Trabzon siyasetten dört şey bekliyor; ulaşım, turizm, istihdam ve ticaret.
Ulaşımda Güney Çevre Yolu hariç karayolu noktasında bir şeyler yapıldı, yapılıyor. Mesele havayolları ve demiryolları noktasında ise tıkanmış.
AK Parti hükümeti kurulduğu ilk saatlerden bugüne Trabzon Hava Limanı'nın genişletileceği, ikinci pistin kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğu söylendi durdu. Bu konuda seçim zamanları yaklaştığında bir laf kalabalığı yaşansa da sahaya yansıyan hiçbir şey yok.
Trabzonspor Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri istimlak edilip havalimanı genişletilecek diyen tam ak kadrolardan şimdiye dek 26 milletvekili geldi geçti, değişen bir durum yok.
Rahmetli Cumur'dan Soylu'ya kadar aynı nakarat tekrarlandı. Plak her seçimde başa sarıldı yine değişen bir şey olmadı.
Havalimanı meselesini geçtik de şu demiryolu meselesi tam bir yılan hikayesi.
Ta Abdülhamit'ten Atatürk'e tevarüs eden bu kadim mesele teknolojinin geliştiği bu çağda da bir projeye bağlanıp kalkınma planlarında yer bulamadı.
Gelen tren düdüğü çaldı giden tren düdüğü çaldı ama bir türlü hayaldi gerçek oldu diyemedik.
Şehir içindeki metro meselesi ise zaten masal.. Kaf dağından gelecek bin başlı ejder metroyu geçebilir.
Gelelim turizm konusuna.. Bu en iyimser başlıklarla ele alacağımız bir konu. Zira turizmde son on yılda devasa hamleler gerçekleşti. Yıldızlı otellerin sayısı hızla arttı. Özellikle Arap turistlerin şehrimize akın etmesi esnafın nasiplenmesine vesile oldu. İnanç turizminde de tur turizminde de bir hayli gelişmeler oldu. Dahası da olabilir. Burayı eleştirisiz geçiyorum.
Bir diğer yara istihdam. Trabzon turizimdeki böylesine yoğun akına rağmen son on yılda insanını gurbete göndermeye devam ediyor.
Şöyle üç beş bin kişinin çalışacağı birkaç fabrikanın yapılamayışı savmaz bir yara olarak yerinde duruyor.
Verilen istihdam sözleri de sadece bir hayal olarak kala kaldı.
Bu tesbitleri siyasi bir saikle yapmıyorum. Trabzon'un büyümesi, bağrındaki vatan evlatlarını mutlu etmesi arzumdan başaka kişi kurum ya da devleti zem etme derdinde değilim.
Tek derdim, haysiyetiyle, yaşama zevki duyarak hayat süren canlı bir Trabzon görmektir.
Bundan sonra ne olur? Bu projeler yakın gelecekte heyete geçer mi? Hayaller gerçeğe boyanır mı?
Cevabım; kahin değilim ama uzuz bir zaman daha beklemede kalacağız gibime geliyor.