Türkiye yeni bir dönemin eşiğinde.

PKK’nın silah bırakması ve kendisini feshetmesi ihtimali üzerinden yürüyen tartışmalarda artık herkes sözünü açık söylemelidir.

Özellikle DEM Parti ve PKK...

1. SİLAH BIRAKMAK YETMEZ

PKK gerçekten silahı bırakacaksa bunu açık, kesin ve geri dönüşsüz biçimde ortaya koymalıdır.

Türkiye, yıllardır terörün bedelini ağır ödedi.

Artık yeni bir belirsizlik dönemine tahammül yok.

2. DEM PARTİ'NİN YERİ MECLİS'TİR

DEM Parti demokratik siyaseti tercih ediyorsa, adres bellidir:

TBMM.

Siyasi mücadele sandıkta, Meclis'te ve hukuk içinde yapılır.

Terörle siyaset arasında hiçbir gri alan bırakılmamalıdır.

3. KÜRT VATANDAŞLARIMIZI PKK İLE ÖZDEŞLEŞTİRMEYİN

Bu da özellikle bilinmelidir:

Kürt vatandaşlarımız PKK değildir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kürt vatandaşları bu ülkenin eşit yurttaşlarıdır.

Onların kimliği üzerinden terör örgütüne meşruiyet üretilemez.

Bülent Ecevit'in yıllar önce dikkat çektiği gibi, Güneydoğu'nun sorunlarını sadece etnik kimlik üzerinden okumak doğru değildir. Bölgenin sosyal, ekonomik ve yarı-feodal yapısı da dikkate alınmalıdır.

4. TÜRKİYE'NİN ÜNİTER YAPISI TARTIŞMA KONUSU OLAMAZ

Burada sınır çok nettir:

Tek devlet.

Tek egemenlik.

Üniter yapı.

Ortak vatandaşlık.

Türkiye demokratikleşebilir.

Hak ve özgürlükler genişleyebilir.

Hukuk güçlenebilir.

Ama Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter devlet yapısı pazarlık konusu yapılamaz.

5. DIŞ GÜÇLERİN HESAPLARINA TÜRKİYE ALET EDİLEMEZ

ABD dahil hiçbir dış güç Türkiye'nin geleceğini Türkiye adına belirleyemez.

Türkiye kendi sorunlarını kendi iradesiyle çözmelidir.

Bunun yolu da güçlü hukuk devleti, demokrasi, ekonomik kalkınma ve eşit yurttaşlıktır.

PKK gerçekten silah bırakıyorsa, Türkiye bundan memnuniyet duyar.

DEM Parti gerçekten demokratik siyaseti savunuyorsa, Meclis'te yeri vardır.

Ama kimse Türkiye'nin iyi niyetini yanlış anlamasın.

Bu ülkenin sınırları pazarlık konusu değildir.

Milli egemenlik pazarlık konusu değildir.

Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti pazarlık konusu değildir.

Türkiye'nin geleceğine ne PKK ne ABD ne de başka bir güç karar verir.

Kararı yalnızca Türk milleti verir.

Ve o kararın temeli bellidir:

Hukuk, demokrasi, eşit yurttaşlık ve Türkiye Cumhuriyeti.