Ne diyor milli şairimiz Mehmet Akif..
“Sen ben desin efrad, aradan birliği kaldır..
Milletler için işte kıyamet o zamandır..”
İşte Türkiye’miz üzerinde oynanmak istenen oyun budur..
Son yıllarda yaşanan çarpıcı gelişmeler, Türkiye’nin milli birliği ve bütünlüğü üzerinde kara bulutların dolaştırılmaya başlandığının kanıtı olmuştur..
İşte son olarak milletin el koyması ile amacına ulaşamayan, TSK içine sızmış FETÖ tarafından yapılan 15 Temmuz darbe girişimi, her şeyi açık ve net ortaya koymuştur..
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da belirttiği gibi, bu hain girişimde bir üst akıl vardır..
Çünkü asla ve asla sadece Türkiye odaklı olduğunu düşünmüyoruz.
Girişimin ardından ortaya çıkan manzara vahimdir..
Bu manzaraya neden olanlardan mutlaka ama mutlaka hesap sorulmalıdır..
Sorulurken de MGK’nın tavsiyesi ile Bakanlık Kurulu tarafından Olağanüstü Hal ilan edilmesi, son derece yerinde bir karardır..
Çünkü görülüyor ki, sadece bugünkü iktidar değil, 80’li yıllardan sonra gelen her iktidar bu yapılanmanın önünü kandırılarak açmıştır.
Bir düşünün Cumhurbaşkanından Kuvvet Komutanlarına kadar hepsinin en yakınındaki asker yaverleri satılmış isimler çıktı..
O nedenle..
Türkiye’nin bu yapılanmadan kurtulması, aydınlığa çıkması için A’dan Z’ye hukuk çerçevesinde en iyi şekilde araştırılarak gereken temizliğin yapılması, kaçınılmaz bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır.
Milli bir görevdir..
Bu görev sadece bugünler için değil, ülkenin yarınları için olmazsa olmazdır..
15 Temmuz gecesi siyasi görüşü ne olursa olsun herkesin devletinin yanında olması, siyasi parti genel başkanlarının, Cumhurbaşkanının el ele vermesi ‘İşte Türkiye bu’ dedirterek ülkenin rahat nefes almasının da önünü açmıştır..
İlk kez böylesine özlenen bir tablo oluşmuştur.
Bu nedenle Olağanüstü Hal kararına milletin bütün fertleri sadık kalarak, ‘Milli birlik ve beraberlik’ ülküsü ile dayanışma halinde olmalıdır.
***
Görülüyor ki..
Milli birlik ve beraberlik, milletçe birliği, bir arada yaşamayı ve bütünlüğü belirtir.
Milli birlik ve beraberlik, bir arada yaşayan millet fertlerini, birbirine sımsıkı bağlar.
Milletçe birlik, milleti oluşturan unsurlarda birlik, beraberlik ve bütünlük demektir.
Milli birlik ve beraberlik ortak amaçlarda da, idealde de birliği ifade ediyor..
Milli birlik ve beraberlik aynı zamanda milli devletin gerçekleşme vasıtası olduğunu anlatıyor..
Milli birlik ve beraberlik, önce milleti teşkil eden unsurlarda birlik ve beraberlik demektir.
Millet her şeyden önce, sınırları tarihte hazırlanmış ve mücadelelerle çizilmiş bir vatana dayanır.
Milletle vatan arasındaki ilişki, vatanın milli varlığın heyecan kaynağı olmasından, toplumsal varlığımızın devamını ve düzenini toprağa, ülkeye bağlı olarak sağlamış olmasındandır.
Vatan, milletin müşterek hatıralarını, iftiharlarını, gururlarını, müşterek acılarını ve isteklerini bünyesinde taşır.
Üzerinde kanlar akıtılan bu vatan toprakları böyle vatanımız olmuştur..
***
Türkiye bağımsız bir devlettir..
Bağımsız devlet, diğer devletlerin ve milletlerarası kuruluşların etkisi altında kalmadan, devlet olarak iradesini açıkça kullanan devlettir.
Türkiye’nin bu son süreçte sürekli hedef ülke olmasının arkasında yatan gerçek de kendi iradesini artık kendinin belirlemesidir..
***
Şunu unutmayalım..
Devlet, gücünü milli birlik ve beraberlikle sağlar.. Türk milletini ırk, mezhep ve sınıf kavgalarıyla bölmeye kalkışacak olanlara karşı en sağlam savunma aracı, milli birlik ve beraberliktir.
İşte 15 Temmuz gecesi ellerine aldıkları bayraklarla sokağa inen, tankların önüne çıkan millet iradesi, tarih yazmıştır..
Yarınlar için de dosta düşmana en güzel şekilde ‘Söz konusu vatansa gerisi teferruattır’ı sözde bırakmamış, kanıtlamıştır..
15 Temmuz gecesi başlayan ve devam eden bu büyük dayanışma, içeride sağlanan milli birlik ve beraberlik, aynı zamanda dışarıya karşı da devletin gücünü ortaya koyması açısından gurur vesilesi olmuştur.
En önemlisi bu büyük milli dayanışma, milli birlik ve beraberlik Türkiye üzerinde emelleri olanların sinsi heveslerini kursaklarında bırakmıştır.
Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını bir kez daha gördüler..
Artık ülkesinin üzerine oynanan oyunları iyi gören, gerektiği zaman sahaya inmesini bilen, vatanına, bayrağına, devletine canı pahasına sahip çıkan bir milli irade ortadadır.
15 Temmuz bu açıdan yeni bir milat olmuştur..
***
Darbeye karşı tankların önce önüne sonra üstüne çıkan, altında kalan, silahların hedefi olan, TRT’yi gidip darbecilerinin elinden alan, silaha karşı imanı ile çarpışan, kadını, çoluğu çocuğu, erkeği, engellisi günlerdir demokrasi nöbeti tutan bu büyük irade, tarihe gururla not düşmüştür..
Başkomutanı ile..
Milletvekilleri ile..
Medyası ile..
Siyasi parti genel başkanları ile..
Sivil toplum örgütleri ile..
İş dünyası ile..
Spor camiası ile..
Türk milletinin her ferdi ile..
Türkiye Cumhuriyeti resmen tarih yazmıştır..
Anayasamızın 3. maddesinin, “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür” hükmünün yerine getirilmesi gözleri yaşartmıştır..
Türk devleti, Türk milleti Anayasa’nın öngördüğü gibi varlığını ve varlığının devamını milli birlik ve beraberlikte sağladığını kanıtlamıştır..
Acı tecrübelerle artık Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
İhanet milletin duvarına çarpmıştır..
***
O nedenle..
Devletin OHAL kararı, aydınlığa çıkmanın adıdır..
OHAL demek..
Söz konusu vatansa gerisi teferruat demekten başka bir şey değildir..
Milli şairimizle başladık yine onun çok güzel sözü ile bitirelim..
“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez..
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez..”
***
İşte 15 Temmuz gecesi..
Türk milletini top vurdukça sindiremedi.