Bölücü gürüh 'barış süreci' denen Türkiye'nin huzura kavuşturulması projesini istismar ederek  sözde şehitlik denen Allah'tan uzak mezarlığa bir hakaret dikti.  
PKK’nın Hakkari’nin Şemdinli ve Siirt’in Eruh ilçelerine ilk saldırılarını gerçekleştirmesinin yıldönümünde, baskınları gerçekleştirenler arasında bulunan ve daha sonra çatışmada temizlenen PKK’lı Mahsum Korkmaz’ın heykeli dikildi.
Heykelin açılış törenine HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, DBP Eş Genel Başkanları Emine Ayna ile Kamuran Yüksek de katıldı.
Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardına konmuş bu heykel dikme şerefsizliği bir günlük bir iş değil.
Bizim istihbaratımız nasıl bir istihbarat ki bölücülerin böyle milleti kalbinden ikiye yaran bir eylemine, bu duruma gelmeden mani olacak bir tedbir üretemiyor?
Allah aşkına bu milleti çıldırtmak mı istiyorsunuz?
Gel de Sayın Osman Diyadin'in 2005’te yazdığı ‘Yıkın Heykellerimi’ adlı kitabından alıntı yapma!
O zamandan bugünleri gören Diyadin kitabın hitabında:
"Büyük Atatürk;
Üstüne titrediğin, bizlere emanet ettiğin ülkeni çok ama çok değişmiş durumda görüyorsundur.
Manda ve himaye kabul edilemez diye haykırmıştın.
Bugünleri görünce onca şehit, onca kan boşuna mıydı? diye sormadan edemiyorsundur.
Emperyalistler dört yanımızı çevirmiş yine.
Bu kez silahla değil, kriterlerle, dayatmalarla..
Yasa mı, yasa!..
Hitabende öngördüğün olaylar birer birer gerçek oluyor bugün.
Memleket zorda..
Ve gaflet, dalalet..
Ülkeyi bu hale getirdiğimizi görünce, ‘Yıkın heykellerimi, unutun bütün dediklerimi’! diye isyanını duyar gibiyiz.
69 yıllık yokluğunda, en çok bugün ihtiyacımız var sana.
Tüm güçlükleri yine seninle aşacağımıza inanıyoruz."
Hakikaten geldiğimiz durumu, kan emici vampirlerin katettiği mesafeyi görünce, siyasilerimizin galetine de tanık olunca insanın gelecekten umutlu olması  olası mıdır!..
Umut bağladığımız büyük büyük adamlara itimadım gittikçe sıfırlanıyor.
Anlayacağınız..
Karamsarlığım büyüyor benim, sizi bilmem!..