Değerli okurlarımız Torba Kanun ile Vergi Usul Kanununa (VUK) 153'üncü maddeden sonra gelmek üzere 153/A maddesi eklenmektedir.
Maddenin başlığı “Teminat uygulaması” olup, sahte fatura düzenleyenlerin tekrardan mükellefiyet tesis ettirmek istemeleri halinde ya da sahte fatura düzenlediklerinin kesinleşmesi halinde teminat isteme şartlarının neler olacağı düzenlenmekte ve meslek mensuplarının sahte fatura düzenlemeye iştirak etmeleri halinde sorumluluklarının nasıl olacağı düzenlenmektedir.
Bu yazımızın konusunu sahte fatura düzenleyenlere yönelik getirilen düzenlemeler oluşturacaktır. Önümüzdeki yazımızda ise, sahte fatura düzenlenmesine meslek mensuplarının iştirak ettiğinin tespit edilmesi durumunda meslek mensuplarının sorumluluklarının neler olacağı ele alınacaktır.
Sahte fatura düzenlediği tespit edilenlerin tekrardan mükellefiyet tesis ettirmek istemelerine yönelik getirilen düzenlemeler
Sahte fatura düzenleme olayı VUK 359'uncu madde uyarınca suç sayılmış ve sahte fatura düzenleyenlerin 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacakları düzenlenmiştir. Bu düzenleme yeterince caydırıcı olmamıştır. Gerçekten de, sahte fatura düzenleyenlerin mükellefiyetleri vergi dairelerince re'sen terk ettirilmekte ancak yeni şirketler kurularak yola devam edilmektedir. İşte VUK'a 153/A maddesi olarak eklenen düzenlemenin birinci fıkrası ile başkaca ticari, zırai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirildiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi halinde mükellefiyet kaydı terkin edilmekte olup, mükellefiyeti vergi dairesince terkin edilen,;
- serbest meslek erbabı,
- şahıs işletmelerinde işletme sahibi,
- adi ortaklıkta ortaklardan her biri,
- ticaret şirketlerinde; şirketin kanuni temsilcileri, yönetim kurulu üyeleri, şirket sermayesinin asgari %10'una sahip olan gerçek veya tüzel kişilerin ya da bunların asgari %10 ortağı olduğu veya yönetimde bulundukları teşebbüslerin,
- tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlerin veya,
- düzenlenen raporda fiilllerin işlenmesinde bilfiil bulundukları tespit edilenlerin işe başlama başlama bildiriminin alınması halinde, bunlar adına mükellefiyet tespit edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödenmiş ve 6183 sayılı Kanunun 10'uncumaddesinin birinci fıkrasının 1 (para), 2 (bankalar veya özel finans kurumlarınca verilen süresiz teminat mektupları) ve 3 (hazine Müsteşarlığınca çıkarılmış Devlet iç borçlanma senetleri veya bu senetler yerine düzenlenen belgeler) sayılı bentlerinde sayılan nev'iden 50.000 Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın yüzde onundan az olmamak üzere teminat verilmiş olması şarttır.
Bu düzenlemedeki önemli husus başkaca başkaca ticari, zırai ve mesleki faaliyet bulunmayıp, sadece sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirilmiş olmasıdır. Bu şu anlama gelmektedir; sahte fatura düzenleyen ancak gerçekten ticari zırai ve mesleki faaliyeti bulunanlar bu madde düzenlemeleri kapsamına girmeyecektir.
Sahte belge düzenleyenlerden alınan teminatlar, teminatın alınmasını takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl içinde, sahte veya muhteviyetı itibariyle yanıltıcı belge kullanılması hali hariç 359'uncu maddede sayılan fiillerden herhangi birinin işlenmediğinin tespit edilmesi halinde; alınmış olan teminat başkaca vergi borcu bulunmaması kaydıyla mükellefe iade edilecektir. Ancak, söz konusu fiillerişlenmiş olur ise, mükellefiyet VUK 160/3 fıkrasına göre terkin edilecek, terkin tarihi itibariyle ödenmemiş vergi borçları ile işlenmiş olan fiillerden doğan vergi borcu alınan teminattan mahsup edilecek ve artan tutar mükellefe iade edilecektir.
(Devamı yarın)
- - - - -