Zeminin ama öyle/ama böyle bir şekil onarılması lazım..
Eleman bulma konusunda sıkıntı yaşarsanız, 2011 yılında tarla ekim-biçim işlerinde başarılı olanlara müracaat edin, kaşla göz arasında başlasınlar, göz açıp kapatıncaya dek “şipşak” bitirsinler!
Avni Aker o şekil olduğu müddet rakipler için avantaj olacağı unutulmasın.
***
Toplum olarak mert olanı- peşin konuşanı çok severiz, en azından öyle deriz, öyle biliriz.
Ne hikmetse bu değerlendirmeye teknik adamları pek koymayız.
Mesela Vahid Hoca.
Hoca maçtan bir gün evvel yaptığı basın toplantısında futbol dilinde gerçekleri söyledi söylemesine de, ne demek istediğini ne tercümanı anladı, ne de futbolun uzmanları!..
Ülkede 17 bin olan teknik adam sayısı bir anda milyonlara ulaştı!
“Böyle açıklama olur mu?”
Zenginin malı züğürdün çenesini yorar misali.
İngiltere’ye golü olmayan ülkenin bazı futbolseverleri, teknik adamları ve futbol uzmanları balıklama daldı mevzuya.
Dök, dök ye..!
***
Yıllardır alıştık ya, siyasetçilerin seçim öncesi bol keseden atmasına, hoca da maç öncesi bazı siyasetçiler gibi seri atışlar yapsaydı ondan iyi bilen, ondan iyi düşünen olmazdı.
Bir arada yeterli-gerekli çalışmayan, birbirini yeterince tanımayan oyuncu topluluğu için rakip kim olursa olsun farklı açıklamalar yapılmamalı.
Öyle ya birader, işin içinde tepetaklak çakılmak da var. Örnekleri çok yaşanmıştır.
Bosnalı adam, Nasrettin hoca gibi baştan dövüyorsa yanlış mı yapıyor?
Oyuncular üzerinde farklı bir motivasyon uyguluyorsa; fena mı yapıyor?
Ülke insanları olarak şatafatlı cümleleri duymaya alışık olduğumuzdan bu tür cümleler doğal olarak can sıkıyor. Normaldir!
***
Rostov diri takım. Kasaplık hüneri de var bazı oyuncularının. Kurban bayramı yaklaştı, kasap ihtiyacınız olursa; Rostovlu futbolcular tercih edilebilir mesela..!
Zemine rağmen ve öyle takıma karşı oynayan Trabzonspor sakat vermediği için Trabzonspor’u yönetenler tesislerde bir yerde kurban kesmeliler..!
***
Hakemin de Recep İvedik’ten farkı yoktu hani. Laf aramızda, halı sahada maç yönetsin, vatandaştan eşek sudan gelinceye dek dayak yer. Dayağı atan kişi mola vermeden yapar o işi.
Tamam, Trabzonspor’un ilk golü ofsayt. Verilmeyen iki penaltısı var. Gösterilmeyen kırmızı ve sarı kartlar dahası.. İkili mücadelelerde taktir hakkını Rostovlu oyunculardan yana kullanması, insanları ifrit ettiren bir diğer etkendi.
O anlamda sabır gösteren Bordo-Mavili oyuncuları kutluyoruz. Aynı Trabzonspor’u iki ay sonra izleyenler, sakın ola televizyonun ve de anten ayarlarıyla oynamaya kalmasınlar!
Zira bu takımda hayat var; azıcık sabır. Birazcık “duygusal zekâ..”
Vahid Hoca, futbolun acımasız olduğunu, “Acıyanların acınacak duruma düştüğünü-düşeceğini” bilerek düşünerek, süreyi idareli kullanmaya çalışıyor.
Adam Trabzon’u çok iyi biliyor anlayacağınız, yoğurdu üfleyerek yiyor. E kendini de garantiye almak istemiyor değil. Bırakın da o kadar olsun canım!
***
Unutmadan, maç sonu “ Tur garanti değil” der, Vahid hoca.
Buyurun size bir haftalık malzeme.
İster Rosto(v) yap, ister tas kebabı.
Ha “ Yetmez, kesmez” dersen,
Haftaya ligler başlıyor, Kayseri pastırmasına devam et..!