Yeni Parti Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, TBMM Genel Kurulu Gündemine Sunulan Mekke Anlaşması'na İlişkin Açıklama Yaptı
“MEHMETÇİK TRUMP'IN PLANI İÇİN YEMEN ÇÖLLERİNE GÖNDERİLEMEZ!”
YENİ Parti Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'na ilişkin yazılı bir açıklama yaparak AKP iktidarının dış politika anlayışını eleştirdi. Bak, anlaşmanın Türkiye'yi Orta Doğu'daki çatışmaların tarafı haline getirme tehlikesi taşıdığını belirterek, Türk askerinin ABD ve İsrail'in bölgesel çıkarları doğrultusunda kullanılmasına karşı olduklarını söyledi.

BAŞKAN GENÇ RAYLI SİSTEM ÇALIŞMALARINI İNCELEDİ
BAŞKAN GENÇ RAYLI SİSTEM ÇALIŞMALARINI İNCELEDİ
İçeriği Görüntüle


“TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASI TRUMP'IN HESAPLARINA TESLİM EDİLEMEZ”
AKP iktidarının dış politikayı Türkiye'nin uzun vadeli çıkarları yerine siyasi hesaplar ve kişisel ilişkiler üzerinden yürüttüğünü savunan Mustafa Bak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye Cumhuriyeti, köklü devlet geleneğiyle, güçlü ordusuyla ve bağımsızlık mücadelesinden doğan tarihî birikimiyle başka devletlerin bölgesel planlarına ortak edilebilecek bir ülke değildir. Ancak bugün karşımızda, dış politikayı ilkeler ve millî menfaatler üzerinden değil, iktidarını koruma ve uluslararası güç merkezleriyle kurduğu ilişkileri sürdürme anlayışıyla yöneten bir siyasi irade bulunmaktadır. AKP'nin yıllardır başarı hikâyesi olarak sunduğu dış politika, Türkiye'ye kazandırdıklarıyla değil, verdiği ödünler ve ülkemizi karşı karşıya bıraktığı risklerle değerlendirilmelidir.
Türkiye'nin dış politikası, Donald Trump'ın beklentilerine göre şekillenemez. Türkiye'nin geleceği, Washington'daki hesaplara göre belirlenemez. Bizim ülkemizin kendi tarihi, kendi çıkarları, kendi güvenlik öncelikleri ve kendi millî iradesi vardır. Türkiye, başkalarının hazırladığı senaryolarda kendisine verilen rolü oynayacak bir devlet değildir.”

“BİR ÜLKEYE SALDIRI, TÜRKİYE'YE SALDIRI SAYILACAKSA BUNUN HESABINI KİM VERECEK?”
Mekke Anlaşması'nın Türkiye açısından doğurabileceği sonuçlara işaret eden Bak, özellikle anlaşmanın ikinci maddesinde yer alan karşılıklı savunma yükümlülüğünü eleştirdi.
“Suudi Arabistan ve Pakistan ile diplomatik, ekonomik veya askerî iş birliği geliştirilmesine ilkesel bir itirazımız yoktur. Ancak savunma iş birliği başka şeydir, Türkiye'yi başka ülkelerin savaşlarının tarafı haline getirebilecek yükümlülükler altına sokmak başka şeydir.
Mekke Anlaşması'nın ikinci maddesinde, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının bütün taraflara yapılmış sayılacağı düzenlenmektedir.
Şimdi AK Parti iktidarına soruyoruz:
Suudi Arabistan'ın dahil olduğu bölgesel bir çatışmada Türkiye'nin üstleneceği sorumluluk ne olacaktır?
Türk askerinin bu çatışmalarda kullanılmayacağının güvencesini kim verecektir?
Türkiye'ye yönelik doğrudan bir saldırı bulunmadığı halde Mehmetçiğin başka ülkeler için savaşması gündeme gelebilecek midir?
Bu soruların cevabı verilmeden, milletin geleceğini ilgilendiren böylesine ağır yükümlülükler altına girilemez.
Savunma anlaşmaları savaşın tarafı olmak için değil, savaşları önlemek için yapılır. Türkiye'nin güvenliğini artırmak yerine ülkemizi yeni cephelerin parçası haline getirecek bir anlayışı kabul etmiyoruz.”

“YEMEN'DE TÜRKİYE'NİN DEĞİL, AMERİKA'NIN VE İSRAİL'İN HESAPLARI VAR”
Türkiye'nin ABD ve İsrail'in Orta Doğu politikaları doğrultusunda hareket etmemesi gerektiğini belirten Mustafa Bak şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye'nin Yemen çöllerinde yürütmesi gereken bir savaşı yoktur. Türk milletinin Yemen'de kazanacağı bir zafer, elde edeceği bir çıkar, uğruna evlatlarını feda etmesi gereken bir hedef bulunmamaktadır. Peki, Türk askerinin Yemen'e gönderilmesi fikri kimin çıkarına hizmet edecektir? Biz, bu yönelimin Türkiye'nin millî güvenlik ihtiyaçlarından değil, Trump yönetiminin ve İsrail'in bölgesel hesaplarından kaynaklandığını düşünüyoruz. Amerika'nın hesabı başka olabilir. İsrail'in hedefi başka olabilir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti'nin hedefi kendi milletinin güvenliği ve bölgede barış olmalıdır. Hiç kimse Mehmetçiği başka devletlerin çıkarları uğruna çatışma alanlarına gönderme yetkisini kendisinde göremez.
Mehmetçiğin hayatının Yemen çöllerinde boşu boşuna tehlikeye atılmasına YENİ Parti asla destek olmaz.
Bugün Türkiye'yi yönetenlere düşen görev, Türk milletinin iradesine ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığına sahip çıkmaktır. Unutulmasın ki kendisine ait bir dış politika planı olmayanlar, başkalarının planlarının uygulayıcısı haline gelir.”

“YEMEN'İN ACISI BU MİLLETİN HAFIZASINDADIR”
Türkiye'nin geçmişte Yemen'de yaşadığı askerî kayıpları hatırlatan Mustafa Bak, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Yemen, bu millet için yalnızca harita üzerinde bir coğrafya değildir. Yemen, evlatlarını uğurlayıp geri dönemeyen anaların, memleketine kavuşamayan askerlerin, nesiller boyunca söylenen ağıtların hafızasıdır. O acıların izleri Anadolu'nun her köşesinde olduğu gibi Trabzon'un köylerinde, yaylalarında ve aile hikâyelerinde de yaşamaktadır.
Bugün bize düşen, tarihten ders çıkarmaktır. Türkiye, Amerika'nın askerî planlarına insan gücü sağlayacak bir ülke değildir. Mehmetçik, İsrail'in bölgesel güvenlik hesaplarının koruyucusu değildir. Biz Yemen'de savaşın değil, barışın tarafıyız. Biz Trump'ın değil, Türk milletinin çıkarlarından yanayız. Biz dışa bağımlılığın değil, tam bağımsız Türkiye'nin savunucusuyuz.
İktidara açıkça sesleniyoruz:
Türkiye'yi başka ülkelerin savaşlarına sürükleyebilecek adımlardan vazgeçin. Türk milletine verdiğiniz taahhütlerin hesabını verin. Anlaşmanın doğuracağı bütün askerî ve siyasi yükümlülükleri açıklayın. YENİ Parti olarak Türkiye'nin bağımsızlığını, Meclisin iradesini ve Mehmetçiğin can güvenliğini ilgilendiren bu konuda sessiz kalmayacağız. Türkiye'nin çıkarları, hiçbir liderin kişisel ilişkilerine, hiçbir yabancı devletin stratejik hesaplarına feda edilemez.
MEHMETÇİK MİLLETİNDİR!
TÜRKİYE'NİN KADERİNİ TRUMP DEĞİL, TÜRK MİLLETİ BELİRLER!