Dile kolay..
Trabzonlular için Ulusoyların en marka ismi her zaman o oldu.
1927 Trabzon'da başlamak..
2014'te Trabzon'da noktalamak.
Arada Trabzon dışında seken yıl yok!..
Kolay mı her şeyi olan bir insanın doğup büyüdüğü topraklara sadık kalması..
Öyle bir adam ki;
1927 yılında Trabzon’un Of İlçesi’nde doğdu..
Bir gün dahi yaş 87 demedi..
Hayatının son anına kadar iş yaşamının içinde yer aldı.
Yarışsa yarış dedi..
Seçimse seçim dedi..
Bıkmadı, usanmadı..
Mücadele adamı oldu..
'Hep ben getirdim' derdi..
Yorulmadı..
Hep çalıştı..
Hırslı, çalışkan ve yürekli olmasını bildi..
Her şartta dimdik ayakta durdu.
Kim ne derse desin o bu şehir için bir semboldü..
Farklıydı..
Trabzon ve Karadeniz aşığı olarak memleketi ile bağlarını hiçbir gün koparmadı.
Bu şehrin lokomotifi, en önemli tanıtım aracı olan Türk futbolunda efsane olan Trabzonspor'un arkadaşları ile birlikte kurucu başkanlığı görevini üstlenerek düğmeye o bastı..
Trabzonspor'da başkanlık serüveni onunla başladı..
Türkiye'nin markası olan Ulusoy Şirketi’nin Trabzon’daki temsilcisi olarak yaşamını hep doğup büyüdüğü bu topraklarda sürdürdü..
Başta Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olmak üzere birçok sivil toplum örgütünde başarılı çalışmalarda bulundu.
28.12.1966 yılında TTSO Meclis üyeliğine seçildi..
48 yıl aralıksız meclis çatısı altında görev yaptı.
Durmadı..
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde de 20 yılı aşkın başkanvekilliği görevinde bulundu.
Durmadı..
16.12.1981 yılında TTSO Meclis Başkanlığı’na seçildi.
30.02.2009 tarihine kadar aralıksız tam 28 yıl Meclis Başkanlığı görevini sürdürdü.
Bir yıl uzak kaldı..
Ama yine durmadı..
Bir yıllık aradan sonra 06.01 2010 tarihinde yeniden Meclis Başkanlığı’na seçildi.
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nda erişilmesi güç bir rekora imza atarak tam 32 yıl Meclis Başkanlığı görevinde bulundu.
Türkiye'nin, Trabzon'un İran'a açılan kapısı oldu..
Dile kolay Türk- İran İş Konseyi’nin kuruluşundan günümüze kadar da başkanlığını yürüttü.
İş dünyasında Trabzon'un adı nerede varsa hep orada oldu..
Kafkaslardan İran'a, Ortadoğu'ya kadar..
İstihdam yarattı bu şehirde...
Ya hayır işleri..
Anlatmakla bitmez..
Öğrenci bursları çok..
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de..
Türk polisinin de..
Türk eğitiminin de bağışlarla her zaman maddi ve manevi yanında oldu..
Açıkçası 1927'den 2014'e uzanan hayat yolculuğunda hiç durmaksızın kendini Trabzon'a, iş dünyasına adarken, 'HELAL OLSUN' dedirtti.
Trabzon, nesli tükenmeye başlayan bir büyük değerini daha bugün son yolculuğuna uğurluyor..
Yaşarken ölümsüzlüğü de yaşayan bir adam aramızdan ayrılacak..
Ayrılırken unutulmayacak.
Uğurlandıktan sonra da unutulmayacak..
Güle güle koca yürekli adam..
Allah rahmet eylesin, mekanın cennet olsun..
- O SORUYA NE DEMİŞTİ!..
Ulusoy'a Trabzon TV’deki bir programda, ‘Zehra Hanım ile nasıl evlendiği’ sorulmuştu. ‘Abim rahmetli Mehmet Ali, Zehra’nın ablasını almıştı. İki yıl sonra annem, ‘Oğlum, habu aileden aldığımız kız iyi çıktı. Bundan bir dane daha alalım’ dedi. Zehra’yı işaret ettiğini anlamıştım. Tereddüt etmeden olsun, dedim. Ertesi gün, annem bu Onurların evine gitti. Zehra’yı istedi. Biz de evlendik’
Ulusoy’a, ‘Evde sizin mi Zehra Hanım’ın mı sözü geçer’ diye soruldu..
Ulusoy, bu soruya gülerek, ‘Her zaman konuşmaya Zehra Hanım başlar. Anlatır, anlatır, ben dinlerim. Zehra’nın sözü her zaman öne geçer. Ama sonuçta kararı ben veririm’ diye cevap verdi..
Ulusoy’a, 60 yılı aşkın evlilik yaşamında Zehra Hanım’la kavga edip etmediği soruldu..
‘Ederiz ama fazla uzatmayız. Çünkü ben onun o da benim huyumu bilir.’
Ulusoy, genç kalmasının sırrına ise üç kelimelik cevap vermişti.
‘Çalışmak, çalışmak, çalışmak...’