İbrahim Tüfekçi.
Hani şu Aziz Yıldırım’a havalimanında içinden geçenleri, yıllardır içini kemirenleri dürüstçe/mertçe soran/söyleyen adam:
“ Vicdanın rahat mı?”
***
Üç yıldır tanırım sevgili Tüfekçi’yi.
Birileri bana “ bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” dese, gözümü kırpmadan İbrahim Tüfekçi’yi gösterebilirim mesela.
Üç yıldır tanışırız ama... Bu üç yıl başkalarının on yıl arkadaşlığına bedeldir.
Tanışmamız da enteresan olmuştur.
İstanbul’un lüks otellerinin birinde yapılan bir toplantıda “merkebin sevmediği ot burnunun ucunda biter” ortamı gerçekleşince, bir başka ifadeyle, Trabzonspor camiasının çok eleştirdiği Levent Bıçakçı’yı aynı toplantıda görünce, yanımdakilere “ben bu adamla aynı havayı teneffüs etmem” deyip, salonu terk ettiğim gün tanıdım sevgili Tüfekçi’yi.
Bir-iki masa ötede oturan bu yürekli Trabzonsporlu, ağzımızdan çıkan cümleleri duymuş olacak ki, tam salonu terk etmek üzere masaların arasından geçerken, yanında oturan ve de çok iyi tanıdığım kişilere “ Aksal Bey mi?” dedi “ evet” cevabını alınca, ayağa kalkıp önüme geçti.
Kırk yıllık dostmuşuz gibi birbirimizle ilk kez o gün kucaklaştık; Trabzonspor, Trabzon, deniz ve yayla kokuyordu, İbrahim Tüfekçi.
Ayaküstü beş-on dakika muhabbetten sonra yolumuza devam etsek de irtibatı hiç kesmedik.
Zaman zaman derneğe giderim. Bazı zamanlar başka mekânlarda buluşuruz. Arada bir telefonda konuşuruz.
50 yaşından sonra böyle bir Trabzonsporlu ve adam gibi bir adamı tanımışım, bırakır mıyım yakasını!
***
Ve..
Birkaç gün evvel bir haber:
“1461 Trabzonsporlular Derneği Başkanı İbrahim Tüfekçi, Aziz Yıldırım ile yumruk yumruğa kavga etti”
İbrahim Tüfekçi, birine yumruk sallayacak. Karşısındaki kim olursa olsun, asla yumruk atmaz. Çünkü yaratandan dolayı yaradılana saygılı biridir o. Ha, en son söyleyeceğini ilk başta söyler, işte o laf öyle bir acıdır ki, yumruk yanında ne ki?
Asla yalan konuşmaz, dalavere ve dubarası olmaz başkanın.
***
Gelelim havaalanında tartışmaya.
Aziz Yıldırım’a sorduklarında ne var? Yanlış bir şey mi sordu?
İbrahim Tüfekçi, o soruları sormasaydı kahrından ölürdü. O, her Trabzonsporlu gibi üzerine düşen görevi yaptı, hacca gitmeye çalışan karınca misali.
Bizi üç sene evvel tebrik eden İbrahim’i, bu onurlu ve tutarlı davranışından dolayı şimdi de biz kutluyoruz.
Siz, bakmayın basının bu işi bu kadar abarttığına, Sn. Tüfekçi kendine yakışını ve olması gerekeni, uygun bir üslupla yaptı.
Malum şahsın ruh halini anlatmaya gerek yok; cümle alem biliyor, zira o bu konuda uzman;
Yapar-eder, hiçbir olmamış gibi yoluna devam eder. Kendini haklı çıkarmak için de her yolu dener. Havaalanında başvurduğu taktik gibi, karşı taraf ona farklı bir şey söylemişçesine olayı çarpıtıp farklı yerlere çeker.
***
Hal böyle olunca..
Uzun yıllardan tanıdığım ve de çok iyi arkadaşım olan Op. Doktor. Emre Baykan sosyal medyadan şu mesajı verir:
“Hukukun verdiği cezanın uygulanmadığı ülkede, hükümlüye cezayı sokaktaki vatandaş keser! Aziz için havaalanları halk mahkemesi alanı”
Ee, gereğini yapmazsan, vatandaş görevini yapar ve de sorar:
“ Vicdanın rahat mı?”
Aziz Yıldırım’ın vicdanı rahat mı onu bilemem ama çok iyi tanıdığım İbrahim Tüfekçi bayağı bi rahatlamıştır. Birçok anlı-şanlı Trabzonsporlunun(!), Aziz Yıldırım’a sormaya cesaret edemediği soruyu sormuş, gerçek bir Trabzonsporlu olarak üzerine düşeni yapmıştır.