Yunus Metin, bir buçuk sene evvel Malatya’dan Trabzon’a yürüdü.
Yunus’un nüfus kağıdına “Malatya” yazıyor.
Üstelik evindeki klimayı satarak bu eylemi yapıyor.
Amaç belli; temiz futbol.
Amaç; Trabzonspor’un hakkını aramak, Trabzonspor’u savunmak..

***
Niğdeli Uğur Bulut, askeriyeden malulen emekli.
Uzun zamandır bizi okuyor. Sosyal medyada birbirimizden haberimiz oldu. Bi müddet yazıştık. “Bu iş yazışmayla olmuyor” diyerek, telefonla konuşmaya başladık.
Dakikalarca dinledim. Sağlık sorunları var. “Fotoma bakıp aldanma ağabey” dedi.  Koca ülkede derdine çare bulunamamış. Kaderine razı olmuş anlayacağınız. Onu ayakta tutan, ona moral ve yaşama sevinci aşkın adı; Trabzonspor.  En büyük isteği; Trabzonspor’un başarılı olması..

***
Bi de Murat’ımız var bizim. O da Ankara Sincanlı.
Onunla konuşmak tiryakilik yaptı. Haftada bir kez konuşmazsak ne onun, ne de benim canım rahat eder.
Asgari ücretle bir lokantada çalışıyor. Trabzonspor yenildiği gün saatlerce ağlar bizim Murat.  Murat’ın gecesi mavi, gündüzü bordo. Zaten biz de ona bu yüzden bordo-mavi Murat diyoruz ya..
***
Bir başka Murat’ımız var bizim. Murat Kıran..
Bu Murat da Erzurumlu. İzmir’de postacılık yapıyor. Mesleği gereği çok geziyor. Sokak, cadde, ev ev bilir bölgeyi. Kim hangi takımlı, kim ne işi yapar üç aşağı-beş yukarı hepsini bilir.
Onun ağzından Trabzonspor’u dinlemek bir başka. Etkilenmemek mümkün değil. Trabzonspor’la ilgili olumsuz bir haber duyduğunda soluğu ya eczanede, ya da yatakta alır.
Ve bu kişi de Trabzonlu değil.
Binlerce, milyonlarca Trabzonsporlu var böyle. Yazmakla bitmez.
Sizlere bu satırları yazarken, sosyal medyadan, ortaokul arkadaşım ve köylüm olan İbrahim Derya Atabaş’ın Ankara’dan arkadaşı olduğunu söyleyen İsmail Akşun bir mesaj atar: “ Ben Çorumluyum. 1975 yılından beri Trabzonspor’la yatar, Trabzonspor’la kalkarım.” 

***
Ahmet Gürsoy, Ordulu.
Onun da ufak bir rahatsızlığı var. Sonradan olmuş. Yürüme ve ayakta durma güçlüğü çekiyor. Tek başına evden  çıkamıyor. Mutlaka birileri yardım etmesi ve yanında bulunması gerekir.
Ahmet, Trabzonspor’la ilgili hiçbir organizasyonu kaçırmaz.
TS Club’un 61 bin forma satışı kampanyasında önceki hafta Üsküdar’da, geçtiğimiz pazar günü de Ümraniye’de görüştük. Her Trabzonsporlunun onu tanımasını ve de dinlemesini isterim.

***
Emre Vural..
Trabzonlu ama Samsun Bafra’da ikamet eder.
Onu anlatmak, tarif etmek için ne kelimeler ne de cümleler yeter.
Ayağa kalkıyor, önümü kapatıyor, selam veriyor ve de alkışlıyorum örnek Trabzonsporluyu.
 
***
Hafta sonu 61 bin forma kampanyası için Ümraniye TS Club’ın satış mağazasına gittik. Çoluk-çocuk, yaşlısı genci herkes orada idi. Fakat biri vardı ki..
O kişi Gurbetçi Gençlerin eski liderlerinden Turan Özdemir’in ta kendisiydi.
Sevgili Turan Özdemir, bundan birkaç yıl evvel beyin felci geçirdi. Uzun zamandır tedavi görüyor.
Yürüyemiyor, konuşamıyor, hareket edemiyor. Hayatını tekerlekli sandalyede geçiriyor. Arkadaşları alıp getirmiş onu Ümraniye’ye..
Çok eskiden tanıdığım saç telinden, başparmağına kadar Trabzonsporlu olan Turan’la göz göze geldik bir ara, bir müddet bakıştık... Bir şeyler anlatmaya çalıştı bize. O belki anlatamıyordu ama bizler onun ne demek istediğini çok rahat anlayabiliyorduk.
Yunus’u, Uğur’u, Murat’ları, yürümekte güçlük çeken Ahmet Gürsoy ve de hayatını Turan Özdemir gibi sandalyede geçiren Emre Vural’ı anladığımız gibi:
“Biz Trabzonsporluyuz”
Şimdi de kendime soruyorum:
Acaba bizler onların tırnağı olabilir miyiz?