Askerden kaçan bir insan ‘ben bu vatan için ölürüm’ dese ne olur demese ne olur!
Bir takımın futbolcusuyken ki futbol yüksek sağlık standardı gerektirir, o esnada sen çürük raporu alırsan sana sonraki hayatında kim güvenebilir!.
Şahsen böyle bir kişiye bırakın güvenmeyi ben selam dahi vermem..
Onun yatları katları, parası pulu olabilir ama ben ondan çok çok zenginim.
Çünkü bende hem insanlık var hem de gerçek anlamda vatanperverlik.
Söz dinlemez diye anlatılan İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu Aziz Yıldırım'ın askerlik meselesini gündeme getirdiğinde yüzde sekseni o zaman FETÖ'cü olan medya bunun üstüne gitmedi.
Hapishanede 60 yaşını geçtikten sonra paralı askerlik başvurusu yaparak yapmadığı askerliği yeşillerle örtmeye çalışan bir kişiye, bu memelekette hala birinci sınıf bir muamele ediliyorsa düşünün memeleketin hal-i pürmelalini.
Bunları ben afaki yazmıyorum..
Aziz Yıldırım'ın askerlik yapmadığını da ileri süren ilk kişi sayın Erman Toroğlu'dur.
Hakemlik zamanlarında bazı hatalarını telin etsem de şu futbol dünyasında hakikatin ipine sarılan ender kişilerdendir Toroğlu.
Bakınız bu konuda son yazısının neler söylüyor Toroğlu.. “Şimdi gelelim finale; ey Türk halkı... Askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na bağlanması gerekir neden?” diyerek Yıldırım'ın gençlik yıllarında askerlikten kaçtığını açıkça ortaya koyuyor. Toroğlu bu konuda, “Askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na bağlanması gerekir neden? Aynı Aziz Yıldırım başkan olmadan önce Düzce'de futbol oynuyor. Bu futbolu oynayan futbolcuların sağlık kontrolünden geçmesi gerekir. Lisans çıkması için. Haliyle Aziz Yıldırım turp gibi bir genç. Hem de siyah turp, sert... Gidiyor muayene oluyor, futbol oynuyor. Ama aynı Aziz Yıldırım sıra askerliğe gelince, Türkiye'deki en kutsal şeye, yıllardır binlerce şehit veriyoruz burada. Bir anda İzmir Hava Hastanesi'ne gidiyor, buradan kalça çıkığı raporu alıyor. Ve kutsal göreve gitmiyor” diye yazıyor.
Bu hakikatler ortadayken yaptığı cürmü bir şerefsiz örgüte yükleyerek sıyrılacak öyle mi?
Var mı öyle üç kuruşa beş köfte..
Tekrar yazıyorum; bugünkü konjektürden istifade ederek şikesini örtmeye çalışsa da FİFA nihayi kararı verdiğinde o esip gürleyen zevatın sesi rahmetlik Zeki Müren gibi nezakete bürünecek.
Ben ettim siz etmeyin diyecek. Hatta daha önceki şikelerini bile söyleme yoluna da evrilebilir ama o kadar ileri gitmez her halde.
Trabzon'dan çok az gazeteci bu şikeci hakkında yazı kaleme alıyor. Kimin kimden bir beklenti içinde olduğunu da Trabzon kamuoyuna bırakıyorum. Haktan bahsedip bu hak lüpçüsüne  tahammül, manidar geliyor!


HAYAL DEĞiL TER SATSINLAR TER


Hayatın anlam kazandığı saatler yaklaştı. Trabzonspor acıların en yürek yakanıyla yüzleşen Antep’te puan avında. Şahin Bey’lerin şehrinin elemi bizim de yeisimiz.
Bu duygularla başladı maç. İlk dakikalardan itibaren direnci yüksek bir oyun ortaya koymasını beklediğimiz Trabzonspor silikti. İlk maçtaki kimi kopuklukların azaldığını görmeyi beklerken aksaklıklar daha da arttı. Oyunu hem dikine hem de enlemesine verimli oynayamadı Fırtına. Bir hafta önce övdüklerimizin ayakları yere basmayınca yaptığımız övgüler dilimize takıldı.
Ama henüz övgü için de yergi için de erken. Beklemek gerek. Sinyaller konusunda futbolseverlere tabi ki bir şeyler söyleyeceğim. Ama bu söylemlerde ifrat ve tefrit girdabında debelenmek istemiyorum.
Onazi hakikaten kötüydü. Castillo bu maçta biraz daha vites yükseltmiş ama yetmedi. Mehmet sorumluluğunu büyütememiş hem paylaşımcı hem de akılcı bir oyundan uzaktı.
Onur ve önündeki Durica için maşallah demekten öte bir söz yok. Suk gerçekten bir forvette hangi özellikler olması gerekiyorsa o vasıflara sahip ama hocamız sağ olsun onu kulübeye çaktı.
Koca bir ilk yarı sıfır çekti Bordo-Mavililer. İkinci bölümde de birlikte hareket yetenekleri neredeyse amatör takımlar gibi bölük pörçüktü.
Açıkçası aldıklarını oynatmazsan, Muhammet gibi sahada uyurgezer bir oyuncuyla 75 dakikayı harcarsan, bu skor normal sayılır.
Çok çile çekmek bizim kaderimiz. Kazanılması gereken hiçbir maçı uzun zamandır kazandığına şahit olamadık takımımızın.
Sabır gerekse de kötü oyun bizi ifrit ediyor. Sahada Bordo-Mavili formayı giyen oyuncu Gaziantepli oyuncular kadar istekli olacak. Bizimkiler açıkçası koca bir haftayı boşa geçirmiş. Kasımpaşa maçından daha uyumsuz olduğumuzu görmek bizi çok üzdü.
Bize hayal değil ter satsınlar ter..