Trabzon’un Ortahisar Mahalle Muhtarı Süleyman Yaşar Kara, mahallenin altyapısından sosyal yardımlarına, turizm hedeflerinden kültürel mirasına kadar pek çok konuda önemli bilgiler paylaştı
ORTAHİSAR MAHALLESİNDE ALT YAPI VE ÜST YAPI SORUNLARI BİTTİ
SIRADA KÜLTÜR
HAZİNESİ VAR
Trabzon’un Ortahisar Mahalle Muhtarı Süleyman Yaşar Kara, mahallenin altyapısından sosyal yardımlarına, turizm hedeflerinden kültürel mirasına kadar pek çok konuda önemli bilgiler paylaştı
ASIRLIK GEÇMİŞ KORUNMALI!
Mahallenizin en temel sorunları nedir?
Ortahisar Mahalle Muhtarı, mahalledeki tarihi dokuya dikkat çekerek kale içinde devasa bir tarihin yattığını belirtti. Yetkililerin bu alana daha fazla ağırlık vermesi gerektiğini savunan Muhtar Kara, bakanlık ve turizm müdürlüğü düzeyinde daha fazla destek beklediklerini ifade etti. Kara, “Bizim mahallemizin hiçbir ciddi altyapı veya üstyapı sorunu yok; bu çalışmaları tamamen tamamladık. Belediyelerimizin aracılığıyla sokak sağlıklaştırma projeleri başladı ve hızla devam ediyor. Yani Ortahisar’ı tarihi kimliğine yakışır bir görünüme kavuşturmaya uğraşıyoruz. Tabii ki bazı sitemlerimiz de var. Bundan sonra burada yapılacak tek şey, bölgenin tarihi kimliğini ön plana çıkarmaktır; çünkü ihtiyacımız olan tüm temel hizmetleri zaten aldık. Burası öyle bir yer ki, Fatih'in fethettiği Trabzon'un tam merkezi... Bu yüzden buradaki tarihi mutlaka gün yüzüne çıkarmak lazım. Yaklaşık altı yedi senedir kale içinde arkeolojik kazılar yapıyoruz. Orada Osmanlı, Bizans ve Roma dönemlerine ait birçok eser çıktı ve hâlâ da çıkmaya devam ediyor. Bizim buradaki en önemli amacımız, bu tarihi zenginliği öne çıkararak bölgeyi bir Antalya Kaleiçi ya da bir Safranbolu gibi bir turizm merkezi haline getirmektir. Ancak ne yazık ki merkezi yetkililer bu konuda yeterince duyarlı değil. Belediyeler imkanlarının üzerinde yardımcı oluyorlar fakat Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün ve Bakanlığın buraya çok daha fazla katkı sağlaması lazım. Tek başıma ya da sadece yerel yönetimlerin uğraşmasıyla bu büyük işler çözülmez. Burada yılda yalnızca üç dört ay arkeolojik kazı yapılıyor. Geçenlerde bakan yardımcısı geldiğinde de bu konuyu görüştük; biz bu çalışmanın 12 aya yayılmasını istiyoruz. Elbette bunun için bütçe, personel ve ekipman gerekiyor ancak imkanların yeterli olmadığını söylüyorlar. Oysa mahallemiz, asırlık geçmişiyle korunması gereken çok eski bir yerleşim yeridir” dedi.

VİZYONUMUZ BÜYÜDÜ
“En büyük meselemiz de amacımız da bu tarihi kimliği ön plana çıkartabilmek” diyen Muhtar Kara, mahalledeki tarihi dokunun ortaya çıkarılması ve bölgenin turizme kazandırılması gerektiğini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:
“Özellikle Tanjant Yolu’nun üst kısmında yer alan beş altı sokağımızdaki binalar çok eski ve bir kısmı tamamen boş durumda. Geçmişte bu boş evlerde zaman zaman uygunsuz işler yapılıyordu; gerçi aldığımız önlemlerle bunların önüne geçtik. Biz bu bölgede kentsel dönüşüm istemiyoruz; çünkü buralar tam kale surlarının önü. Yapılması gereken asıl şey, o alanların kamulaştırılarak kale surlarının tamamen gün yüzüne çıkartılmasıdır. En büyük meselemiz de amacımız da bu tarihi kimliği ön plana çıkartabilmek. Emin olun, şu an arkeolojik kazı yaptığımız yer ileride açık hava müzesine dönüştürüldüğünde buralar ziyaretçi akınına uğrayacaktır. Çok iddialı söylüyorum: Sümela Manastırı buranın yanında bir hiç kalır, bölge o kadar değerli. Burada Osmanlı, Bizans, Roma ve hatta daha da geriye gidersek Cenevizlilerin hüküm sürdüğü dönemlerden kalan dünya kadar eser var. Ne yazık ki hepsi toprağın altında kalmış. Şimdi yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor ama yılda sadece birkaç ay çalışılabildiği için bu hızla kazıların tamamlanması mümkün değil. Daha yoğun bir mesaiyle sürecin hızlandırılması gerekiyor. Bizim devletimizden, Ortahisar ve Büyükşehir Belediyelerimizden tek isteğimiz, Ortahisar Mahallesi'nin tamamen tarihi kimliğine kavuşturulmasıdır. Bugüne kadar hiçbir talebimize 'yok' demediler, her zaman yanımızda oldular. Ancak bu bahsettiğim proje çok büyük ve vizyoner bir iş. Ortahisar tarihi kimliğine elbet dönecek; ama ne zaman döner, bizler görür müyüz bilemem. İnşallah görmeyi arzu ediyoruz. Kanuni Sultan Süleyman'ın Ortahisar Mahallesi'nde doğduğunu biliyor musunuz? Biz çok araştırdık ve doğduğu evin yerini tam olarak tespit ettik. Ancak bu yapıya ait hiçbir görsel kaynak yok; üniversitedeki hocalarla da görüştük, mimarisinin nasıl olduğunu bilen çıkmadı. Mahallemizde yaşayan çok yaşlı bir teyzemiz, yıkılmadan önce orayı gördüğü için evin şeklini bize tarif etti. En azından bu tariften yola çıkarak Kanuni'nin doğduğu evin bir benzerini, yeri belli olan o alanı kamulaştırarak yeniden inşa edebiliriz. İşte o zaman Ortahisar gerçek bir turizm merkezine dönüşür. Benim tek derdim tarihe, asıl kimliğimize dönüş yapabilmek. Artık taleplerimiz ve vizyonumuz büyüdü. Böyle köklü bir mahalleyi mutlaka değerlendirmemiz lazım. Surlardan ve Zağnos Vadisi'nden Ortahisar Mahallesi'ne açılan tarihi tünellerimiz var. Bu tünellerden bir tanesini bile turizme açabilsek, turist kafileleri o kapıdan girip Ortahisar’dan çıkacak. İnanın, o zaman burada adım atacak yer kalmayacaktır”

HER ŞEY ZAMANLA OTURACAK
Mahallede gençlere, çocuklara yönelik sosyal yaşam alanları var mı yeterli mi?
Muhtar Kara, mahallede çocuk parkı bulunmamasının nedeninin sit alanı statüsü olduğunu belirtti. Kara, “Şu anda mahallemizde maalesef bir çocuk parkımız yok. Peki, niye yok? Çünkü burası sit alanı ve belediyenin de bu bölgede kendi mülkü bulunmuyor. Çocuk parkı yapmayı planladığımız alanlar için de izin verilmiyor. Mahallemiz coğrafi olarak küçük bir yerleşim yeri olduğu için bu konuda elimiz kolumuz bağlı kalıyor, pek bir çalışma gerçekleştiremiyoruz. Aslında bölgede genel anlamda ciddi bir çalışma yürütüldü ve buranın çehresi tamamen değişti. Yollar yapıldı, ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirildi, altyapı yenilendi ve elektrik kabloları yer altına alındı. Bu açılardan hiçbir sorunumuz yok. Ancak bazı eksikliklerin giderilmesi için zamana ve bütçeye ihtiyaç var; hükümetimizin de ekonomik durumu ortada. Biz millet olarak biraz sabırsızız, her şey hemen yapılsın istiyoruz ama bu süreçler kolay değil. Her şey zamanla, planlı bir şekilde yerine oturacaktır” ifadelerini kullandı.
YAŞLI VE ÖZEL BİREYLERE BAKIMEVİ PROJESİ
Yaşlı ve özel bireylere yönelik, onların sorunlarını gidermeye yönelik yapılan projeler var mı?
Kara, devlet ve belediyelerin sosyal yardım alanında önemli çalışmalar yürüttüğünü belirterek, muhtarlığın en önemli görevlerinden birinin bu hizmetlere aracılık etmek olduğunu söyledi. Kara, hasta bakımı, ev temizliği ve yemek yapamayacak durumda olan vatandaşlara yönelik desteklerin ilgili kurumlar tarafından sağlandığını ifade etti. Ayrıca Türk Kadınlar Konseyi Derneği ile birlikte Alzheimer ve Demans hastalarına yönelik gündüz bakımevi kurulması için uzun süredir çalışma yürüttüklerini aktardı. Kara, “Vallahi devletimiz bu konularda bizlere bayağı yardımcı oluyor. Hasta bakımından tutun ev temizliğine, evinde yemek yapamayacak durumda olanların sıcak aşından ikramına kadar belediyelerimiz, devletimiz ve hükümetimiz gereken tüm yardımları yapıyor. Bu noktada bize çok bir şey kalmıyor, sadece vatandaş ile kurumlar arasında aracılık yapmak düşüyor. Örneğin, bir vatandaşımızın talebi olduğu zaman biz hemen devreye girip ilgili yerlerden talepte bulunuyoruz ve yardım anında ulaşıyor; o konuda hiçbir sıkıntımız yok. Ancak bunun yanı sıra, bizim yıllardan beri üzerinde durduğumuz bir 'Alzheimer ve Demans Hastaları Gündüz Bakımevi' projemiz var. Bu çalışmayı Türk Kadınlar Konseyi Derneği ile beraber yürüttük. Şu anda bu konu hem Ortahisar Belediye Başkanımızın hem de Büyükşehir Belediye Başkanımızın seçim programında yer alıyordu; ikisi de projeyi gündemine almıştı. Bu iki belediyemizden birinin projeyi hayata geçirmesi, Trabzon'a yapılacak en büyük hizmetlerden biri olacaktır. Aslında yapılması gereken ve yapmayı düşündüğümüz daha çok iş var fakat dediğim gibi iş dönüp dolaşıp maddiyata dayanıyor. Bizim istemekten başka bir yaptırım gücümüz yok; biz rica makamıyız, diğer kurumlar ise icra makamı. Biz talep ederiz, icra makamı ise bunları gerçekleştirir. Bizler elimizden geleni fazlasıyla yapıyoruz. Sadece buradaki valilik ve belediyelerle de sınırlı kalmıyor, işlerin çözülmesi için bakanlıklara kadar başvuruyoruz. Ankara'ya gidiyor, şehrimize geldiklerinde bakanlarımızla ve milletvekillerimizle doğrudan görüşüyoruz. Ancak bu bakımevi projesinin yavaş ilerlemesi konusunda biraz muzdaribim; bazen projenin göz ardı edildiğini, kimsenin umurunda olmadığını hissediyorum. Tabii ki herkes bizimle aynı hassasiyeti taşımak veya bizim gibi düşünmek zorunda değil. Bizim tek derdimiz halkımıza hizmet etmek. Madem bu makamı işgal ediyoruz, görev süremiz bittiğinde geride kalıcı ve anlamlı bir eser bırakmamız lazım” diye belirtti.

SOSYAL YARDIMLAR SINIR ÖTESİ
Mahalle muhtarlığı sınırlarını aşarak Türkiye genelinde bir sosyal yardımlaşma ağı kuran Ortahisar Mahalle Muhtarı Kara, ihtiyaç sahibi vatandaşlar için kışın kömürden okul döneminde eğitim desteğine, ayakkabı değişiminden gelinlik teminine kadar her alanda koşturduklarını anlattı. Kara, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ben burada 18 seneden beri muhtarlık yapıyorum ve bu süre boyunca bizim yaptığımız en büyük iş sosyal yardımlar oldu. Öyle ki bugün benden yardım isteyen ilçe belediyeleri var; onlara da elimizden geldiğince destek oluyoruz. Bugün Türkiye'de eşi benzeri olmayan bir projeye imza atıyoruz; bizim bir gelinlik kampanyamız var. Evlenecek olup da gelinlik almaya gücü yetmeyen genç kızlarımıza ücretsiz gelinlik temin ediyor ve bu gelinlikleri Türkiye'nin dört bir yanına ulaştırıyoruz. Son iki yılda tam 140 gelinlik verdik. Bunun yanı sıra 12 ay boyunca kesintisiz devam eden bir gıda yardımımız mevcut. Bu yardımlarda önceliğimiz elbette kendi mahallemizde oturan vatandaşlarımız; ancak buradaki ihtiyaçları giderdikten sonra başka mahallelerden gelen talepleri de geri çevirmiyoruz. Örneğin, birazdan bir kadın gelecek; dün kendisine ayakkabı vermiştim, Cumhuriyet Mahallesi'nden geliyor. Ayakkabı küçük geldiği için şimdi onun değişimini yapacağız. Çocuklar için de durum aynı; kış kapıya dayandığında kömür yardımı, okullar açıldığında ise eğitim ve kırtasiye yardımı yapıyoruz. Yani bizim mahallemizde bu insani hizmetler hiçbir zaman bitmiyor“

>>ÖZEL HABER: Gülcan AYDOĞAN