İlk maçta cezalı oyuncu oynat, ikinci maçı yayınlatma..
Oh ne ala, ne güzel bir dünya..
Hal böyle olunca, insanın aklına gelmiyor değil; bir cinlik, bir şeytanlık..
Kimsecikler görmesin, bilmesin, izlemesin taktiği mi yoksa..!
Sözüm ona teknoloji çağı. Zorlama olmazsa onu da yapmayacaklar.. Ve maç kulübün internet sitesinde. Dakika yok, skor yazmıyor, yayın esnasında kameranın pili de bitiyor.
Avni Aker’deki maçın en iyilerinden Bosingwa’nın sakat, Kevin’in hasta, Cardozo’nun yedekler arasında olması Trabzonspor’un oyun anlayışını bayağı bi etkiledi. Onların yerine forma giyen Zeki, Fatih ve Deniz’in de beklenenin ve de tahmin edilenin altınca olunca, Bordo-Mavili takım organize olamadı. İlk yarı Deniz, ikinci yarı Sefa, girdiği pozisyonları değerlendirebilseydiler, siteyle aynı anda Rostovlu futbolcuların pili bitebilirdi.
Rostovlu oyuncular, durumu var olma/yok olma meselesi haline getirmiş olacaklar ki, her oyuncu canını dişine taktı. Hakemi etkilemek adına ikili mücadele sonrası yere yatıp çok iyi “ölü taklidi” yaptılar, tıpkı maçın yayımlanmasını istemeyen Rostovlu yöneticiler gibi.
İyi mücadele etti Trabzonsporlu oyuncular. Bunun yanında orta saha topa biraz daha sahip olup, başta Soner olmak üzere, oyunu ve arkadaşlarını yönlendirebilseydi; oyun da, skor da Trabzonsporluları mest ederdi.
Sonuçta bu bir Avrupa maçı.
Korkumuz; kapalı kapılar ardında ince oyunlar dönebilir mi yönündeydi. Söz konusu Rusya olunca, insanın içine kurt düşmüyor değil. Her ne kadar zor zar izlediğimiz maçtan net bir şey anlamamış olsak da gördüklerimizi ve düşüncemizi yazdık.
Bir gerçek varsa, o da birilerinin gidemediği Avrupa’da Trabzonspor’un borusu ötecek ya.. O da Trabzonsporlulara gurur veriyor. Tebrikler uşaklar!