Pazartesi günü okullarda yeni dönem başladı. Öğretmenlerin bir kısmı yeni döneme problemlerle giriyor. Özellikle birinci sınıf öğretmenlerinin bir kısmı daha da sıkıntılı… Sıkıntıların başında yaşı küçük olan öğrencilerin bu dönem ilkokula başlamaları geliyor. Bilindiği üzere, 2012-2013 eğitim ve öğretim döneminde Türkiye’de eğitim alanında önemli değişim ve gelişmeler yaşandı.
Kamuoyunda 4+4+4 diye tabir edilen değişiklik ile öğretim kademeleri ilk, orta ve lise diye üçe ayrıldı. Yeni sistem uzun uzadıya tartışma konusu yapıldı. Kimilerine göre yeni yapılanma, toplumumuz açısından önemli değişimin önünü açarken, kimileri ise var olan mevcut sistemin ıslahını savunmaktaydı. Eleştirilerin odağında olan önemli bir nokta ise ilkokula başlama yaşının düşürülmesiydi.
Sonuçta eylül ayıyla beraber, yeni kademelendirilmiş okul sistemi ve farklı yaş aralıklarında bulunan birinci sınıf öğrencileri aynı sınıflarda ders görmeye başladı. Dönem başı ailelerin bir kısmı tedirginlikle çocuklarını okula gönderdi. Buna ilaveten öğretmenler ve eğitim sisteminin farklı ögeleri de yeni bir sistemi uygulamanın stresi içindeydi.
İlk yarıyılın sonunda yeni uygulamayla ilgili olarak, eğitim sisteminin paydaşlarında farklı izlenimler oluştu. Özellikle fikirlerini sorduğumuzun birinci sınıf öğretmenlerinin önemli bir kısmı dertli. Sıkıntıların bazıları, yaşı küçük olup daha önce okul öncesi eğitim almamış ve okul deneyimi olmayan öğrencilerden kaynaklanmakta. Bu öğrencilerin bir kısmı, okula ve sınıfa uyum problemleri yaşamaktadırlar.
Buna ilaveten, kas gelişimini tamamlayamayan öğrencilerin bazıları kalem tutmada problem yaşamaları nedeniyle istenilen seviyede yazı yazamamaktadırlar. Kendilerinden yaşça büyük olan öğrencilerden okuma ve yazmada geri olan bu çocukların psikolojik olarak da etkilendikleri dile getirilmektedir.
Yerleşik toplumlar, eğitim ve diğer alanlarda yapılan önemli dönüşümler öncesi, dönüşümün taraflarıyla ciddi saha çalışmaları yapmakta ve bu çalışmaların sonuçlarına göre politika belirlemektedirler. Bu noktada ilk yarıyılın ışığı altında yapılması gereken, yeni uygulamayla eğitim sisteminde ortaya çıkan problemleri iyi değerlendirmek ve onlara çözüm üretmek olmalıdır.