Türkiye’de gündemin hızına şu sıralar kavuşmak mümkün değil..
Her tarafta ayrı bir haber, ayrı bir iddia, ayrı bir açıklama..
Kim neyi ne kadar doğru söylüyor, kim haklı, kim haksız hepsi birbirine karıştı..
İşte böyle bir süreçte AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Trabzonlu hemşerimiz Süleyman Soylu yaşananlara yönelik çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Dün bir gazeteye röportaj veren Soylu 17 Aralık operasyonuna değinirken “Hrant Dink cinayetini, Maraş olaylarını, Danıştay saldırısını, Rahip Santoro cinayetini, Gezi olaylarını düzenleyen, irade bugünkü operasyonu yürüten irade ile aynıdır” dedi.
“Yaşananları demokratik ülkelerde” bir darbe olarak tanımlayan Süleyman Soylu’nun bu açıklamaları gerçekten çok ilginç ve düşündürücü..
Her şey bu kadar derin mi?
Her şey böylesine korkunç olaylarla bağlantılı mı?
Kim ya da kimler bu irade çarkını çeviriyor..
Her şey bu kadar kolay bu kadar aleni mi yapılıyor?
Düne kadar adına “derin” dediğimiz devlet neden bu paralel sistemden kurtulamıyor..
Yoksa her şey bir şeylerin üzerini örtmek için mi inşa ediliyor
Kendisine dün ulaştım, açıklamaların altına aynen imza atarım dedi ve ekledi: “Bugün söylediklerimi bir kenara not edin, tarih çok yakında bizim ne kadar haklı olduğumuzu ortaya çıkartacak”
Peki Süleyman Soylu neler demişti, hangi konuların altını çizmişti..
Ben bazı bölümleri paylaşayım yorum ve takdir sizin..
“Hukuk üzerinde yapılan tahribatlar 8-10 yılda düzeltilecek tahribatlar değil. Bu bir rövanş değil, eski sistemin zihni kırıntılarının hayatımıza olan negatif etkileridir..”
“AK Parti toplumun hiçbir kesimini ötekileştirerek siyaset inşa etmez. Cemaat diyerek, hizmet hareketi diyerek bir kesimi zan altında bırakmaktan itina ediyorum”
“Hepimizi yaşananları algılamaya çalışıyoruz. Eğer biz bu meselenin üzerini örtmeyi sürdürürsek millet bunun hesabını 30 Mart yerel seçimlerinde sorar.”
“Eğer AK Parti’nin korktuğu bir şey olsaydı yargı ve emniyet konusunda bu kadar rahat davranabilir miydi. Türkiye’de yolsuzluk konusunda eleştirilecek en son kurum AK Parti?”
“ABD’nin her fırsatta iç siyasetimize karışma alışkanlığı var. ABD bizim dostumuzdur. İttifak sistemini önemsiyoruz ama o ittifak sisteminin bize sunduğu marjları değerlendiriyoruz”
“Demokratik ülkelerde bu yaşanan süreç bir darbedir. Hukukun üstünlüğü olan ülkelerde bu bir darbedir. İşleyişin dışında bir süreç gelişiyorsa bu bir darbedir”