Günlük koşturmaca ile yaşamın getirdiği yorgunluk ve stresi atmak için en basit ve en kestirme yol televizyon karşısına geçip kumanda ile dans etmek olsa gerek!
İşten çıktık ne yapacağız diyenler için artık çok alternatif kalmadı..
Hele de cebinde paran yoksa..
Ya kahveye ya da eve!
Öyle çoluk-çocuk akşam yemeğine gitme,köfte-balık fasılları geride kaldı..
Hayat şartları gün geçtikçe ağırlaşıyor.
Akşam sahillerde bile mekanlar boş kalmaya başladı.
Trabzon’da bir çok restoran-lokanta, otel ve eğlence merkezlerinde kış ayıda baz alınarak işten çıkarmalar yaşanıyor.
Gerekçe iş yok zarar ediyoruz!
Cebinde para olup tuzu kuru olanlar her akşam eğlence sektörüne dalıp akıyorlar onlara diyeceğim fazla bir şey yok.
Vur-patlasın çal oynasın!
Ne diyelim gönüllerince eğlensinler.
***
SİLAHLANIYORUZ!
Bireysel silahlanma noktasında Türkiye çok ciddi bir noktaya geldi.
Silahlanmaya karşı mücadele veren Umut Vakfı’nın verilerine göre Türkiye’de 17 milyonu ruhsatsız en az 20 milyon bireysel silah var.
Bu rakamın özeti şu. 80 milyon nüfusu olan ülkemizde iki evden birinde silah var
Her 4 kişiden birine silah düşüyor.
10 yılda on kat bir artış söz konusu!
Doğrusu gelinen bu tablo hem vahim hem de ürkütücü.
Terör olaylarındaki artış bireysel silahlanmayı tetiklemiş olabilir.
Fakat ne olursa silahın evlerde televizyon-buzdolabı gibi süs eşyası olması kabul edilemez.
***
VİCDAN AZABI
ÇEKİYOR MUŞ!
Rusya ile Gürcistan arasında yaşanan savaşta yüzbaşı olarak görev yapan Gürcü uyruklu kadının haberini okudum..
C.A.K adlı bayan ekonomik nedenlerden dolayı Trabzon’a gelerek fuhuş yapmaya başlamış ve bu yoldan çok büyük paralar kazanmış..
Eğer anlattıkları doğru ise ülkesinde beş daire 3 villa almış bununla da kalmamış sağa-sola yardımlarda bulunmuş.
Sonra da güya pişman olmuş vicdan azabı çekmiş bu işleri bırakmış.
Çok yuva yıkmış!
Fuhuştan çok canı yananlar oldu,aileler parçalandı,genç-yaşlı herkes etkilendi..
Gürcü uyruklu rezaletin son perdesinde acı ama gerçekleri dile getirdi..
Ne yazsak ne söylesek boş!