Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan'ın hem partisinin son genel kurulunda veda ederken, hem de Çankaya’ya çıkarken, Mustafa Kemal'in TBMM'nin açılışını bir cuma gününe denk getirmesiyle ile ilgili açıklamaları hiç tartışmasız Mustafa Kemal hakkında yapılan dindar, dinsiz tartışmaları için çok ama çok önemli oldu..
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli bir tartışmaya aslında nokta koydu.. Erdoğan'ın gündeme getirdiği bundan 94 yıl önceki telgrafta neler yazdığını merak ediyorsunuzdur.
Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920 Cuma günü açılırken, bu açılışın 21 Nisan 1920'de hem TBMM'ye hem de tüm Türkiye'ye gönderilen bildirgeyi bizzat kaleme alan Atatürk'ün samimi dindarlığını açıkça gözler önüne seren tarihi bir belge niteliğinde!..
***
Bakın neler söylüyordu..
1. Allah'ın yardımıyla 23 Nisan Cuma günü, cuma namazından sonra Ankara'da Büyük Millet Meclisi açılacaktır.
2. Vatanın bağımsızlığı, yüksek halifelik ve saltanat makamının kurtarılması gibi çok önemli vazifeleri olan Meclis’in açılış gününü, cumaya tesadüf ettirmekten maksat, o günün kutsallığından faydalanmak ve açılmadan önce sayın milletvekilleriyle Hacı Bayram Camii'nde cuma namazı kılmak, Kur’an ve namazın nurlarından faydalanmaktır. Namazdan sonra Peygamberimiz (sav)'in sakalı ve sancağı el üstünde olduğu halde Meclis binasına gidilecektir. Camiden buraya kadar olan merasim için Kolordu Komutanlığı'nca özel olarak askeri tertibat alınacaktır.
3. O günün kutsallığını güçlendirmek için bugünden başlayarak valiliklerde, vali beyefendinin düzenlemesiyle hatim indirilecek, muhayiri şerif okunacaktır. Hatmin son kısımları cuma namazından sonra Meclis binası önünde tamamlanacaktır.
4. Kutsal ve yaralı vatanımızın her köşesinde aynı biçimde bugünden başlanarak muhari ve hatm-i şerif okutularak cuma günü ezandan önce selavat verilecek ve hutbede halife padişahımızın adı söylenirken, padişahımızın ve topraklarımızın bir an önce kurtuluşu ve mutluluğa erişmesi için dua edilecektir. Cuma namazı kılındıktan sonra hatim duası yapılarak yüce halifelik ve saltanat makamının ve bütün yurdun kurtulması uğrundaki milli çalışmaların kutsallığı ve milletin her bireyinin kendi temsilcilerinden oluşan Büyük Millet Meclisi'nin vereceği vatan görevlerini yerine getirmesine ilişkin vaazlar verilecektir. Sonunda halife ve padişahımızın, din ve devletimizin, vatan ve milletimizin kurtuluşu, mutluluğu ve bağımsızlığı için dua edilecektir.
Bu dini ve vatani törenin arkasından camilerden çıkıldıktan sonra bütün yurtta hükümet konaklarına gelinerek Meclis’in açılmasından dolayı kutlama yapılacaktır. Her tarafta cuma namazından önce Mevlid-i Şerif okunacaktır.
5. Yüce Allah'tan tam başarı dileriz.
Beş maddeden oluşan bu bildirgenin her maddesi Atatürk'ün samimi, dindar kişiliğinin açık birer ifadesidir.
***
Ayrıca Atatürk, bundan bir gün sonra kısa, öz fakat son derece önemli, bütün Türkiye'ye, özellikle de askeri birliklere gönderdiği telgrafta kendisine çirkince diktatör yakıştırması yapanlara karşı çok ama çok önemliydi..
Bakın o telgrafta neler yazıyordu.
''22 Nisan 1920. Dakika tehir edilmeyecektir. Bütün illerle, bağımsız sancaklara, kolordulara... Allah'ın inayetiyle, Nisan'ın 23'üncü Cuma günü Büyük Millet Meclisi açılarak çalışmaya başlayacağından; bu tarihten sonra, bütün sivil ve askeri makamların ve bütün milletin başvuracağı en yüce merci, Büyük Millet Meclisi olacaktır."
***
Evet 12 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mustafa Kemal ile ilgili gündeme getirdiği olay bu!..
İyi ki de gündeme getirdi..
Söz konusu Mustafa Kemal'in dindar olup olmadığı ile ilgili tartışmalardan açılmışken devam edelim.. Uzun yıllardır bazı ideolojik çevreler dindar olmak ile Atatürkçü olmayı sanki birbirlerine tamamen zıt kavramlarmış gibi anlatırken, Atatürk’ü de dine karşı, materyalist bir kişi gibi göstermeye çalışmaları abestle iştigaldir..
Oysa gerek Atatürk'ü yakından tanıyan kişilerin aktardıkları bilgiler, gerekse Atatürk'ün hayatını anlatan güvenilir kaynaklar incelendiğinde, Atatürk'ün materyalist, din karşıtı olmak bir yana, aksine sarsılmaz bir Allah inancına sahip, Kuran-ı Kerim'i kendisine rehber edinmiş samimi bir Müslüman olduğu görülüyor..
Atatürk’ün dindar olmadığını söyleyenlere Gazi’nin hayatından bazı bölümler aktarmak faydalı olur.
Bunlar tarihi kayıtlarda bellidir.
AK Parti'nin kurucularından biri olan Nevzat Yalçıntaş’ın bir canlı yayında ‘Neden bunu kimse anlatmaz. Bu resmi bilgiler kayıtlıdır’ diyerek açıkladığı çok önemli bir olay vardır..
Suudi Arabistan Yönetimi Vahabi inancı gereği tüm mezarları düzenleyip yok ederken, Arabistan'dan gelen 'Bize yardım et' şeklinde başvuru üzerine Mustafa Kemal ‘Eğer Hz. Muhammed (sav)’in mezarına dokunursanız askerleriyle savaşmaya geliriz’ demiş, böylece Hz. Muhammed (sav)’in mezarının kalmasını sağlamıştır...
Kuran’ın Türkçe mealini TBMM’ye yaptırmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nı devlet içine yerleştirmiştir.
Aydın din adamı yetişsin diye imam hatipler açmıştır.
Anıtkabir’de sergilenen cep Kur’an’ını hep üzerinde taşımıştır.
Döneminde Milli Eğitim Bakanı’nın getirdiği ateist fikirler işleyen bir kitabın okullarda okutulmak istenmesinden dolayı şiddetle bakanı eleştirmiş ve kitabın yazarı olan öğretmenin de meslekten uzaklaşırılmasını istemiştir.
İslam dini kurallarına göre defnedilmesini vasiyet etmiştir.
İşte Mustafa Kemal Atatürk bu..
Kasıtlı, art niyetli bir şekilde Mustafa Kemal'i din düşmanı gibi gösterenler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da gündeme getirdiği TBMM'ye gönderdiği telgrafa, bizzat Mustafa Kemal tarafından okutulan dualara bakmak gerekmez mi?
Son sözümüz 12. Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan'a başarılar diliyoruz. Ülkemiz ve Türk milleti için hayırlı olsun.