Juventus’un gücü belli, Trabzonspor’un da eksikleri... Ona rağmen maça iyi başlayan takım 2011 yılının şampiyonu Trabzonspor’du.
Oysa bu tip karşılaşmalarda genelde ev sahibi takımlar misafir takımlara deyim yerindeyse nefes aldırmak istemezler, sağlı sollu ataklarla bunaltıp gözdağı vermek isterler..
***
Hami hoca, böyle bir durumla karşılaşılacağını bildiği ve tahmin ettiği için rakibe ileride basıp, orta sahayı kalabalık tuttu. Böylelikle hem hızlı adamların koşu alanlarına atılacak toplar engellenmiş oldu hem de rakibin oyun kurması..
Düşünün; 18. dakikaya, yani gol olana kadar Juventus’un doğru düzgün atağı yoktu; iki takım da orta sahada al gülüm-ver gülüm derdindeydi.
Trabzonspor bunları yaparken Juventus ne yaptı?
Bordo-Mavili oyuncuları hata yapmaya zorladılar ve bunda da başarılı oldular; Trabzonspor defansının Osvaldo’ya ikramı golle sonuçlandı.
***
İkinci yarı ilk yarıya oranla daha derli toplu, daha coşkulu bir Trabzonspor izledik.
Derli toplu ve coşkulu oynamanın meyvesi gol de 71’de geldi ama verilmeyen buz gibi gol, gol sayılmıyor ne yazık ki..!
***
Adrian, Yusuf ve Henrique’nin oyuna girmesiyle Trabzonspor saldırdı, Juventus cevap verdi.
İşte Trabzonspor bu, hesaplaşma Avni Aker’de olacak derken, Kadir’in yoktan yere kaptırdığı top, Trabzonsporluların canını bayağı bi sıktı..
***
Trabzonspor 2-0 mağlup olmasaydı, bugün daha farklı şeyler yazmış olacaktık fakat şunu da söylemeliyiz; biz dün akşamki Trabzonspor’la gurur duyduk.
Karşılarında dünya devi Juventus olmasına rağmen, başa baş mücadele ettiler, ezilmediler.
Sadece ve sadece tecrübesizliğin kurbanı oldular..
Şu da var; Juventus’u da gözlerinde bayağı bi büyüttüler.
Trabzonspor’un iyi bir golcüsü ve de iyi bir sol beki olmaması sonucu doğuran bir diğer etkendi..