Suriye haritasında güneyimize serilen sarı zemin yavaş yavaş bizim istediğimiz renklere boyanırken ABD ve Batı'nın eleştirileriyle asla geri adım atmamalıyız.
Bu coğrafyada risk almadan hayat yok. Bunu iyi biliyoruz.
Cerablus harekatıyla ABD'nin hedeflerine sapladığımız kasaturayı asla çekmemeliyiz. Çünkü bu kasatura, yüzyıllık tarihi şer emelere saplanmış bir zıpkındır.
Batı’nın zındık emellerini gerçekleştirmek için kurmadığı örgüt kalmadı. O kadar fazla örgüt kurdular ki mevcut alfabemizde bunları karşılayacak harf kalmadı..
Sayalım bu örgütleri ve abecemizdeki kaç harfi mundar ettiklerini bir görelim..
Önce ASALA.. Tam üç harf gitti A, S, L..
Sonra PKK.. Tam iki harf gitti P, K..
Sonra DHKP-C.. Tam üç harf de bu örgütle gitti, D, H, C
Sonra IŞİD.. Tam üç harf  bu isimle batal oldu, I, Ş, İ..
Bir de ismi değiştirilenler var: IŞİD; DAİŞ sonra DAEŞ oldu ki bu değişiklikle bir E harfi de sizlere ömür..
PKK kendi içinde PYD, YPG- YPC, TAK diye parçalar üretti. Böylece Y, T ve G harfleri de bunlara eklendi.
Bir de terörün siyasi partileri var. Kapatılan üç parti HEP, DEP ve HADEP..
Bir de bugün kapatılması zaruri hale geleni var HDP..
Bu partiler, fazla harf zayiyatı verdirmedi. Çünkü asıl kuranlar zaten onları kullanmışlardı..
Hesabıma göre 28 harfli alfabemizin 14 harfini kurşuna, bombaya, ölüme kurban verdik.
Adlarını sayamadığımız örgütleri de buna katarsak dilimizi yazılaştıran alfabeden geriye bir şey kaldı mı bilmiyoruz.
Bu örgütlerin sadece canımızla, kanımızla, maneviyatımız ve maddiyatımızla değil bütün varlığımızla uğraştıkları aşikar.
Peki pes mi edeceğiz?
Asla?
Onlardan ve onları karşımıza çıkaran akıl sahiplerinden daha güçlü durarak, çelik bir iradeyle yıkılmaz kale olmaya devam edeceğiz.
İşimiz zormuş, 'ne zaman kolay oldu ki' deyip yılgınlık göstermeyeceğiz.
Şehadet şerbetini içmek ben Türk'üm diyen her bireyin her an beklediği bir kutsiyet olmalıdır.
Cumhurbaşkanımızın terör örgütlerine 'topunuz gelsin' çıkışı desteklenmesi gereken bir duruştur.
Bahçeli'nin 'kanımızla canımızla her türlü, devletimizin yanındayız' nidası çok anlamlı bir vatanperverlik haykırışıdır.
Kılıçdaroğlu'nun 'teröre karşı tüm desteğimiz yanınızdadır' söylemi kıymeti yüksek bir pırlantadır.
1920'lerde duvara çaktıklarımızı yine çakacağız. Yeter ki birbirimizi ne makamlara ne de maddi beklentilere satmayalım. Ehliyet ve liyakat yolunda yürüyelim.