Beyaz TV diye bir televizyon var. Beyaz mı kara mı orasını bilmem ama Ertem Şener'ın sunuculuğunu yaptığı Beyaz Futbol programında Trabzonspor'un Teknik Direktörü Ersun Yanal'a daha Trabzon'a ayak basmadan karalamalar yaptıkları izleyenlerin malumudur.
Ağzında doğruluk ıslanmayan yorumcular Ahmet Çakar, Sinan Engin ve R. Ozan Kütahyalı vur abalıya mantığıyla hareket edip duruyorlar. Şikede biraz erkekleşen Çakar, sözümona bazı gerçeklerin ortaya çıkmasından sonra tarlaları ekinleri unutup yeşil bana lazım diyerek yolundan çark etti. Ve şikeci Aziz'in yanında park etti.
Sinan zaten kendi geçmişinden, yüzüncü yıl şampiyonluğundaki çirkef ilişkilerinden dolayı gerçekler üzerinde yürümesi mümkün değil. Kütahyalı ise sözünün derinliği olmayan, gürültü ile öne geçen sınıf çocuğu gibi ekran palyaçoluğuyla ün yapmış bir kişilik. Bir fikir üstünde iki yıl sebat gösterdiğine hiç şahit olmadım. Aldanmaktan, kandırılmaktan bahsedip analizle ta öteden beri gerçekleri öğrenme yeteneğim yok diyecek basirette olmaması her şeyi açık ediyor zaten.
Gelelim Ersun Yanal olayına. Ersun Yanal'ın 30 yıl önceki bir eski düşmanını ekrana çıkarıp onun hakkında kötü sözler sarf etmesine çanak tutmaları bir organizasyonun içinde olduklarını gösteriyor. Emelleri, amaçları, hedefleri kime artı yazdırmaya dönüktür tam bilemesem de ekrandaki yüzlerinin hak ve hakikate dönük olmadığını anlıyorum.
Türk futbolunun olmazsa olmazı Trabzonspor'un, iyi bir seyir göstermemesi için adeta fikir birliği etmiş bu insanlar. Türkiye'de Fener-Galatasaray ikilemi içinde debelenen bir futbolun köhnemiş şekilde kalmasından yanalar herhalde.
Çakar, dokuz çakar bir yakar cinsinden doğru konuştuğu olsa da, istikrarının olmaması, megaloman tavrı ve önemlisi fikirde sebat göstermemesi onun da itibarını yerlerde süründürüyor.
Beyaz TV Melih Gökçek'in kanalı bildiğim kadarıyla. Bu kanalda Trabzonspor'un aşağılanmasına bizi Ankara'da temsil eden siyasilerimiz de bir el atsa iyi olur kanaatime göre!..
Şehrimizin nevi şahsına münhasır bir varlığı olan Trabzonspor'u hiç kimse, hiçbir kudret ezmeye, aşağılamaya, gideceği yolu belirlemeye cüret edememelidir. Bunları yapanlar, karşılarında bir ve bütün bir Trabzon'u bulup gereken cevabı almalıdırlar.
Beşlik simit gibi kıvırtanların diline teslim edilemeyecek kadar değerlidir Trabzonsor.
Trabzonspor’un amblemi TS olarak bilinse de TRabzon'un TR ile başladığını bu aymazlara anlatmak gerek. Bu bile tesadüf değil. 1461'de fethedilen şehrin plakalar dağıtılırken nasibine 61'in düşmesinin tesadüf olmadığı gibi. Herkes bilsin, Trabzon kaderdir.