Her şeye siyasi bakan insanlardan çektiği kadar, hiçbir şeyden çekmedi bu ülke..
İşe adam mı alınacak..
‘Gelsin bizimki.’
Terfi, tayin mi yapılacak.
Yeterlidir, değildir önemli değil..
‘Filanca olsun bizdendir’
Bu uygulama doğru olmasa da, hemen her iktidarın az çok başvurduğu yöntem olduğundan, ülkemiz siyaset mantığında bir yere kadar anlaşılabilir.
**
Ancaak, iş spora geldi mi, dur orada arkadaş!
O kadar da uzun boylu değil..
Yani siz Sayın Cumhurbaşkanı’na yaranıp, belki de 2015 seçimlerinde listede iyi bir yer kapacaksınız diye, sporu siyasetin emireri yapamazsınız..
Neymiş, Akyazı’ya Sayın Cumhurbaşkanı’nın adını verecekmiş!
Burada söz konusu olan Cumhurbaşkanı’nın kendisi değildir.
Sadece Recep Tayyip Erdoğan değil..
Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Alparslan Türkeş, Muhsin Yazıcıoğlu, Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu da olmaz, olamaz..
**
Spor alanları bir yerde siyasetten kaçanların sığınma yerleridir.
Her olaya siyasi gözle bakanlar da, bu gerçeği değiştiremez.
Kaldı ki, Başkanı Başbakanın otobüsüne çıktı diye bu takım bir sezonu neredeyse seyircisiz oynadı. Çünkü Trabzonspor siyasetin nimetlerinden yararlanır ama, kendisinin siyasi bir kimliği yoktur.
O bir şirket takımı, aile takımı değildir.
Her türlü siyasi görüş ve kuruluşa yakın olanlarla, siyasetten nefret edenlerin ortak paydasıdır.
Böyle bir şeyi düşünmek dahi, Trabzon futbolunun köklerine su döküp can verenlere ihanettir.
Ayrıca meşin topu kabak sananlar bilmese de, futbol öyle bir bombadır ki, nerede, ne zaman, nasıl patlayacağı belli olmaz!
Adama kaş yaparken göz çıkartır.
Ve bu iş herkesten çok Sayın Cumhurbaşkanı’na zarar verir..
Zaten yeterince karşıtı var, bunlara yenilerini eklemek mi amacınız?
**
Ve de hayatın tartışılmaz bir gerçeğidir..
Doğal olarak Sayın Cumhurbaşkanı 15 yıl sonra bugünkü havasını, gücünü, etkinliğini yitirdiğinde tesislere vermek için, başka isim mi arayacaksınız?