döneminde şöyle bir kenara bırakalım.
Biraz nefeslenip Trabzon sokaklarında turlayalım. Önce Meydan Park'ında bir çay içelim, şayet  cebimizde 2 TL varsa.
Bir arkadaşımızın silüeti belirdi az öteden, yan döneyim görmesin beni ki birkaç çay da o içerse günlük yevmiyemizden oluruz!
Senin neyine Meydan Parkı deyip kalktım, Uzunsokak'tan yürüyüp Tabakane Camii'nin karşısından bir zamanların meşhur merdivenleri 40 Merdivenler'den aşağıya sarkıttım kendimi.
O ayakkabıcıların, tuafiyecilerin olduğu yerde kalabalıktan eser yok şimdi.
Yüzüme ufunetli bir sıcak gibi Kadınlar Pazarı'nın haşmeti darbeli binası ilişti. Pazardan aşağıya doğru Balık Pazarı'na uğradım, fiyatlara bir göz attım..
Anladım ki balıklar zenginler için denizde yüzüyor. Bizim gibilerin denizde bırak gemisi bir balığı bile yok.
Neyse Akçaabat durağına geçtim. Hemen Balık Pazarı'na ulanmış zaten.
Dolmuşlar dolmadan kalkmıyor. Bir de yolda ilave yolcular balık istifi bir gidişle Akyazı Stadı'nın inşaatına varıyoruz.
Karşı yamaçlarda heyelan tehlikesi yüzünden dört aydır şantiye alanına mahküm bir yoldan kıvrılıp tekrar ana yola devriliyoruz.
Yıldızlı'da yonca kavşak yapılacakmış, bu kavşakla hem tünellere hem stadyuma hem Derecik'e doğru hem de Akçabat istikametine zahmetsiz yönlenebilecekmişiz.
Ama henüz tünel inşaatlarının dışında tık yok. Oysaki birbirine entegre işler birlikte yürütmeli değil mi?
Bizim ayarımızda bir bozukluk olduğu inkar edilmez.
Sıkışmadan geniş zamanlarda iş göremeyiz. Bekleriz yumurtanın dayanmasını.
Bu şimdiye has bir hareket de değil. Aslını sorarsanız bizim milletimizin kimyasına sinmiş kötü bir huy.
Neyse Söğütlü'de TRT'nin önünde indim dolmuştan. Yolun karşısına geçtim.
Ulu Cami'nin önünde beni bekleyen birkaç arkadaşımla buluştuk.
Evim de orada olduğu için balkondan bakan küçük kızıma bir el sallayıp caminin çay ocağında oturduk.
Siyasete girenler oldu daha ilk solukta. Bugün siyaset konuşmak istemiyorum.
Aynı toplumun siyasi cenahlara ayrılmış her parçası özünde birbirinin aynıdır.
 Yangazlık yaramazlık sadece birinin hasleti olamaz. Aynı bezin yamaları değil miyiz?
Evet arkadaşlarla spor konuşmaya başladığımızıda da baktım tat yok.
Övüneceğimiz lisemizin dünya şampiyonluğu, Busenaz'ın başarıları, 1461'in PTT'ye dönmesi, alt yapıların Türkiye şampiyonlukları. Trabzonspor'un elle tutulur hiçbir başarısı yok.
En iyisi eve gidip uzanıp hıçkırıklı bir film izlemek.
Neyimize bizim hayatı anlamlı, dolu dolu yaşamak.