Müsabakadan sonra gözlerimi kapayıp bir süre düşündüm. “Maçla ilgili aklımda ne kaldı?” diye.
İlk başta, Bordo-Mavili futbolcuların olağanüstü kazanma hırsı.
Sonra, bu hırsı tamamlayan kondisyonları.
Başka?
Neredeyse bir sezona yetecek kadar mutlak gol pozisyonu.
Ama maç 0-0?
Tamam işte. Garip, acayip olan da bu.
Çuvalla mutlak gol pozisyonuna karşın top bir kez bile filelere değmedi.
Değdi de, üç direk arasından geçmedi. Yoksa yandan, üstten sallandı ağlar.
Peki niye böyle oldu?
Bu pozisyonların çoğunu Henrique heba etti. Öyleki Henrique üç maçta attığı toplam golü neredeyse bir devrede egale edecek pozisyon buldu ancak tuhaf bir şekilde topu ilk kez gören acemiler gibi gudukladı! durdu.
Sonra Olcan.
Olcan, final paslarını iyi yapsa mutlak gol olacak pozisyonlarda neredeyse topa basıp düştü.
Onca taraftara da golsüz bir maç izlemek talihsizliği düştü.
Trabzonspor defansının göbeği daha önce de dediğimiz gibi işi götürür. Burada fazla sorun olmaz. Bu hat üçlü de oynayabilir, Aykut Demir’den bek olarak da yararlanabilirsin. Sol geride Celustka defansif anlamda boğuşuyor ancak sol ayağı olmadığı için kaptığı topların çoğunu yine rakibe atıyor. Attığı topu kapmak için tekrar koşuyor. Sağdaki Zeki ise tedirgin. Kolay değil tabi o yaşta bu Trabzonspor’da forma giymek. İleride bek olarak olmasada orta sahada ön libero filan oynayabilir ama bence şimdilik erken. İki bekin ofansa katkılarının olmaması orta sahanın yetersiz kaldığı anlarda topu rakip kaleye taşımaya yardımcı olamıyor. Bu da gelişi güzel vuruşlarla, ki çoğu rakibi gidiyor. Yani kenarlar hem defansif hem de ofansif olarak yetersiz. Gerekli katkıyı yapamıyorlar.
Aykut ve Soner zaten daha çok defansif görev yapıyor. Bu da sadece rakibin Trabzonspor kalesinde tehlikeli olmasın önlüyor. Adrian ise “Hem top alayım, hem pozisyon üreteyim, hem gol atayım” gibi işlerin hepsini birden yapacak dirilik ve niyette değil.
Yani Trabzonspor’da taşların yerine oturması lazım. Bence artık maç noksanı olan Malouda’ya daha çok süre verip sahada hazır olmasını sağlamak lazım. Ayrıca kim ne derse desin bence bu iş tek Henrique ile gitmez, gerçek bir golcü bulmakta ve orta sahayı Colman’ın etrafında şekillendirmekte yarar var.
Herşeye rağmen play-off’a kalan Trabzonspor’u ve sizlerin bayramını kutluyorum.