Bu köşeden bir çok defa Trabzon’un tarıma bakış açısındaki olumsuzlukları dile getirmiş, köylerden kentlere olan göçün engellenmesi noktasında uyarılarda bulunmuştum..
Trabzon insanı ne yazık ki üretimden gelen gücünü kullanmak yerine tüketmeye devam ediyor.
Eğitim-sağlık ve turizm alanında marka şehir olma yolunda ilerleyen Trabzon  tarıma yüzünü asla dönmemeli..
Güven Koç adlı bir okurumuz yazılarıma destek vererek, duygularını paylaşmış.
Aynen altına imzamı atıyorum..
İşte o yorum:
“Bence Trabzon hiç bir zaman Büyükşehir olmamalıydı ve Türkiye’de ilkeleri olan farklı bir şehir algısından hiç bir zaman vazgeçmemeliydi.
Şimdi Büyükşehir olunca herkesimden insanların geldiği ve farklılaştığı bir ortam olacak.
Trabzon halkı her zaman bir olaya kendi kültürel bakışaçısıyla tepki verirken şimdi öteki ve beriki şuralı buralı gibi ayrımlaştırmalar olacağından diğer şehirlerden hiç bir farkımız olmayacaktır.
Büyükşehir olmak sadece bir isimle değil getirecek olduğu değişim ile birlikte bir kazancı olacağı gibi bir yaptırımı da olacağı aşikardır. Bundan dolayı ki herkes şapkasını önüne koymalı ve artık o eski Trabzon kültürünü beklememelidir...
Topraklarımızda yetişen mamuller yok olmaya devam ediyor ve yok olmakla birlikte artık kaybetmeye, dışa bağımlı olmaya hızlı bir şekilde devam ediyoruz.
Köydeki teyzem aynı ürünü getirir semt pazarında satar kimse almaz iken markete gidip onları verir ve o pazardan almayan kişiler gider aynı ürünü marketten alır.
Sen benim teyzemin şevkini kırarsan artık doğal beslenmeyi unutmalısın..
Trabzon sadece bir futbol şehri olmamalı amenna ama rantı uğruna da toprağını satıp köyden şehre de inmemelidir.
Kültür şehri olmalı bizlen özdeşleşmiş yağı, peyniri, doğallığını hiç bir zaman kaybetmemelidir”
Özümüzü kaybetmeme, topraklarımıza sahip çıkma  ve nereden geldiğimizi unutmama adına paylaşılan bu mesaj çok önemli.
Güven kardeşimiz çok önemli bir gerçeğin altını çizerken önemli uyarılarda bulunmuş.
Köylünün kalmadığı, üretimin olmadığı, sebze ve meyveden yoksun, doğal ürünlerin yenmediği yer büyükşehir olsa ne olacak ki?